Bizim için farkı ne?

Eklenme Tarihi30.05.2008 - 0:19-Güncellenme Tarihi30.05.2008 - 0:19

ABD’de başkanlık seçim kampanyası başladığı zaman Demokratlar cephesinde Barack Obama’nın aday seçilmesinin sürpriz olacağı söyleniyor, buna karşılık rakibi Hillary Clinton daha şanslı görünüyordu.
Şimdi, eyaletlerin çoğunda yapılan seçimler sonunda, artık bunun tersi söyleniyor. Son kamuoyu araştırmaları da Obama’yı şimdiden yarışın galibi olarak gösteriyor.
Cumhuriyetçiler cephesinde ise, durum çoktan belli oldu: Senatör McCain, şimdiden seçim kampanyasını cumhurbaşkanı adayı olarak yürütüyor.
Obama’nın Demokrat aday olacağı varsayımından hareket ederek, şimdi yanıtı aranan soru, iki rakip politikacıdan hangisinin kasım ayındaki seçimleri kazanacağıdır.
Bu konuda tahminler değişiyor. İki adayı da eşit şansa sahip görenler var. Daha doğru bir tahmin yapmak için esas kampanyanın başlamasını beklemek daha doğru olur...

McCain tanıyor
Obama ile McCain’in karşı karşıya kalacakları ihtimali üzerine, Amerikalı ve yabancı analistler, şimdiden yeni yönetim altında, ABD’nin politikalarında ne gibi değişiklikler olabileceği üzerinde kafa yoruyorlar.
Bahçeşehir Üniversitesi‘nin geçen hafta sonu düzenlediği Global Liderlik Forumu, programının bir kısmını Amerikalı ve Türk analistlerin katılımı ile, bu konuya ayırdı. Bu tartışmalarda da ağırlık kazanan görüş, Obama’nın dış politikada (özellikle Irak, İran ve Ortadoğu sorunlarında) önemli değişiklikler yapacağıdır. Bu olasılıkları başka bir yazımızda inceleyeceğiz. Şimdi iki rakip adayın Türkiye ile ilgili pozisyonlarına bakalım:
McCain, Türkiye’yi yakından tanıyan ve senatör olarak da şimdiye kadar Türkiye’ye aktif destek veren deneyimli bir politikacı. Onu gerçekten “Türk dostu” olarak tanımlamak mümkün. Başkan seçilirse, Türkiye ile ilgili bilgi ve sempati birikimini her fırsatta kullanacağından emin olabiliriz.
Obama, Türkiye’yi pek tanımıyor. McCain’in aksine Türkiye’de bulunmadı, Türklerle fazla bir teması olmadı. Ancak bu, Başkanlık koltuğuna oturduğu takdirde Türkiye ile ilgili doğru kararlar vermesine mani değil. Türkiye’nin ABD için özel durumu ve önemi, Beyaz Saray’da kim olursa olsun, aynı politikanın devamını sağlayan bir faktördür.
Forum’da bu konuda mukayeseli bir analiz yapan Washington Enstitüsü Türkiye masası direktörü D. Soner Çağatay‘ın deyişiyle kısa vadede (bir yıla kadar) yeni başkan, -kim olursa olsun- Türkiye konusunda aynı politikaları sürdürecektir. Daha uzun vadede, bir yaklaşım ve üslup farkı görülebilir... Obama seçilirse, kısa vadede (Türkiye bağlamında) “öğrenmek” durumunda kalacak, daha çok danışmanlarına güvenecektir. McCain için bu ihtiyaç yok gibi...

Obama’ya tanıtmalı
McCain, Ermeni soykırımı tasarısına daima karşı çıkmıştır. Obama Ermeni kökenli seçmenlerine bu konuda destek vaat etmiştir. Ancak seçim platformunda verilen sözlerin her zaman tutulmadığı da bilinen bir gerçektir...
Asıl merak edilen bir soru da, Türkiye’de parti kapatma olasılığı karşısında yeni yönetimin nasıl bir tavır alacağıdır. Forumdaki konuşmacıların da belirttiği gibi, Obama bir “liberal” olarak demokrasi, hak ve özgürlükler konusunda hassas. Türkiye’deki siyasi gelişmelere bu açıdan yaklaşması muhtemel...
Demokrat cephede Clinton’lar Türkiye’ye yakınlık duyan, Türklerden de ilgi gören politikacılar. Şimdi Obama üzerinde odaklanmanın, ona (ve yardımcılarına) Türkiye’yi tanıtmanın ve anlatmanın tam zamanı...

 

Etiketler