“VARLIĞIM, ABD VARLIĞINA ARMAĞAN OLSUN”

Eklenme Tarihi13.05.2019 - 8:15-Güncellenme Tarihi13.05.2019 - 8:15

Terör örgütü PKK’nın, haber adı altında propaganda yaptığı bir sitesi var.

Bu sitede çarpıtılmış ve sansürlenmiş çok haber gördüm ama sonunda “önder” dedikleri Öcalan’ı da sansürlediler.

İmralı’da, Öcalan’ın avukatlarıyla yaptığı görüşmeden, cezaevleri ve Avrupa’da devam eden açlık grevlerinin sona erdirilmesi çağrısı çıkmıştı.

Çağrı hemen hemen hiç haber olmadı, çağrıya karşı Kandil’den ve diğer terör ağalarından gelen “ Avukatlarla görüşme önemli ama açlık grevleri devam etsin” açıklamaları üst üste haber olarak yapıldı. Analiz bölümünde avukatlara söylenen her cümle için açıklamalı destek mesajı verildi, “açlık grevleri bitsin” cümlesi görmezden gelindi.

Şaşırtıcı değil aslında bu durum,  “Varlığım, ABD varlığına armağan olsun” diyecek hale gelen, Kandil’in terör ağaları için, ne kadar çok ölüm demek, o kadar çok propaganda demek zira.

YA HABER YA DA DURUM YANLIŞ...

Bu sene seyretmekten en keyif aldığım futbolculardan birisi Trabzonspor futbolcusu Abdulkadir Parmak. Parmak’ın kullandığı eski model cip habere konu oldu.

1969 model bu cip Türkiye’ye belli ki triptik araç olarak girmiş, yani Türkiye’de kaydı ve plakası yok.

Habere  göre bir akrabası aracı kullanması için Abdulkadir’e yollamış.

İyi de triptik arabaların Türkiye’ye girişi ve kullanımı oldukça sıkı şartlara bağlı.

Kimse akrabasına Türkiye’de kullanması için yabancı plakalı bir araç yollayamaz, getirdiği aracı, kullanmak için dahi olsa yakınına veremez.

Acaba Abdulkadir’in yurt dışında oturma izni mi var diye düşünen olabilir, 1 yıl içerisinde 185 günden fazla Türkiye’de bulunanlar triptik araç getiremez ve kullanamazlar.

Ortada bir yanlışlık var ama acaba hata nerede ve kimde?

HİÇ ANLAMAMIŞSIN ARKADAŞ...

Türkiye’de yüzme deyince akla ilk gelen isim Yılmaz Özüak’ın öğrencisi olma şansına erenlerden biriyim ben.

Yine Türkiye’nin en başarılı maraton yüzücüsü Ersin Aydın’ın küçük çocuklara “Ördek suya daldı, zil çaldı” oynatarak suyu sevdirdiğini gördüm.

Havuzda, Türkiye şampiyonlukları kazanmış, başarısı arttıkça tevazusu da artmış Canan Ateş’in direktiflerini dinledim.

Yüzmeyi sadece bir disiplin sporu olarak değil, aynı zamanda sportmen olmanın, başarı ya da başarısızlığın sadece kendine bağlı olduğu bir spor dalı olarak öğretti bize o güzel insanlar.

Antrenman yaparken aynı kulvarı paylaşmak zorunda kaldığımız küçük kardeşlerimize “iyi davranmak” da öğrendiklerimiz arasındaydı.

40 yaşında, bu disiplini gayet iyi bilen bir yüzücü, Marmaris’te olduğu gibi, 13 yaşındaki kardeşine, omuz atmaz, onu yere düşürmez.

Daha önemlisi yüzme terbiyesi almış bir sporcu, hepimizin seyrettiği, bakış açısı belli videoya rağmen, “yanlışlıkla oldu” demez.

Zaten yanlışlık da yüzmeyi öğretirken asıl ruhunun öğretilememiş olması.

YENİ NESİL RAMAZAN SORULARI?

Eskiden “Sakız çiğnemek oruç bozar mı?”, “Oruç tutarken denize girilir mi?” diye sorulurdu ekrana çıkan hocalara.

Yeni nesil bu tarz sorular sormuyor ama eski sorulara rahmet okutuyor.

Biri, “Camiye dolar bağışlarsam, kur arttıkça sevabım da artar mı?” diye sordu geçen hafta. Hoca da “Evet artar” diye cevapladı soruyu.

Bir başkası, hayran olduğu televizyon yıldızının kalbine ulaşmak için bir dua olup olmadığını sordu.

Nihat Hatipoğlu kibar adam, “Allah akıl fikir versin” demedi ama yolun da yol olmadığını anlattı cevabıyla.

“Sakız oruç bozar mı” sorularını özleyeceğim hiç aklıma gelmezdi, başıma geldi...