Sanatla Gelen Terapi

21 Mart 2019

Bugün 21 Mart Dünya Down Sendromu Günü. Dünyada 6 milyon down sendromlu kişi var. Bugünün amacı bu genetik farklılığa karşı farkındalık oluşturmak. Dünyada olduğu gibi Türkiye’de de bugün çeşitli etkinlikler düzenleniyor. Ancak Uşak Üniversitesi’nin de dahil olduğu ‘In Orchestra’ projesi gerçekten son dönemde beni en çok heyecanlandıran projelerden biri... Down sendromlu bireylerin sanat terapileriyle sosyal hayatta daha aktif olması sağlanıyor.

Müzikal orkestrada İtalya, sanatsal multimedyada Fransa ve teatral bedende Türkiye’nin ortaklığıyla eğitimsel yolları içeren bir ‘Çoklu Sanat Ağı’ oluşturulmuş. Bu ağı oluşturanlar arasında İtalya’dan Scuola Musica Fiesole, Fondazione Sequeri Esagramma Onlus ile Spazio Reale, Fransa’dan Centre de la Gabrielle et Atailersdu Parc de Claye ve Türkiye’den Uşak Üniversitesi yer alıyor.

Uşak Üniversitesi bu kapsamda İzmir Down Sendromlular Derneği ile birlikte çalışıyor ve mental yetersizlik yaşayan öğrencilerin müzik, sanat ve tiyatro ile kişisel gelişimlerini destekleyerek öğrenme yeteneklerini geliştirmeyi amaçlıyor.

En anlamlı orkestra

Yapılan çalışmayı sanat, drama, tiyatro, film ve benzeri yöntemleri kapsayan terapi seansları olarak adlandırabileceğimizi belirten Proje Koordinatörü Doç. Dr. Meral Özçınar, “Bu seanslar, konuşma ve iletişim kurmada sınırlılıklar yaşayan bireylerde iletişimin sadece söze dayalı olmadığı düşüncesinden yola çıkarak farklı iletişim biçimlerinin aranmasından oluşuyor. Roman dansı, zeybek, salon dansları, animasyon film, fırça boya ve tuvalle terapi, kendimizi en mutlu ve en kızgın hallerimizden yola çıkan mask atölyeleri gibi geniş bir yelpazeyi kapsıyor. Burada amaç gündelik hayat deneyimi ile sanatı birleştirerek kendimizi ifade etmenin yöntemini bulmak. Konuşmak, dans etmek, rol yapmak ya da yaptığımız maskeyi yüzümüze takarak söyleyemediklerimizi söylemek. İşte bu nedenle projemiz çok dilli, çok kültürlü ve tabii ki çok renkli. En geniş ve en harmonik müziği üretecek orkestrayı oluşturmak için farklı ülkelerden farklı bireyleri farklı yöntemlerle iletişime geçirmek projemizin temel hedeflerinden biri” diyor.

Uluslararası festivallere katılacaklar

Atölye başlangıcında iletişim kurmayı reddeden, sosyal yaşama adapte olmak istemeyen katılımcıların olduğunu da ifade eden Özçınar, ilk senenin sonunda sohbet etmeye daha istekli olduklarını söylüyor. Hatta bazılarının oluşturdukları kafede çalışmaya başladığını bile anlatıyor.

Peki down sendromlu bireyler için neler yapmalıyız? Bu soruya da şöyle yanıt veriyor Özçınar:

Yazının devamı...

27 Şubat Yaşama Saygı Günü

27 Şubat 2019

27 Şubat tarihi artık hepimiz için çok daha anlamlı olacak. Sanatçılar, 26 yaşındayken kaybettiğimiz müzisyen Serhan Şeşen’in doğum günü olan ve adına kurulan dernek tarafından 10 yıldır ‘Yaşama Saygı Günü’ olarak kutlanan 27 Şubat için birleşiyor. Siz de sosyal medya paylaşımlarınıza #27ŞubatYaşamaSaygıGünü hastag’i koyarak destek olabilir ve dünyanın daha yaşanılabilir olması için farkındalık oluşturabilirsiniz.

Sabah kalkıyoruz ve telefonu elimize alıp sosyal medyada gezinmeye başlıyoruz. Arkadaşların eğlenceli fotoğrafları arasında okunan haberler artık normalleşiyor. İnsana, hayvana taciz, fiziksel ya da psikolojik şiddet, çevreye duyarsızlık… Evet mutlaka üzülüyoruz, içimiz parçalanıyor yeri geldiğinde ama bir süre sonra günlük koşturmacaya dalıp unutuluyor. O haberin binlerce ‘like’ alması da kahramanlarının hayatında pek bir şey değiştirmiyor.

Peki ne mi yapabiliriz? Ben, sen, o, yani hepimiz başka canlıların hayatına, doğaya saygı duyabilir ve bunu eyleme dökebiliriz.

3 Aralık 2008’de henüz 26 yaşındayken onunla ilgilenen doktorların ihmalkârlığı nedeniyle aramızdan ayrılan müzisyen Serhan Şeşen, o kısa ama birçok şeyi sığdırabildiği hayatında her canlıya karşı sevgi ve saygı yaklaşımıyla hatırlanıyor. Bu yüzden Serhan adına 10 yıl önce ‘Serhan Şeşen Müzik Felsefe ve Yaşama Saygı Derneği’ kuruldu. Dernek, sağladığı burslarla bugüne kadar birçok öğrencinin eğitimini sürdürmesine katkı sağladı. Serhan’ın doğum günü olan 27 Şubat’ı da ‘Yaşama Saygı Günü’ olarak, bu konuda farkındalık oluşturabilmek için kutladı.

Konser geliri öğrencilere burs olacak

Ve geçtiğimiz gülerde Serhan Şeşen’in babası, Grup Gündoğarken’in usta ismi Burhan Şeşen, son zamanlarda giderek artan kadına şiddet, çocuklara cinsel taciz, hayvanlara kötü muamele, çevreye ve doğaya duyarsızlık şeklinde özetlenebilecek, direkt yaşama saygısızlık doğrultusunda nitelendirilebilecek kişisel ve toplumsal bozulmaya dikkat çekmek için ‘Yaşama Saygı Günü’ne kamuoyundan destek beklediklerini açıkladı.

Şimdi sizden ricam, bugün sosyal medyada yapacağınız paylaşımların altına #27ŞubatYaşamaSaygıGünü etiketini koyarak eyleme geçmeniz. Elbette bir tek bu olmayacak. Bugün akşam Nebil Özgentürk’ün belgeselinin ardından Belkıs Akkale, Bora Öztoprak, Cahit Berkay, Dilhan Şeşen, Ezgi Aktan, Grup Gündoğarken, Gülcan Altan, Gürol Ağırbaş, Hüseyin Turan, Hüsnü Arkan, İlhan Şeşen, Metin Özülkü, Onur Akın ve Tolga Sağ Kozzy Gazanfer Özcan Gönül Ülkü Sahnesi’nde şarkılarıyla ‘Yaşama Saygı Günü’nü, Serhan’ın doğum gününü kutlayacaklar. ‘O’nsuz On Yıl’ etkinliğinde birçok sanatçı da yolladıkları videolarla bu anlamlı geceye eşlik edecek. Etkinlikten gelen gelir, maddi gücü olmayan öğrencilere burs olacak. Siz de bir bilet alarak bu geceye destek olabilirsiniz. Böylece başka Serhanların eğitimi sürecek. Başkasının hayatına saygı göstermenin dünyayı nasıl güzelleştireceği anlaşılacak. Ben inanıyorum…

Yazının devamı...