Gelecek mesleki eğitimde!

31 Ekim 2018

Mesleki ve teknik eğitim, ‘2023 Eğitim Vizyonu’nda öne çıkan maddelerden biri. Mesleki ve teknik eğitimde esnek ve modüler müfredat, alan eğitimlerinin 9’uncu sınıfta başlaması, mesleki teknik eğitim öğrencilerinin okurken çalışması, yurt dışında mesleki eğitim olanaklarının devreye girmesi, başarılı projelere mikro kredi sağlanması, savunma sektörüne ara eleman yetiştirilmesi vb. iyileştirilmeler düşünülüyor.

Vizyon Belgesi’ndeki birçok madde orta ve uzun vadeli sürece ihtiyaç duyarken, mesleki ve teknik iyileştirmeler son sürat ilerliyor. Vizyon Belgesi’nin açıklanmasıyla birlikte mesleki alanda pek çok yenilik uygulamaya koyuldu.

GELENEKSEL TÜRK SANATLARI MESLEK LİSESİ KURULUYOR

Milli Eğitim Bakanı Ziya Selçuk ve Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy tarafından imzalanan ‘Geleneksel Türk Sanatlarını Gelecek Nesillere Aktarma ve Yaşatma İş Birliği Protokolü’ kapsamında ilk kez bu alanda eğitim verilecek. Geleneksel Türk Sanatları Meslek Lisesi İstanbul’da kuruluyor. Bakanlık, lisenin öğretim programı ve ders içeriklerini hat, ebru, minyatür, çini, tezhip, kalem işi, cilt, ahşap oymacılık gibi alanlardan sanatçıların yoğun katılımıyla yapılan toplantıda ele aldı. Kurulacak atölyelerin de değerlendirildiği toplantıda, meslek lisesi ile birlikte mesleki eğitim merkezinin de kurulması kararlaştırıldı.

MESLEK LİSESİNDE ‘ASANSÖR AKADEMİSİ’ AÇILDI

MEB ve Asansör Sanayicileri Federasyonu arasında iş birliğiyle Türkiye’nin ilk Asansör Akademisi, Ankara’da Yenimahalle Şehit Mehmet Şengül Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi’nde açıldı. Öğrencilerin ve öğretmenlerin uygulamalı derslerini gerçek üretim ortamında yapabilmeleri için liseye son teknoloji ürünü atölyeler kuruldu. MEB Mesleki ve Teknik Eğitim Genel Müdürü Kemal Varın Numanoğlu, bütün okulların sektörün gelişim hızını yakalayabilecek düzeyde olanaklara kavuşturularak öğrenci ve öğretmenlerin gerekli yeterliliklere ulaşmasının, 2023 Eğitim Vizyonu doğrultusunda belirlenen hedeflere ulaşma yolunda önemli adımlardan birisi olacağını söyledi.

MESLEK LİSELERİNDE AHŞAP OYUNCAK ÜRETİMİ YAPILACAK

MEB, ülkemizde ihtiyaç duyulan ve büyük oranda ithal edilen ahşap oyuncak tasarımı ve üretimi ile ilgili ilk adımı attı. MEB, büyük oranda ithal edilen ahşap oyuncakların yerli olanaklarla tasarım ve üretiminin yapılması için yeni bir karara imza attı. Buna göre, mobilya ve dekorasyon alanında üretim yapan mesleki ve teknik eğitim liselerinde ahşap oyuncak üretimi için ilk pilot uygulama başlatıldı.

Yazının devamı...

Dikkatli olun!

24 Ekim 2018

MEB, liselere geçişte örnek soruları yayımladı. Kitapçıkta, sayısal ve sözel testlerde yöneltilecek soru sayısının yarısı kadar örnek soruya yer verildi. Edindiğimiz bilgiye göre MEB Ölçme, Değerlendirme ve Sınav Hizmetleri Genel Müdürlüğü, her ay örnek soru kitapçığı yayımlamaya devam edecek. 

Örnek soru kitapçığının erkenden yayınlanması ve kitapçığın her ay yayınlanacak olması, öğrenci açısından çok yararlı bir uygulama.

