Ekonomimiz bir türlü vadeli ekonomi olmaktan çıkamıyor. Girmişiz bir vadeli çek sarmalına bir kere, içinden debelenip duruyoruz.

Su akar yatağını bulur, misali, ekonomimiz de vadeli olarak tıkır tıkır işliyor. Birçok Avrupa ülkesinde peşin ödeme yapıldığından, çek, bono kullanılmadığından, hukuk fakültelerinde kıymetli evrak hukuku dersi dahi okutulmuyor. Bizde ise kıymetli evrak hukuku zorunlu dersler arasında öğretiliyor.

En büyük sebep, sermaye eksikliği. Bunun yanında kendi sermayesini riske atmama, satıcının sermayesini vadeli kullanarak ticaret yapma gibi motifler de vadeli ekonominin sebepleri arasında.

Ekonomi vadeli olunca, en önemli ödeme aracı da vadeli çek.

Çek vadeli olunca da, vadesinde ödenir mi, ödenmez mi, karşılıksız çıkar mı endişesi de sürekli çekin yanında kâbus gibi durur.

Çek kabul edeceksek ne yapmalıyız?

İlk olarak, çeki keşide edeni araştırın. Araştırdığınızı da belgeleyin.

İkinci olarak, karekodsuz çek kabul etmeyin ve karekodlu çeki derhal Türkiye Bankalar Birliği Risk Merkezi sistemine kaydettirin. Karekodlu çekteki tüm bilgilere ulaşıp, keşideci hakkında bilgi edinmek mümkündür. Karekodlu çekte çeki keşide edenle ilgili bir çok bilgi vardır; çek hesabı bulunduğu banka sayısı, ibraz edilmemiş çek adedi ve tutarı, her bir çek yaprağı ile ilgili olarak tedbir kaydı olup olmadığı, bankalara teslim edilen çeklerin adedi ve tutarı, son beş yıl içerisinde ibrazında ödenen çeklerin adedi ve tutarı, ibraz edilen ve ibrazında ödenen son çekin ibraz tarihi, son beş yılda karşılıksız çıkan ve halen ödenmemiş çeklerin adedi ve tutarları gibi bilgilere ulaşılabilir.

Üçüncü olarak, çekinizi bankaya 10 veya duruma göre 1 aylık ibraz süreleri içerisinde ibraz edin. Süreyi kaçırmayın.

Çekin arkasına yazdırın

Dördüncü olarak, çek karşılıksızsa, bankadan karşılıksız işlemi yapılmasını talep edin. Çekin arkasına mutlaka çekin neden karşılıksız çıktığını yazdırtın.

Beşinci olarak, karşılıksız çıkan çek yaprağı için bankadan mali sorumluluğu kapsamında ödeme yapmasını isteyin.

Altıncı olarak, çeki keşide edeni şikâyet edin. Karşılıksız çeke hapis cezası kaldırıldı, ama adli para cezası getirildi. Kanuni ibraz süresi içinde, çekle ilgili olarak “karşılıksızdır” işlemi yapılmasına sebebiyet veren kişi hakkında, her bir çekle ilgili olarak, bin beş yüz güne kadar adli para cezasına hükmolunur.

Şikâyet hakkı sadece hamile aittir, cirantaların şikayet hakkı yoktur. Oysa hamil, karşılıksız çeki kendisine ciro eden cirantaya karşı da talepte bulunabildiğine göre, çeki ödeyen cirantanın da şikâyet hakkı olmalıydı.

Çek karşılığını banka hesabında bulundurmakla yükümlü olan kişi, çek hesabı sahibidir. Çek hesabı sahibinin bir şirket olması halinde, şirketin mali işlerini yürütmekle görevlendirilen yönetim kurulu üyesi veya müdürü, böyle bir belirleme yapılmamışsa yönetim kurulu üyelerinin veya müdürlerinin hepsi, çek karşılığını hesapta bulundurmakla yükümlüdür.

Aynı hatayı yapmayın

Karşılıksız çek keşide edenler hakkında çek düzenleme ve çek hesabı açma yasağı kararı verilir. Bunlar, yasaklılıkları süresince anonim şirketlerde yönetim kurulu üyesi, limitet şirketlerde müdür olamazlar ama görev sürelerinin sonuna kadar devam ederler.

Yedinci olarak da çeki takibe koyun. Takibi sadece keşideciye karşı değil, varsa aval verenlere ve cirantalara karşı da yapın.

Sekizinci olarak, bankanın çek hesabı açılmasında kusuru bulunup bulunmadığını araştırın. Banka çek hesabı açarken araştırma yükümlülüğünü yerine getirmemişse, çek karnesi verilmeyecek birisine hesap açmışsa, banka karşılıksız çıkan çekten dolayı sorumludur.

Dokuzuncu olarak, nerede hata yaptığınızı düşünün ve çaresiz kalsanız bile aynı hatayı bir daha yapmayın.

Eğer aldığınız çeki borçlarınızın karşılığı başkasına ciro edebiliyorsanız, tereddüt etmeyin. Çek ilişkisinde en çaresiz olan hamildir. En azından çeki bankaya ibraz edecek olan hamil olmamaya dikkat edin.

Yaptırım gelmeli

Türkiye bir ensest ilişki haberiyle sarsıldı. Bu tip ilişkiler, tıpkı çocuk istismarı gibi, hangi dinden olursa olsun, her toplumda oluyor. Ceza Hukuku Öğretim Üyesi Doç. Dr. Sinan Kocaoğlu’na göre, ensest ilişkiler toplumun ekonomik ve kültürel her tabakasında mevcut ama gerekçeleri ve nedenleri farklı.

Ensest ilişkilere bağlanan hukuki yaptırımlar yeniden düzenlenmelidir. Miras hukuku bakımından, medeni hakları kullanma yasağı, kamu yasakları yönünden yeniden kanuni düzenlemeler yapılmalıdır.

Ensest ilişkiye girenler, çocuk istismarında bulunanlar tüm miras haklarından yasaklanmalıdır. Ensest ve çocuk istismarı, rüşvet, irtikap, ihaleye fesat karıştırma gibi suçlardan daha hafif bir “suç” değil. Bu sebeple yüz kızartıcı suç olarak kamu görevlerinden yasaklanma sonucuna bağlanmalı. Bu konuları tartışmaktan çekinmemeliyiz. Üzerine gidip, mücadele etmeliyiz. Sağlıklı bir nesil için sağlıksız ilişkilerle mücadele edilmeli. Yoksa refah içinde yüzsek neye yarar?

İlk söz son söz olsun

Hukuksuzluk, hukuksuzlukla temizlenmez. Hukuksuzluğa karşı yeniden hukuksuz mücadele etme, kanı kanla temizleme gibidir! Sonuç her zaman mağduriyettir, kazananı olmaz!