Ateşkes ve sonrası

İspanya’daki ayrılıkçı örgüt ETA’nın ateşkes kararı, bu ülkede terörün son bulmasının ve Bask sorununun çözüme kavuşmasının yolunu açacak mı?
İlk bakışta ETA’nın kendi deyişiyle “silahlı eylemlere devam etmeme kararı” rahatlatıcı ve umut verici bir gelişme olarak görünebilir. Ancak Madrid’deki resmi çevrelerde bir dizi soru ile ifade edilen ciddi kuşkular, bu umutları gölgeliyor.
Terör örgütünün ilan ettiği ateşkesin bir zaman limiti var mı? Geçici mi, kalıcı mı?..
ETA, hükümetin istediği gibi, silahsızlanmaya ve şiddetten vazgeçmeye razı oluyor mu?..
Örgütün bu kararının arkasında gizli emeller var mı?..
Bu şüpheler, hükümetin, ETA’nın tek yanlı ateşkes kararı karşısında ihtiyatlı, hatta isteksiz davranmasına yol açıyor. Resmi çevrelerin bu şüpheci tutumunda ETA’nın bundan önce iki kez (1998’de ve 2006’da) ilan ettiği ateşkesin çok kısa ömürlü olmasının da önemli payı var.
ETA’nın bu seferki ateşkes açıklamasına Madrid’deki resmi ağızların ilk tepkisi, bu güvensizliği açıkça yansıtıyor. İçişleri Bakanı A.P. Rubalcaba’ya göre, ayrılıkçı örgütün kararı “yetersiz” ve bu koşullar altında hükümetin onunla diyalog kurması imkânsız...

Fırsat mı, tuzak mı?
Aslında ETA’nın kararı bir fırsat da olabilir, bir tuzak da...
İspanyol halkı ve özellikle Basklılar- şimdiye kadar 800’den fazla kişinin ölümüne yol açan 40 yıllık ETA teröründen bıkmış usanmış durumda. Bu karar, kalıcı bir barış için fırsat olabilir.
Buna karşılık, ETA’nın silahlı eylemleri tekrar başlatmak tehdidiyle, terörle başaramadığını siyasal yoldan elde etmek için planladığı bir tuzak da olabilir. Bu taktik sayesinde 2003’te ETA’ya aktif desteği yüzünden yasadışı ilan edilen Batasuna partisi yeniden faaliyete geçmek ve gelecek yıl Bask bölgesinde yapılacak yerel seçimlerde çoğunluğu kazanmak imkânını bulabilir. Böylece ETA, Bask bölgesinin bağımsızlığı hedefine iyice yaklaşabilir...
ETA’nın ateşkes kararında, bu düşüncenin önemli bir rol oynadığı açık. Örgüt, terörle amacına ulaşamayacağını, bunun için siyasal enstrümanları çalıştırması gerektiğini anlamıştır.
Kadı ki, ETA son zamanlarda üst üste darbeler almış, çok kan kaybetmiştir. Örgütün önemli bir lideri Fransa’da tutuklanmış, bomba yapımında kullanılan bir merkezi de Portekiz’de basılmıştır. Teşkilatın 700 mensubu halen hapiste. Bütün bu faktörler, ETA’yı taktik değiştirmeye ve siyasal bir açılım yapmamaya itmiştir.

Terör mü, diyalog mu?
Bu açılımın hedefi, ateşkesle ilgili açıklamada belirtildiği gibi, “demokratik süreci harekete geçirmek”tir. Bu süreçte örgütün ve aynı hedefi paylaşan Batasona’nın beklentisi, bağımsızlık yolunda ileri adımların atılmasıdır.
Bask bölgesi, bilindiği gibi, geniş siyasal, ekonomik ve kültürel otonomiye sahiptir. Ancak Bask milliyetçiliği tam bağımsızlık -yani açıkçası İspanya’dan ayrılmak- istiyor.
İspanya’nın bu müreffeh bölgesinde Bask kökenli insanların çoğunun da gönlünde yatan budur. Ama Bask halkının hiç istemediği ve hatta zaman zaman ETA’ya karşı gösterileriyle karşı çıktığı olay, terördür. Bu bakımdan ETA’nın ateşkes kararı, Basklıları memnun ediyor. İspanya’da hükümet ve partilerin çoğu, teröre olduğu kadar, ülkenin bölünmesine yani Bask bölgesinin bağımsızlığına karşıdır. Ancak şiddete başvurmayanlarla oturup konuşmaya hazırdır. Bakalım ateşkes kararının ardından, ayrılıkçı terör örgütü ETA gerçekten “demokratik” bir süreç başlatmak için silahlara veda etmeye ve siyasi sisteme uymaya razı olacak mı?