Buraya kadar her şey güzel, ancak birkaç konuya dikkat çekmekte yarar var: Yaklaşık 1 milyon adayın katıldığı ve neticesinde 130 bin adayın yerleştiği bir sınavda ve bu sınavın hazırlık sürecinde çok dikkatli olmak gerekiyor. Bu sınava katılan her 8 adaydan ancak biri hedefine ulaşacak. Sınavın, sınavdaki soruların ve sınav mantığının çok iyi kavranması gerekiyor.

Demem o ki, sadece örnek sorulara bakmak, her ay yeni örnek soruları beklemek, böyle sorularla karşılaşacağız demek, işi basite indirgemekten öteye gitmez. Olayın mantığını iyi kavramak gerekiyor.

Çok önemli bir noktaya parmak basacağım, buradan ne demek istediğimi anlayın: ÖSYM’nin üst düzey yönetim kadrosu, MEB’in yönetim kadrosunda bulunuyor. Bakan Selçuk, çok doğru bir hamleyle, ÖSYM’nin temel kadrosunu MEB’e transfer etti.

Örnek sorulara bakarsanız, ÖSYM’nin bu yıl TYT ve AYT’de uygulamaya koyduğu mantığı az çok anlayabilirsiniz.

Sınava hazırlanan adayları uyarıyorum; ezber bozan sorulara hazırlıklı olun, kalıpların dışında düşünmeye, iyi okur yazar olmaya, sorunun ne istediğini sorgulamaya, okuduğunu yorumlama ve sorgulamaya hazırlıklı olun. Çok farklı soru tipleriyle karşılaşabilirsiniz.

Soruların zor olacağını söylemiyorum, sınav ve soru mantığının çok farklı olacağını söylüyorum. Hatta şunu tavsiye edeceğim: Sınava hazırlanan aday ve sınavlara öğrenci hazırlayan öğretmenler, bir önceki yılın TYT sorularına baksınlar, kısmen soruları incelesinler ve soru mantığını kavramaya çalışsınlar, yoksa gafil avlanabilirler; benden söylemesi… 

Yazının devamı...

Destek ve sabır şart!

23 Ekim 2018

2023 Eğitim Vizyonu Tanıtım Toplantısı’na giderken, ‘Şapkadan tavşan çıkacak’ beklentisinde değildim.
 
Beklediğim gibi de oldu…
 
Çevrede böyle bir beklentinin olduğunu belirtmekte de yarar var.
 
Bakan Ziya Selçuk, toplantının başında tavrını ortaya net koydu; ‘Kimse bizden sihirli değnek beklemesin’ dedi.
 
Tren benzetmesi
 
Bakan’ın tren benzetmesi, farklı beklenti içinde olanları şöyle bir kendine getirdi. Selçuk’un, ‘Eğitim, spor araba kullanmaya benzemiyor; 100 vagonlu bir tren katarını kullanmak gibi bir şey, kolay manevra yapamıyorsunuz, öyle ‘ha’ deyince sistem yerinden oynamıyor’ benzetmesi, bundan sonraki sürecin başlangıcıydı…
 
Ziya Hoca, gerçekten çok seviliyor. Hasan Ali Yücel’den sonra, herkesin hemfikir olduğu bir isim. Net, samimi ve dürüst olması, bu kanıyı pekiştiriyor. Cumhurbaşkanı, bu konuda hakikaten son derece isabetli bir karar vermiş…
 
3 yıllık süreyi kapsayan 21 maddelik bir belgeyle karşılaştık. Bu belge, aslında bir taahhütname ; ‘Biz, üç yılda şunları yapacağız, bunları gerçekleştirmeye talibiz’ belgesi. Eğitimde ilk kez böyle bir belge, daha doğrusu taahhütname ile karşılaşıyoruz. Bu belge, aslında bir yandan da diyor ki; siz de bize yardımcı olun, hem yardım edin, ama aynı zamanda bizi denetleyin.
 
Bu tutum, salonda bulunanların çok hoşuna gitti; ortak paydamız eğitim ve herkes çözümün bir parçası. Hepimiz eğitimin ve yarınların bir parçasıyız…
 
Toplantı sonrası yapılan ikili değerlendirmelerde, birkaç nokta ön plana çıktı: Cumhurbaşkanı’nın dile getirdiği öğretmenlik meslek kanununun çıkarılacak olması, sözleşmeli öğretmenlik süresinin 6 yıldan, 4 yıla indirilmesi, ayrıca geri kalmış yörelerde öğretmeleri teşvik edecek özelliklerin getirilmesi, pedagojik formasyon şartının kaldırılıp, bu eğitimi MEB’in vermesi...
 
