Kusurlu eş, kusura bakmasın!

Bazı boşanma nedenleri, hakimin süresiz nafakaya karar vermesine yol açar. Hatta kimi nedenler, tazminat ödenmesi ile bile sonuçlanabilir. Burada kilit: Kusurluluk.

İhsan Amca dedi ki, süresiz nafaka konusunda epey yazı yazdın, bizleri aydınlattın. Ama nafaka neden ödenir? Boşanılınca! Biraz da boşanma nedenlerinden yaz da, hangi nedenlerle boşanınca süresiz nafakaya karar verilsin, onları bilelim.

Tamam İhsan Amca, memnuniyetle.

Eşe eşlik etmemek

Mesela sana, kocanın eşini sosyal ortamlarda yalnız bırakmasının boşanma sebebi olduğunu söylesem, inanır mısın? Evet, gerçekten de, erkeğin eşine aile toplantısı, düğün gibi özel günlerde ve sosyal ortamlarda eşlik etmediği, onu yalnız bıraktığının ortaya çıktığı bir davada mahkeme, erkeğin eşine bu yolla duygusal ve sosyal şiddet uyguladığına karar vermiştir.

Demek ki neymiş? Eşler birbirlerini sosyal ortamlarda yalnız bırakmamalı, birbirine eşlik etmeliler. Aksi takdirde bu bir duygusal ve sosyal şiddet olarak kabul ediliyor ve doğal olarak da eş tam kusurlu sayılıyor. Süresiz nafakanın yanında maddi ve manevi tazminat dahi söz konusu olabilir.

Kusurlu eş, kusura bakmasın

‘Bekâr’ misafir etmek

Sosyallik, arkadaşlık, bizim için çok önemli. Arkadaşlığın ne kadar değerli ve önemli olduğu, “kan kardeşliği” denilen ilişkiden de kolayca anlaşılabilir. Çocukluğumuzda hangimiz “kan kardeşliği” dizeyinde arkadaşlık tecrübesi edinmedik ki?

Ama bu arkadaşlık ilişkisini yoğunluğunun yaşanma şekli, aile hayatımızı tehdit etmemeli.

Evli bir erkeğin sık sık bekâr arkadaşlarını eve yatılı davet edip misafir etmesi, kadını rahatsız edebilir. Kadın bu rahatsızlığını kocasına iletmesine rağmen, koca bekâr arkadaşlarını yatılı misafir etmeye devam ederse, kadın için bu kişilik değerlerine saldırı oluşturur ve boşanma halinde manevi tazminata gerekçe olur.

Evet hatırladım İhsan Amca, sen de böyle bir olaydan bahsetmiş, evli kocayı bir büyüğü olarak uyarmana, eşinin rahatsızlığını sana da iletmiş olmasına rağmen, kocanın seni de dinlemediğini anlatmıştın. Ne yapalım, kendi düşen ağlamaz İhsan Amca.

Senin anlattığın olayda adamın bir de “bağımlılık” derecesinde kumar oynadığını, bu suretle ailesini darlığa düşürdüğünü de söylemiştin. İşte bunların hepsinde koca tam kusurlu ve boşanma nedeni! Üstelik kadının manevi tazminat dahi isteme hakkı var! Kadın evde sürekli eşinin bekâr arkadaşlarını yatılı olarak ağırlamak istemediğini söylemişse, buna hiç itiraz etmemek, hemen gereğini yapmak lazım.

Düğünde takılan ziynet eşyaları kimin?

İhsan Amca sen de gayet iyi bilirsin, düğünlerde damat ve gelinin aileleri para veya takı takarlar. Peki düğünlerde takılan bu takılar kimin?

Yargıtay’a göre, düğünde takılan ziynet eşyaları ve takılar kadının kişisel eşyası. Bu şu demektedir: Boşanma halinde dahi bu takılar ve ziynet eşyaları koca ile paylaşılmaz.

Ama kadına ait olan bu düğün takıları ya bozdurulup harcanırsa! Boşanma halinde ne olacak. İşte bu soruya Yargıtay, şöyle cevap veriyor: Eğer düğünde takılan takılar kadından alınıp sonradan iade edilmek üzere bozdurulmuşsa, boşanma halinde karşılığının iadesi gerekecektir.

