Eylülü beklerken

Bu yıl eylül hareketliliği sadece İstanbul’da olmayacak. Eylülde bizi bekleyen sergilere ve etkinliklere bakalım.

Sanat dünyasının özellikle plastik sanatların yaz aylarında içinde bulundukları görece sessizlik ortamı eylülle birlikte yerini son derece hareketli günlere bırakacak.

Hiç şüphesiz en çok konuşulacak, tartışılacak olan etkinlik 16. İstanbul Bienali. Bienalin bu edisyonunun teması Yedinci Kıta. Yedinci Kıta bilim insanları tarafından girildiğine inanılan yeni jeolojik çağın anahtar kelimelerinden biri. Bu yeni çağın diğerlerinden en büyük farkı değişimin insan eliyle olması. Okyanusta bugün 3.4 milyon kilometrekare genişliğinde 7 milyon ton ağırlığında bir atık kütlesi yer alıyor. İşte bu kütleye yedinci kıta deniliyor. Ülkemizde de her geçen gün artan çevre bilinci ve sıfır atık projeleri nedeniyle temanın önceki edisyonlara göre daha geniş kitlenin dikkatini çekeceğini düşünüyorum. Bienalin 3 ana mekanda olacağı duyurulmuştu; Pera Müzesi, Büyükada ve Tersane İstanbul.

Geçtiğimiz günlerde ise Tersane İstanbul’da devam eden inşaat faaliyetlerinin bitmemesi ve binalardaki asbestli malzemelerin temizlik çalışmalarının henüz sona ermemesi nedeniyle başka bir mekanda olacağı, yakın zamanda da bu yeni mekânın duyurulacağı açıklandı. Merakla bekliyorum. Bienalin küratörü Nicolas Bourriaud’nun “İlişkisel Estetik” ve “Postprodüksiyon” isimli kitaplarını okumak yaklaşımı anlamak için faydalı olacaktır.

Uzun zamandır inşaatı devam eden Arter nihayet eylülde açılıyor. Hem mimari yaklaşımıyla binanın kendisi hem de Koç Vakfı koleksiyonunda yer alan eserleri daha büyük alanda ve müze olmak için inşa edilmiş bir binada görmek son derece heyecan verici olacak. Uluslararası alanda ülkemizin adını sanat dünyasında daha bilinir kılacak bu önemli proje için şimdiden oyunun kurallarını değiştireceğini söyleyebiliriz.

Contemporary Istanbul bu yıl 14. kez kapılarını sanat koleksiyonerleri ve sanatseverler için açacak. Geçen sene yaklaşık 75 bin kişinin ziyaret ettiği fuarın bu sene de yoğun ilgi göreceğini, bol bol sosyal medya paylaşımı yapılacağını rahatlıkla söyleyebilirim.

Eskişehir’de açılış

Bu yıl eylül hareketliliği sadece İstanbul’da olmayacak. Eskişehir’de ünlü Japon mimar Kengo Kuma’nın imzasını taşıyan Odunpazarı Modern Müze (OMM) mimar ve koleksiyoner Erol Tabanca kuruculuğunda kapılarını açacak. Anadolu’da açılan ilk modern ve çağdaş sanatlar müzesi olması açısından büyük önem taşıyor.

Eylülü beklerken

Salt Beyoğlu, Türkiye’de fotogerçekçilik akımı ilk uygulayan isimlerden Nur Koçak’ın [1941] şimdiye kadarki en kapsamlı sergisine ev sahipliği yapacak. Serginin küratörlüğünü ise “20. Yüzyıl Batı Sanatında Akımlar”, “Sanat Tarihi ve Feminist Eleştiri”, “Sanat, Kimlik, Cinsiyet” isimli kitaplarda imzası olan sanat tarihçisi ve eleştirmen Ahu Antmen ile SALT Araştırma ve Programlar’dan Amira Akbıyıkoğlu üstleniyor.

Kültür ve Turizm Bakanlığı ve belediyeler maalesef her eylülde olduğu gibi bu yılda da bu yoğunluğun içinde yer al(a)mıyorlar. Umarım ilerleyen yıllarda bu bileşenlerin katılımıyla daha da etkin bir eylül ayı geçirebiliriz.