Bu başlıklar, olağanüstü ilgi gördü, büyük alkış aldı. Tüm salonun coşkuyla alkışladığı bir diğer madde ise, okul öncesi eğitimin zorunlu hale getirilmesi maddesiydi...
 
Peki, kulislerde başka neler konuşuldu; şimdi onlara değinelim…
 
Toplantıda öğrenci ve veliyi ilgilendiren,’bugüne dair’ neler var?
 
Öncelikle şunu belirtelim: Yakın zamanda bir sistem, bir sınav ve bir müfredat değişimi yok!
Onun için rahat olun, endişe duymayın.
 
Her yıl, sınav sayısında ve sınav giren öğrenci sayısında azaltmaya gidilecek; çocuklar sınav kaygısı altında ezilmeyecekler.
 
Öğrencilerin ders yükü azaltılacak, ortaöğretimde 15-16 olan ders sayısı 5-6’ya indirilecek; öğrencilerin ders dışı sosyal, sportif, sanatsal, kültürel etkinliklerine ağırlık verilecek.
Öğrencileri sevindirecek gelişmeler de var; teneffüs süreleri uzayacak, ders saatleri azalacak.
Cumhurbaşkanı’nın hiç şüpheye yer götürmeyen bir şekilde dershanelerin kapatılmasına ilişkin talimat verdiğini hatırlatan Bakan Selçuk, şu anda 2 bin 540 civarında dershane bulunduğunu ifade etti. Selçuk, “Bu ihtiyacın başka araçlarla giderilmesi konusunda bir çalışmamız var. Çalışmamızda sona doğru geldik. 7 maddelik bir tedbir paketimiz var. Azami üç ay içerisinde kamuoyuyla paylaşılacak” ifadesini kullandı.
 
Özet olarak şunu belirtmekte yarar var; niyet güzel, destek şart, sabırsız olmayalım, yapıcı eleştirilerde bulunalım… 
 
 

Yazının devamı...

Uzman ne diyor?

25 Eylül 2018

15 Ekim’de açıklanacak ‘Vizyon Belgesi’ndeki açıklanacak konuların bazıları belli olmaya başladı. Ezberden vazgeçilmesi, uygulamalı eğitim ve öğretmenlerin eğitilmesi açısından bakarsak bu niyetler çok önemli. Aslında bundan önceki dönemlerde de eğitimde ezberden uzaklaşma, uygulamaya dayalı eğitim, öğretmenlerin eğitimi hep konuşuldu. Niyet olarak ortaya da kondu. Bir bölümü kısmen gerçekleşti bir kısmı ise niyette kaldı. Şimdi burada da MEB’in iyi niyetli olduğu görülüyor ama bizim ihtiyacımız olan bunların niyet düzeyinde kalmayıp hayata geçirilmesi.

Teker teker incelersek, ne LGS’de ne de üniversite giriş sınavlarında çocuklara ezber sorulmuyor. Ama sosyal bilimlerde çocukların belli tarihleri bilmesi isteniyor. Sorulan sorulara cevap verebilmesi için tarihleri bilmesi şart ya da sorulan matematik sorusuna doğru cevap verebilmesi için formül bilmesi gerekiyor. Bunları ise ezberleyerek değil uygulamaya dayalı eğitim ile öğrenerek başarabilir. 

Yeni alınan kararlar arasında dikkat çeken başka bir konu ise EBA. Bence çok güzel bir uygulama. İnteraktif yöntemlerle çocuk sistemin içine çekilecek. Eğitim renklenecek. Öğretmen ile öğrenci arasındaki etkileşim artacak. Ama bunlar da önceden konuşulmuş ama uygulaması olmamıştı. Atıl kapasite ne kadar hayata geçirilebilecek soru işareti. Söylevler güzel ama icraat burada ön plana çıkacak. Sorunların ne olduğu belli. Çözüm için neler yapılacak. Uygulama aşamasında bunları göreceğiz. Gerçekleşmesi için de el ele vereceğiz. 

Yazının devamı...