Ai Weiwei’den öğreneceklerimiz

Ai Weiwei eserlerinde tarihi ve güncel olayları işliyor. İnsanoğlunun yolculuğunu ele alıyor ama hepsinden önemlisi Ai Weiwei geleneği günümüze taşıyor

Sadece Çin’in veya Asya’nın değil dünyanın en tanınmış çağdaş sanatçılarından biri olarak gösterilen Ai Weiwei’nin sergisi nihayet Sakıp Sabancı Müzesi’nde açıldı. “Ai Weiwei Porselene Dair” başlığını taşıyan sergi 28 Ocak tarihine kadar ziyaret edilebilir.

Ai Weiwei’den öğreneceklerimiz

Önce sergiye dair kısa notlar:

Sabancı Üniversitesi Sakıp Sabancı Müzesi’nin üç katına yayılan sergide 100’ü aşkın eser yer alıyor.

Sergide sanatçının ilk dönem eserlerinden bu sergi için özel olarak ürettiklerine kadar yaklaşık 40 yıllık bir zaman diliminden eserler mevcut. Bu açıdan son derece nadir bir Ai Weiwei sergisi.

Sergide yer alan eserler sanatçının isteğiyle herhangi bir koruyucu cam veya tel olmadan sergileniyor. Eserlerin büyük çoğunluğunun porselen olduğu göz önüne alınırsa ziyaretçilerin büyük bir dikkatle gezmesi gerekiyor ki bir kaza yaşanmasın. Müze yönetimi de zaten gerekli tedbirleri alacaktır.

Sanatçının en bilinen eserlerinden “Ayçekirdekleri” yerleştirmesi ki sadece bu eser yaklaşık 5 ton, 1200 yengeçten oluşan “He Xei” ve 10 bin parçadan oluşan “Çaydanlık Emzikleri” son derece dikkat çekici

”Odysseia” isimli duvar kağıdının da yer aldığı salondaki vazoların ki
ilk kez İstanbul’da sergileniyorlar, boyutları sanatçının porselen
sanatının sınırlarını ne kadar zorladığınının en net göstergesi. Ayrıca “Dalgalar” isimli eser boyut olarak değil ama uygulanma yöntemi olarak çok daha başarılı bir örnek.

Daha önce video olarak izlediğimiz “Han Hanedanı Vazosunu Düşürmek” bu sefer lego olarak karşımıza çıkıyor.

Sergide tamamının bu sergi için yeniden tasarlandığı beş duvar kağıdı var.

Sanatçı aynı zamanda serginin küratörü de. Bütün eserler sanatçının onayı alınarak yerleştirilmiş durumda ve bu yapılırken sanatçının İstanbul’da olmadığı göz önüne alınırsa müze ekibinin ne derece büyük bir zorlukla karşılaştığını anlamak zor olmasa gerek.

Peki Ai Weiwei’i bu kadar farklı yapan ne?

Her şeyden önce farklı disiplinlerde çalışmalarını sürdürüyor: Heykel, film, mimarlık ve yerleştirmeler. Bu çok yönlülük sanatçıya olan dikkatleri artırıyor. 2008 Pekin Olimpiyatları’nın yapıldığı stadın tasarımından Venedik Film Festivali’nde gösterilen “Human Flow” (İnsan Debisi) isimli belgesele kadar son derece iddialı işler söz konusu. (Yeri gelmişken son yazımda sanatçının yakın zamanda dünya prömiyeri yapılan belgeselinin sergi kapsamında müzede özel gösteriminin yapılacağının müjdesini de vermiş olayım.)

Peki Ai Weiwei neye dikkat ediyor? Eserlerinde tarihi ve güncel olayları işliyor. İnsanoğlunun yolculuğunu ele alıyor. Bu yolculuk bazen Suriye’den Avrupa’ya giden mültecilerle alakalı olabildiği gibi bazen de demokrasi ve insan hakları söz konusu oluyor.

Ama hepsinden önemlisi Ai Weiwei geleneği günümüze taşıyor. dünyanın en eski medeniyetlerinden biri olan Çin’in en büyük sanat geleneği porselenler. Ai Weiwei porseleni çağdaş sanatın bir parçası olarak kullanırken işlediği temaların günümüze ait olması eserlerini geçmişin basit birer kopyası olmaktan kurtarıyor. Sanatçının adeta manifestosu olarak gördüğüm “Han Hanedanı Vazosunu Düşürmek” isimli videosunda 2000 yıllık bir vazoyu (belki de iyi bir taklitti emin olamayız) parçalayarak bir yandan Çin Kültür Devrimi esnasında devletin kültürü ve geçmişi yok etmesini protesto ederken diğer yandan geçmişi kullanarak bugüne dair bir şeyler söyleyebilmenin imkanlarını zorlayacağının sinyalini veriyor. Umarım Türkiyeli sanatçılar da bu başarılı örneği görür ve geleneksel sanatlarımızı bugüne taşımanın yollarını daha ciddi bir şekilde ararlar.