Böyle bir davada davacı kadın, ziynet eşyalarını kocasının bozdurup harcadığını beyan ederek ziynet eşyalarının aynen, aynen iadesi mümkün olmadığı takdirde bedellerinin iadesini talep etmişti. Kocası ise ziynet eşyalarının bir kısmının bozdurulup ortak çocukları Ayşe’nin doğumunda harcandığını, bir kısmının karısının tarım-Bağ-Kur primlerinin ödenmesinde harcandığını, kalan kısmının da karısı adına taşınmaz alımında harcandığını beyan etmişti. Yargıtay dedi ki, ziynet eşyalarının kadının prim borcunun ödenmesi ve kadına ait taşınmazların satın alınması için bozdurulduğuna ve kadının rızası ile bozdurulmak ve tekrar iade edilmemek üzere ziynet eşyalarının erkeğe verildiğine dair herhangi bir delil bulunmamaktadır. Yani Yargıtay diyor ki, kadının erkeğe verdiği ve bozdurulup harcanan ziynet eşyalarının, kadına iade edilmemek üzere kocaya verildiğine dair bir delil yok, o yüzden bu ziynet eşyalarının sahibi olan kadına iadesi gerekir.

Piyango ikramiyesi kimin?

İhsan Amca, bizim Medeni Kanunumuza göre, evlilik esnasında edinilmiş mallara eşit oranda katılım hakkı veren mal rejimi geçerlidir.

Peki, yasal olarak oynatılan şans oyunlardan, örneğin Milli Piyango, bingo, tombala, spor toto, sayısal loto, süper loto, on numara, iddia, at yarışı ve bahis oyunu gibi şans oyunları ile sıkça televizyon kanallarınca düzenlenmekte olan yarışma programlarından kazanılan ikramiyeler, edinilmiş mal mı sayılır diye aklana bir soru gelebilir? Cevap önemli, çünkü edinilmiş mal olarak kabul edilirse, Milli Piyango gibi şans oyunlarından kazanılan ikramiyeler, ister para olsun, ister araba, buzdolabı gibi bir eşya olsun, boşanma halinde yarı yarıya paylaşılacaktır.

Kaç liralık bilet alındığı ve kaç para ikramiye kazanıldığı önemli değil.

Eşler, evlilik birliğinin mutluluğunu elbirliğiyle sağlamak ve çocukların bakımına eğitim ve gözetimine beraberce özen göstermekle yükümlüdürler. Birlikte yaşamak birbirine sadık kalmak ve yardımcı olmak zorundadırlar.

Evlilik bir hayat ortaklığı, bir kader birliğidir. İyi günde, kötü günde yoksullukta zenginlikte ortaklık demektir.

Bir Milli Piyango biletinin veya ikramiye kazanılan bir şans oyunu parasının, aksi kanıtlanmadığı takdirde, edinilmiş maldan karşılandığının kabulü gerekir. Tabii ki tersi ispatlanabilir, örneğin at yarışı için ödenen paranın babadan kalan mirasla ödendiği ispatlanabilirse, durum değişir.

Sonuçta İhsan Amca, bedel karşılığı oynanan şans oyunlarından kazanılan ikramiyeler edinilmiş mal gurubuna dahil sayılır ve kazanılan ikramiye de boşanma halinde yarı yarıya paylaşılır. Adil bir sonuç bence. Aman İhsan Amca gözünü seveyim, bir de, “Hocam, benim aldığım bilete ikramiye çıkar, eşimin aldığı bilete çıkmazsa ne olur?” diye sorma lütfen!

Sık sık evi terk etmek

Bazen İhsan Amca, başlangıçta eşler karşılıklı boşanma davası açarlar. Örneğin, ikisi de eşinin kendisine sürekli hakaret ettiğini ileri sürerek birbirine karşı ayrı ayrı boşanma davası açabilir. Bu durumda her ikisi de eşit kusurludur. Maddi ve manevi tazminat olmaz.

Ama eğer, eşlerin birbirine karşılıklı hakaretlerini yanında erkeğin ayrıca evi sık sık terk ettiği, 20-25 gün eşini ve çocuklarını arayıp sormadığı ve eşinin annesine de hakaret ettiği ortaya çıkarsa, boşanmada eşit kusur bozulur ve koca daha kusurlu olur, hem nafaka, hem de maddi ve manevi tazminat ödemek zorunda kalabilir.

SON