Prof. Dr. Erol Ulusoy

Prof. Dr. Erol Ulusoy

erolulusoy@milliyet.com.tr

Tüm Yazıları

İhsan Amca’nın komşusu evini 60 ay vadeli konut kredisi çekerek almış. Konut kredisi veren banka teminat olarak kredilendirilen konut üzerine ipotek verilmesini istemiş. İpoteği almış da. Bankalar sadece konut kredilerinde teminat olarak ipotek istemezler, her türlü kredi tahsisinde teminat isterler. Teminat olarak da en yaygın olanları, ipotek ve şahsi kefalettir. Bir de rehin vardır ki bu da daha çok motorlu taşıtta görülür.

Banka ipoteği kaldırmak için ücret alabilir mi

Motorlu taşıt kredisi verirken, banka, taşıt üzerinde kendi lehine rehin hakkı kurulmasını ister.

Haberin Devamı

Neyse, konumuza dönelim, İhsan Amca’nın komşusu son kredi taksitini geçen ay ödemiş ve kredi borcunu sıfırlamış.

Tapuya gitmiş, bakmış ki konutu üzerinde hâlâ banka ipoteği olduğu gibi duruyor.

Koştura koştura soluğu krediyi çektiği banka şubesinde almış. Kredi borcunun tamamını geçen ay ödediğini, bankaya hiçbir borcunun kalmadığını söyleyerek, ipoteğin kaldırılmasını istemiş.

Hakkı var ama...

Banka şube yetkilileri İhsan Amca’nın komşusunu şoke eden bir cevap vermişler: “İpoteği kaldırırız kaldırmasına da, 300 TL masraf ödemeniz gerekir!”

Haydi, bu da nereden çıktı şimdi? İpoteğin kaldırılması için, teknik adıyla ipoteğin fekki için banka masraf isteyebilir mi?

Bu soruyu daha önce de bana çok sordular. Ben de bir akademisyen hukukçu olarak yorumumu şöyle yapmıştım ki bu yorumum halen geçerlidir.

Bankalar bir anonim şirket olarak tüzel kişi tacirdirler. Bütün tacirler, ticari işletmeleriyle ilgili bir hizmet sunduklarında, açıkça kararlaştırmamış olsalar da uygun bir ücret isteme hakları vardır.

‘Hizmet’ verirse...

O zaman sormak gerekir? Hangi iş ve işlemler bankaların sunduğu hizmet kapsamına girer? Yani banka hangi iş ve işlemleri için açıkça kararlaştırmamış olsalar bile müşterilerinden bir ücret istemeye hak kazanırlar?

Burada bizi aydınlatacak hüküm, 5411 sayılı Bankacılık Kanunu’nun 4’üncü maddesidir. Aslında bu madde bankacılık faaliyetlerini düzenler. Bütün bankacılık faaliyetleri aslında müşteriler için, banka ticari işletmesinin sunduğu bir hizmettir. İşte bu yüzden bankalar bu madde kapsamındaki bütün hizmetleri için bir ücret istemeye hak kazanırlar. O sebeptendir ki bankalar, müşterilerine sundukları hesap açma ve yönetme hizmeti için bir hesap işletim ücreti isteyebilirler. Bu hesap vadeli vadesiz, TL veya döviz hesabı, hatta maaş hesabı, hatta hatta emekli maaş hesabı olsa bile. Maaşların kanunen banka hesabına yatırılması zorunlu olsa bile, bankanın hesap işletim ücreti isteme hakkı var. Çünkü hesap için bir hizmet sunmaktadır.

Haberin Devamı

Bankacılık faaliyetlerinin neler olduğu Bankacılık Kanunu’nun 4’üncü maddesinde sayılmış olsa da, BDDK’nın bu sayılanlar dışında da yeni bankacılık faaliyet ve hizmetleri tespit etme ve izin verme yetkisi var. Onlarla ilgili de bir bankacılık hizmeti sunulursa, bir ticari işletme olarak bankanın ücret isteme hakkı olacaktır.

Yükümlülük

Peki, bankanın teminat olarak aldığı bir ipoteği kaldırması da bankacılık hizmetleri arasında mıdır ki banka ipoteğin kaldırılması, ipoteğin fekki için masraf adı altında ücret istemektedir?

