Birlik genişliyor, ama nereye kadar?..

İşte Yeni Avrupa (1) Zamanın Dışişleri danışmanı Jean Monnet, Fransa ile Almanyanın geleneksel düşmanlığını dostluğa çevirmenin ve Avrupada yeni savaşları önlemenin yolunu araştırırken, ikili, hatta çok yanlı ekonomik işbirliğinin çok yararlı olacağını düşünmüştü. Almanya ile Fransa arasında, İtalya, Hollanda, Belçika ve Lüksemburgun da katılımı ile bir "Demir - Çelik Birliği"nin kurulması, işte bu yönde ilk adımı oluşturdu.Sonradan AET (Avrupa Ekonomik Topluluğu), AT (Avrupa Topluluğu) ve nihayet AB (Avrupa Birliği) adını alacak olan bu "yeni Avrupa" projesi, zaman içinde - "altılar", "on ikiler", "on beşler" olarak - hızla gelişti. Sınırlı ekonomik amaçla kurulan topluluk, "euro"nun egemen olduğu tam bir mali ve ekonomik entegrasyonu yaşama geçirdi. AB buna ilaveten siyasal bir kimlik ve güç de kazandı.Ve şimdi AB, yarın kendi bünyesine alacağı 10 yeni üye ile, daha da büyüyor. Coğrafyası, Doğu Avrupayı ve kısmen Balkanları kapsayan, nüfusu da 380 milyondan 455 milyona yükselen "genişlemiş" bir Birlik oluyor...* * *YARIN dönem başkanı İrlandanın başkenti Dublinde (ve yeni 10 üye devletin başkentlerinde) yapılacak törenler ile kutlanacak olan bu "genişleme", Avrupa (ve dünya) için gerçekten büyük bir tarihi olay.Yüzyıllar boyunca çeşitli nedenlerle birbirleriyle savaşan veya rekabet eden ülkeler, şimdi aynı çatının altında birleşiyor. Ve bu Birlik, Avrupanın "iki yakası"nı, yani Batı ile Doğuyu da ilk kez birleştiriyor. Baltıklardan Malta ve Kıbrısa, Polonyadan Slovenyaya kadar, topluluk içinde yerlerini almakta olan 10 yeni üye ile, AB ırk, din, mezhep, kültür, tarih açısından da, farklılıklar içinde çoğulcu bir zenginlik kazanıyor.Kuşkusuz AB yöneticilerini "genişleme" politikasını benimsemeye iten nedenlerden biri budur. Yani amaçlardan biri, Avrupa coğrafyasında, refahı, dostluğu ve demokrasiyi koruyacak ülkelerin dahil olduğu ekonomik ve siyasal bir "güç" oluşturmaktır. Böyle bir güç, ileride belki çok kutuplu dünyada "süper"lerden biri olarak ortaya çıkabilir.ABnin 10 yeni üyeyi kabul etme ile ilgili politikasının diğer bir amacı da, yıllar boyunca Sovyet hakimiyeti altında kalan ve komünist sistemle yönetilen Doğu ve Kuzey Avrupa ülkelerini yukarıda sözünü ettiğimiz idealler çerçevesinde Avrupa entegrasyonunun içine çekmektir. Nihayet diğer bir neden de, özellikle AB içindeki zengin ve güçlü ülkelerin ekonomik çıkarları ile ilgilidir. Ne de olsa, şimdi 75 milyonluk yeni bir "iç pazar" oluşuyor...* * *ABye katılmakta olan 10 üye için de ekonomik faktör, büyük önem taşıyor. Bu sayede çoğu "gelişme yolunda" olan bu ülkeler, üyelik sayesinde ABnin yüksek standartlarına hızla ulaşmayı umuyor. Eski komünist ülkeler ayrıca üyelik sayesinde siyasi destek ve güvenlik gereksinimlerini de karşılayabilecek güçlü bir Birliğin üyesi olarak dünyada söz ve itibar sahibi olabilecekler...Peki, 10 yeni üyeden sonra Avrupa genişlemeye devam edecek mi? Sırada çok bekleyen var: İlk safta Bulgaristan ve Romanya. Ayrıca tarih bekleyen Türkiye ile, istekli olan Moldova, Ukrayna, Belarus, Hırvatistan...ABde "Burada duralım" diyenler var. "Genişleme devam etsin" diye düşünenler de... Şu anda AB içindeki büyük tartışma konusu da bu...Yarın: Yeni bir ABD mi? skohen@milliyet.com.tr HER şey 1951de, bir Fransız diplomatının rüyası veya daha doğrusu vizyonu ile başladı...