Ne çok borcumuz var terör örgütüne...

Mart 2008’te Kudüs’teydim.Mart 2008’te Kudüs’teydim.

Bir Yahudi Okulu’na saldırı haberi geldi.

Doğu Kudüs’ten saldırının olduğu yere gidecek taksi bulamadım uzunca bir süre.

Sonra ancak Yahudi Mahallesi’nin girişine 2 kilometre kadar yaklaşmayı kabul eden bir taksi buldum.

İlk başta anlamsız gelmişti bu korku ama okulun etrafını saran Hasidik Yahudiler, “Müslümanlara ölüm” sloganları atmaya başladığında hak verdim adama.Temmuz 2008’de, İstanbul’daydım. Güngören’de terör örgütü PKK’nın çöp bidonlarına koyduğu iki ayrı bomba patladı, 17 kişi öldü, 154 kişi yaralandı.

Olay yerine gittiğim taksinin şoförü Kürt kökenliydi, endişe etmek aklına bile gelmedi zira en az benim kadar tepkiliydi PKK’ya.Karmaşa biraz dağıldıktan sonra o olay yerinde de sloganlar başladı, “Kahrolsun PKK” diye...Terör örgütünün tüm çabalarına rağmen, “Kahrolsun Kürtler” demedi bu ülke insanı, demeyecek de...PKK eylemleriyle test edilmiş, tüm sınavlardan geçmiş, bir kardeşliktir Anadolu’da yaşanan.Ne “Türkler Kürtlere saldırıyor” diyen ABD medyası ne de Trump anlayabilir bunu...

Belfast’ta, İrlanda Kurtuluş Ordusu’nun siyasi kanadı sayılan Sinn Fein Genel Merkezi’nin çelik kapısını çaldım, barıştan 2 yıl sonra.O kadar çok güvenlik bariyeri aşmak zorunda kaldım ki şaşırdım.Sinn Fein genel merkezinden çıktım, şoför “4 asırdır çocuklar aynı okula gitmedi, aynı mahallede oturmadı insanlar” diye anlattı Belfast’ı.Okullar, mahalleler ayrılmadı bu ülkede, ayrılmaz da...

En kötü zamanlarda bile DEP ya da bir başka isimdeki genel merkeze bu kadar önlemle girilmedi Türkiye’de.

Düşünün ki IRA tüm tarihi boyunca, PKK’nın bir senede akıttığı kadar kan da akıtmadıTerör örgütü sayesinde fark ettik, emperyalizmin Ortadoğu’da, kanla ve canlarla, nasıl haritalar çizmeye kalktığını...

NE ÇOK BORCUMUZ VAR ABD’YE

Kıbrıs Barış Harekâtı’nın ardından gelen ABD ambargosu nedeniyle kuruldu ASELSAN...

Kıbrıs Barış Harekâtı’nın ardından gelen ABD ambargosu nedeniyle kuruldu ASELSAN...İlk amacı Türk Silahlı Kuvvetleri’nin haberleşme ihtiyacını milli ve özgün bir sistemle karşılamaktı.Düzgün çalışmayan haberleşme sistemi nedeniyle, 1974 Barış Harekâtı sırasında, kendi uçaklarımız kendi gemimizi, Kocatepe’yi, vurmuş, tam 54 şehit vermiştik.Bugün tam 64 ülkeye, yaklaşık 2 milyar dolarlık ihracat yapıyor ASELSAN.

Ne çok borcumuz var terör örgütüne...


Bugün, Barış Pınarı başta olmak üzere devam eden askeri operasyonlarda yerli İHA ve SİHA’ları kullanıyor Türkiye.Bir zamanlar İsrail’den aldığımız Heron’lar vardı.Bir kısmı motor arızalı çıktı, çalışanlarını da İsrail askeri personeli uçuruyordu.

ABD’de almak istediğimiz Predator’ların satışına da Kongre onay vermemişti.

Sonuç mu, bugün yerli İHA ve SİHA’larımız var, kendi uydularımızın kapsama alanındaki her yerde görev yapıyorlar.

ABD ordusunun emekli ettiği güdümlü füze fırlatabilen iki fırkateyn hibe olarak Türkiye’ye verilecekti.İsrail ile kapıştık diye ABD Senatosu gemileri bize vermekten vazgeçti, Meksika’ya verdi.Yerli silah sistemleriyle donatılan, Roketsan üretimi Atmaca güdümlü füzelerini kullanacak, İstanbul fırkateyni Temmuz 2017’de yapılmaya başlandı.2021’de Deniz Kuvvetleri envanterine girecek.

Taarruz helikopterinden zırhlı personel taşıyıcıya, avcı uçağından elektronik harp sistemlerine kadar, bir sürü engel çıkarıyor ABD bize.O engeller sayesinde gelişti Türkiye’de silah sanayii.Bugün ABD bölgede bir devletçik kurmaya çalışıyor, Türkiye askeri bir operasyonla buna engel oluyor.6. Filo İstanbul’u ziyaret edecek diye, genelevlerine badana yapılan bir Türkiye’den, 6. Filo askerlerini Dolmabahçe’den denize döken sosyalist gençlere hak veren bir ülkeye döndük ABD sayesinde...

NE ÇOK BORCUMUZ VAR FRANSA’YA

Suriye’de, Doğu Akdeniz’de, hemen her konuda karşımıza çıkan Fransa’ya da teşekkür borcumuz var.

Felsefe ya da edebiyatta son derece ileri olabilen bir ülkenin bile Sarkozy ya da Macron gibi, utanma özürlü siyasetçiler tarafından yönetilebileceğini gösterdiler bize.

Onların sayesinde çok da şaşırmıyoruz şimdi Trump’a...