Sabır sabır da nereye kadar?

Sabah arabanızla yola çıkıyorsunuz, ıslık çala çala...
Yoğun trafiğe daldığınızda, santim santim ilerlerken bir sabrediyorsunuz, iki sabrediyorsunuz, üçüncüsünde saymaya başlıyorsunuz.
Öyle değil mi?
Özellikle okulların açık olduğu dönemde İzmir trafiği çekilmez oluyor.
Yaz geldi de rahatladık mı sanki? Sabah ve akşam saatlerinde aynı yoğunluk devam ediyor.
Sırf trafikte sinirlenmemek için haftada bir veya iki gün işe giderken arabamı kullanıyorum.
Bizler, evden işe, işten eve gidinceye kadar, 30 dakika, bilemediniz 1 saat içerisinde insanı bunaltan, sinirlerini yay gibi geren trafiğe katlanamıyoruz.
8 saat boyunca İzmir’in çileli yollarında direksiyon sallayan belediye otobüsü şoförleri ne yapsın?
Allah yardımcıları olsun. Ama onlara bizim de yardımcı olmamız lazım.
* * *
Tanık olduğum bir olayı anlatmak istiyorum.
Hıfzıssıhha’dan, 886 numaralı otobüse bindim.
Üç-dört durak sonra otobüs tıklım tıklım doldu. Daha sonraki duraklarda “Arkaya ilerleyelim beyler!” anonsları başladı.
Bir vatandaştan tepkili yanıt geldi:
“Arkaya ilerleyelim, demekle olmaz bu işler! İşe gidiş saatlerinde seferleri artırın şoför bey!”
Şoför, tek kelime etmedi.
Sonra... Yolcu almak için durağa yanaşan otobüse, içerideki doluluk nedeniyle kimse binemeyince, dışarıda veryansın başladı.
Otobüsü yumruklamalar, küfürler...
Sıkışıklıktan rahatsız olup şoföre söylenenler...
Kaptan, hepsini sineye çekti.
* * *
Her neyse... Alsancak Cami Durağı’na geldik.
İniş kapılarının ikisi de açıktı ama 25 yaşlarında bir kadın, binecek yolcu olmadığı için kapalı haldeki ön kapıdan inmek istedi.
Şoför, kibarca, “Lütfen arka kapıdan inin hanımefendi” dedi.
Vay sen misin bunu söyleyen!
“Siz uyuzun birisisiniz, biliyorsunuz değil mi?” deyip öfkeyle arka kapıya ilerledi, bir kadına hiç yakışmayan tavırla...
Hakaretin bini bir para...
Çok sabırlı biri olduğu belli şoför, kafasını her iki yana salladı.
Sabır sabır da, nereye kadar?
* * *
ESHOT Genel Müdürlüğü, yolcuyla otobüs şoförünün arasında sağlıklı iletişimi sağlamak amacıyla, akademisyen kadrosuyla eğitim çalışması başlattı.
İzmir Ekonomi Üniversitesi Araştırma Grubu tarafından hazırlanan rapor çerçevesinde, 3 bin otobüs şoförü ve 100 hareket memuru, bir yıl boyunca “Yüz yüze iletişim ve beden dili”, “Stres ve öfke yönetimi”, “Zaman yönetimi ve performans” konularında eğitim alacak.
Aslında bu tür eğitimler, merhum Başkan Ahmet Piriştina’nın göreve geldiği 1999 yılından beri devam ediyor.
Şoförler, psikoterapi testlerinden geçiriliyor.
Başarılı olamayanlara direksiyon verilmiyor.
Buna rağmen yine de şoförlerin sıkıntıları giderilmiş değil.
Son 20 ay içerisinde 209 ESHOT otobüsünün kaza yapmış olması, 12’sinin ölümlü vaka olarak kayıtlara geçmesi, sorunun henüz çözülmediğini açıkça gösteriyor.
Bence biz yolcuların da iyi bir eğitime ihtiyacı var.
Yolculara da, otobüs seyahatinin kuralları öğretilmeli.
Şoföre, yolculara nasıl davranılması gerektiği anlatılmalı.
Hangi kapıdan binilir, hangisinden inilir, otobüste nasıl oturulur, bir daha hatırlatılmalı.
Yaşlılara, hamilelere yer verilmesi geleneği, yeniden başlamalı.
Sabahları şoföre bir “Günaydın”ı çok görmemeliyiz.
Yolcular olarak iyi eğitime ihtiyacımız var, çünkü bu nezaket kurallarını unuttuk maalesef...