Alın size tecavüz

Kabataş görüntüleri her gün siyasete alet olmaya devam ederken, Başbakan’ın biricik başörtülü bacısının hayali ya da psikosomatik acıları üzerinden sloganlar atılıp, bizi birbirimize karşı düşürecek nefret suçu işlenirken, somut, belgeli bir tecavüz var ortada. Yandaşlar asıl tecavüz ve tecavüzcüden bahsetmiyor. Haberin üstü kapatılıyor, her zamanki yalanlama, Hollywood-vari komplocu tavırlarla çemkiriyorlar.
Bugün size bir trajediden bahsetmek istiyorum. 15 yaşındaki K.D.’nin hikayesinden.

Kürtaj olacak ama...
K.D., Bahçelievler 80. Yıl Çocuk Yuvası’na sığınan bir kız çocuğu. Birkaç ay önce tecavüze uğradı ve hamile kaldı. Bakanlık, olay dışarıda gerçekleşti diyerek topu taca atıyor. Dışarıda, içeride... Bilmiyoruz. Bildiğimiz, 15 yaşında bir kıza tecavüz edilmiş ve kız hamile kalmıştır.
K.D., kürtaj olmak istiyor. Kendi vücudu, kendi hayatı, tecavüzcüsünün çocuğunu istememesi en doğal hakkı. Üstelik bunu yasal zamanda, 10 haftadan önce yapıyor.
Gelelim, devlet ve mekanizmalarının asıl günahına.

Hâkim reddetti
K.D., 23 Aralık’ta çocuk yuvasındaki avukatı aracılığıyla gebeliğinin sonlandırılması ve ceninden alınacak kanla failin DNA’sının tespit edilmesini istiyor. Beyanında, kendisinin bir çocuk olduğu, çocuğa bakabilecek durumda olmadığını söylüyor.
Başvurudan tam bir ay bir gün sonra Gaziosmanpaşa 1. Sulh Ceza Mahkemesi’ndeki hakim, yapılan inceleme sonuncunda gebelik sonlandırmasıyla ilgili bir düzenlemenin bulunmadığından, talebi reddediyor.
Bosna’da hunharca tecavüze uğrayan kadınlar üzerinden edebiyat yaparlar.

Bilerek geciktiriyorlar
Orada, tecavüz mağduru kadınların kürtaj yaptırmasına tamam. Burada olunca farklı. Üstelik, kaynağımdan öğrendiğim üzere bunun gibi pek çok örnek var. Geciktirdikçe geciktiriyorlar ki legal kürtaj süresi aşılsın...
Haber medyada patlayınca, Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı basın açıklaması yapıyor. Açıklamada, K.D.’nin düşük yaptığı belirlenerek uzman doktor kararı ile gebeliği sonlandırılmıştır deniliyor. K.D. için endişeliyim. Yetkililerle konuşuyorum. Çocuk, hala kurumda. Nereye gönderileceğine ise mahkeme karar verecek.

Şimdi, birkaç tane sorum var.
1. Legal kürtaj zamanı içinde yapılan talebi uzatıp 10 haftayı geçirip reddetmek hukuki mi?
2. Gerçek suç, yani tecavüz, ortadan kalkmadı. Neden üstüne gidilmiyor?
3. “Kürtaj bir cinayettir” diyen sayın Başbakan’ı memnun mu etmeye çalışıyorsunuz?
4. Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı, Kabataş olayında gösterdiği duyarlılığı neden burada göstermiyor? Tek derdi, “tecavüz içeride olmadı” meselesinin altını çizmekmiş gibi davranıyor?
5. “İnsanlığınız öldü mü? Akşam evde çocuklarınızın yüzüne nasıl bakıyorsunuz? 8 Mart’ı hangi yüzle kutlayacaksınız?” diye soruyor sayın Başbakan. Aynı soruyu hepinize soruyorum.

Onlar üvey evlat
Hadisi şerif, “Sizden biriniz bir kötülüğü gördüğünüzde, önce elinizle, olmazsa dilinizle, o da olmazsa kalbinizden buğz ediniz” buyurmaktadır.
Çok kötü şeyler görüyoruz. Ama korkudan söyleyemez hale geldik.
15 yaşında kız çocuğunun tecavüzüne, 15 yaşında bir oğlanın kafatasının parçalanmasına tanıklık ediyoruz.
Ama onlar nedense üvey evlat. Görmüyorsunuz.
Kendi kitaplarını unutanlara buradan sesleniyorum.
Sizin kızınız tecavüze uğrasa, böyle mi yapardınız?
Sizin oğlunuz aylarca komada olsa, nasıl dayanırdınız?
Bütün bu cinayetleri, tecavüzleri, adaletsizlikleri elimizle, dilimizle, kalbimizle görmemiz, göstermemiz, kötülememiz gerekiyor. Hep beraber. Takım tutmadan.
Çünkü yapmazsak, bir parçası oluruz. Suç ortağı oluruz. Ben değil, Kitap böyle söylüyor.