BÜTÜN SIKINTILARIN KAYNAĞI BENCİLLİKTİR

29 Temmuz 2013

Kendini ve çevresini okuyan her insan, her şeyini Allah’a borçlu olduğunu anlar. Allah’ı kavramakla Allah’ın emrine girmek aynı şey değildir. İnsanların çoğu, kendini merkeze alarak kendi doğrularını, evrensel doğrulara tercih edip dengeleri bozar

İslam, fıtrat dinidir. Allah Teâlâ şöyle demiştir: “Sen yüzünü dosdoğru bu dine, Allah’ın fıtratına çevir. O, insanları ona göre yaratmıştır. Allah’ın yarattığının yerini tutacak bir şey yoktur. İşte sağlam din bu dindir. Ama insanların çoğu bunu bilmezler.” (Rum 30/30)
Fıtrat; varlıkların oluşum, değişim, gelişim ilke ve kanunlarını yani doğada geçerli yasaları ifade eder. Herkesin bu yasalara uyan doğru bilgileri vardır. Allah’ın Elçileri, bu bilgilere vurgu yapmış ve Allah’ın indirdiği kitaplarla onlar arasındaki uyumu göstermişlerdir.
Kendini ve çevresini okuyan her insan, Allah’ı kavrar ve her şeyini ona borçlu olduğunu anlar. Allah’ı kavramakla Allah’ın emrine girmek aynı şey değildir. Çünkü doğruları bilmek başka, doğrulara uymak başkadır. İnsanların çoğu, kendini ve bağlı bulunduğu topluluğu merkeze alarak kendi doğrularını, evrensel doğrulara tercih edip dengeleri bozarlar. Dini kimliği ne olursa olsun, sıkıntıların kaynağı bunlardır. İnsanları kâfir yapan da budur. İlgili âyetler şöyledir:
Elif, Lam, ra. Bu Kitabı sana, insanları, Rablerinin izniyle karanlıklardan aydınlığa, güçlü ve her şeyi güzel yapanın yoluna yani göklerde ve yerde olan her şeyin sahibi Allah’ın yoluna çıkarasın diye indirdik. Kâfirlerin (bunu görmeyenlerin) çetin bir azaptan çekecekleri var. Onlar, yaşadıkları anı ilerisinden çok seven, Allah’ın yolunu çarpıtmaya çalışarak ondan uzaklaşan kimselerdir. Onlar derin bir sapkınlık içindedirler. (İbrahim 14/1-3)

Yazının devamı...