Fantastik Bay Dahl

Popülaritesinin büyük kısmını çocuklar için yazdığı hikayelere borçlu olan Roald Dahl’ın hayatı maceralarla dolu

Bu sene eylül ayı ağırlıklı olarak yıl boyunca başta İngiltere olmak üzere birçok ülkede olağanüstü hikayelerin anlatıcısı Roald Dahl’ın 100. doğum günü çeşitli etkinliklerle kutlanıyor.

Bu büyük yazarı tam olarak anlayabilmek için eserlerini iki ana başlıkta incelemek gerekiyor: Çocuk kitapları ve yetişkinler için yazdığı hikayeler.

Popülaritesinin büyük kısmını çocuklar için yazdığı hikayelere borçlu olsa da yetişkinler için kaleme aldığı eserler de her daim büyük yankı uyandırdı, sinema veya televizyon filmlerine uyarlandı.

Bir Tim Burton filmi olan ve Johnny Depp’in müthiş oyunculuğuyla ülkemizde de büyük beğeni toplayan ve çocukların hayranlığını kazanan “Charlie’nin Çikolata Fabrikası” ve bu yıl gösterime giren, Steven Spielberg’ün yönettiği “The BFG” yazarın popülaritesini artıran bazı uyarlamalar oldu.

Türkçede Can Yayınları’nca neşredilen Roald Dahl’ın çocuk kitapları büyük ilgi uyandırırken yetişkinler için olan hikayeleri hâlâ keşfedilmeyi bekleyen birer hazine olarak okurlarını bekliyor. Ama maalesef Türkçede baskısı tükenen bu kitapları sahaflardan bulmanız gerekiyor.

Maceralarla dolu hayat

Roald Dahl’ın hayatı da hikayelerini aratmayacak kadar maceralarla dolu. Çalıştığı firma için neredeyse bütün Afrika kıtasını dolaşan Dahl, İkinci Dünya Savaşı’nın çıkmasıyla birlikte Kraliyet Hava Kuvvetleri’ne katılır. Uçağının Libya’da düşürülmesi üzerine görevine Washington DC’de hava ateşi yardımcısı olarak devam eder. Bir gün masasına gelen bir adam fısıldayarak “Merhaba adım Forester” der, “Cecil Scott Forester.” Dahl şaşırmıştır ve kekeleyerek sorar: “Şaka etmiyorsunuz, değil mi?” “Hayır” diye cevap verir, karşısındaki adam.

Dahl yıllardır kitaplarını hayranlıkla okuduğu ve onun romanında uyarlanan “Afrika Kraliçesi” ortalığı kasıp kavurmaktayken Forester’ı birdenbire karşısında görünce afallamıştır: “Bu büyük yazarın benimle ne işi olabilir?” Ama merakı fazla sürmez. Forester artık yeni maceralar yaşamıyordur ve yazacak konu bulmakta zorlanmaktadır. Dahl’ın savaşa katıldığını ve uçağının düştüğünü öğrenmiştir. Forester “Bay Dahl, sizin yardımınıza ihtiyacım var. Bir gazeteyle anlaşma yaptım, yazdığım her şeyi basmaya hazırlar. Bana yaşadığınız en ilginç olayı anlatın ve ben de onu hikâyeleştireyim. Biliyorum ki başınızdan Hava Kuvvetleri’nde çok ilgi çekici olaylar geçti, çatışmalara girdiniz, uçağınız düşürüldü.”

Amacı kısa notlar yazmaktı

Dahl hâlâ şaşkın: “Benim konumumda olan birçok pilot var. Niye bana geldiniz?” Forester da “kişilerin bir önemi yok. Önemli olan şu an burada bu tecrübelere sahip bir tek sizin olmanız” der. Hemen o gece, tek başına yaşadığı apartman dairesindeki masasına oturup başından geç en en acayip macerayı yazmak üzere kalemi eline alır Dahl. Amacı sadece kısa notlar yazmaktır. Komiklik olsun diye notlarının üzerine “Çocuk Oyuncağı” başlığını atar. Söz verdiği gibi ertesi gün Forester’a notlarını gönderir. Aradan iki hafta geçtikten sonra Forester’dan bir mektup gelir.

“Sevgili Roald Dahl; Bana yarım bir hikâye, olayın ayrıntılarını kapsayan bir müsvedde göndereceğinizi sanıyordum. Beni şaşkına çevirdiniz. ‘Usta’ bir yazarın kaleminden çıkma bir hikâye bu. Hikayeniz sizin adınızla Saturday Evening Post’ta yayımlanacak. Ekte yüzde 10 menajer komisyonu düşüldükten sonra kalan 900 dolarlık bir çek bulacaksınız. Bu parayı sonuna kadar hak ediyorsunuz. Ayrıca Saturday Evening Post sizden yeni hikâyeler yazmanızı istiyor. Bunları okumayı ben de isterim. Bir yazar olduğunuzu biliyor muydunuz? Sizi kutlarım. C.S. Forester.” Dahl çok şaşırmıştır. Gözlerime inanamıyorum 900 dolar ve hikâyemi yayımlayacaklar. İyi ama yazar olmak bu kadar basit olmamalı” diye düşünür fakat sonra şuna kanaat getirir: “Çocuk Oyuncağıydı.”

Benim favori Roald Dahl kitaplarım ise şöyle; “Benden Bu Kadar”, “Senin Gibi Biri”, “Öptüm Seni”. Çocuk kitaplarında ise “Matilda”, “Dev Şeftali ve Cadılar”.