Haberin Devamı

Cevabım “hayır”, İhsan Amca. Komşuna söyleyebilirsin, bankanın taşınmaz üzerindeki ipoteğin kaldırılması için “masraf” adı altında ücret isteme hakkı yoktur. Neden mi? Çünkü ipoteğin konulması veya kaldırılması bir bankacılık hizmeti değildir.

İpoteğin kaldırılması, ipoteğin fekki ne Bankacılık Kanunu’nda ne de BDDK kararlarında bir bankacılık faaliyeti, bir bankacılık hizmeti olarak düzenlenmemiştir.

Bankanın bankacılılık hizmeti niteliğinde olmayan, ipotek hakkının sona erdiği ve bu sebeple ipoteğin kaldırılmasına yönelik yazısı, kesinlikle bir bankacılık hizmeti değildir. Bilakis, hukuki bir yükümlülüğüdür.

Alacağı kalmamış

İster bir banka olsun, isterse başka bir şirket, ticari işletmesiyle ilgili bir hizmet olmadıkça, sadece hukuki bir yükümlülüğünün yerine getirilmesi niteliğindeki faaliyeti ve işlemi için ücret isteme hakkına sahip olamaz. Verdiği konut kredisini tahsil etmiş olan banka için artık ipotek teminatına konu olacak bir alacağı da kalmamıştır. Bu sebeple ipoteği tutmaya hakkı olmadığı gibi, ipoteği kaldırması zaten onun için hukuki bir yükümlülüktür. Ücret veya masraf isteme hakkı yoktur.

Motorlu taşıtlar üzerindeki rehin hakkının kaldırılmasında da aynı açıklamam geçerlidir, İhsan Amca. Taşıt kredisinin tamamı ödendikten sonra rehnin kaldırılması işlemi bir bankacılık hizmeti değil, bankanın bir hukuki yükümlülüğüdür. Bu sebeple, rehnin kaldırılması için de banka bir ücret istememelidir.

İhsan Amca, sen soran, sorgulayan bir büyüğümsün. O yüzden ben hemen sormadan cevaplayayım: İpotek ve rehin hakkı, sınırlı ayni haklardandır. Bu haklar kişinin mülkiyet hakkını kısıtlar. İşte banka, kredi borcum bitmesine rağmen benim evim, arabam üzerinde ipotek veya rehin hakkını kaldırmıyorsa, mülkiyet hakkımı haksız yere kısıtlıyor demektir. Borcum biter bitmez borcumun teminatı olan ipotek veya rehin hakkını kaldırmak, mülkiyet hakkımın kısıtlanmaması bakımından, bankanın hukuki bir yükümlülüğüdür. Ücret istenemez.

Rica ederim İhsan Amca, komşun adına teşekkür etmene gerek yok.

Sezen Aksu’nun şarkısı cinsel taciz sayıldı

Bir Facebook kullanıcısı, Facebook’ta profilini gördüğü bir bayanın bir şekilde telefonuna ulaşır ve tanışma amacıyla aşağı yukarı, “Facebook’ta resmini gördüm, tahminimden güzelsin, aynaya dayanmış resmini 42 yaşında diyen yalan söyler, 25 yaşında genç kız gibisin maşallah, bu arada nasılsın?’ ve “ ‘Hep aynı hikâye gönlüm düşünce aşka / Her ayrılık aynı, yalnız kişiler başka’ diyor Sezen Aksu şarkısında!..” şeklindeki ifadeler gönderir.

Mahkeme bir bayanın cep telefonuna bu içerikte mesaj gönderme eylemini, kişilerin huzur ve sükûnunu bozma suçu olarak niteler. Yargıtay farklı görüştedir. Sanığın eylemi, TCK’nın 105/1 maddesine uyan cinsel taciz suçunu oluşturmaktadır. Böylece Sezen Aksu’nun “Geçer” adlı şarkısındaki sözlerin, başka ifadelerle birleşerek cep telefonuna mesaj olarak gönderilmesinin Yargıtay kararıyla cinsel taciz suçu oluşturduğu hükme bağlanır.