Dış politikaya kamuoyu bakışı

Türk kamuoyu hükümetin izlediği dış politikayı genelde başarılı bulmuyor ve temel konulardaki tutumunu beğenmiyor.

Kadir Has Üniversitesi Türkiye Araştırmaları Merkezi’nin yaptığı bir anketten çıkan ilginç sonuçlardan biri de bu...

Araştırmaya göre, genelde dış politika uygulamalarını başarısız bulanların oranı yüzde 38.7, yani başarılı bulanlardan (34.0) daha fazla. Suriye gibi daha spesifik konularda bu oran daha yüksek (yüzde 43.2)...

Bu sonuç geçen yılki anketin yansıttığı eğilimin devam ettiğini gösteriyor.

Bu yılki araştırma 2015 ve daha öncekilerle karşılaştırıldığında, “değişen” ve “değişmeyen” bulgular dikkat çekiyor.

Ne değişti?

Geçen yıla göre önemli değişikliklerden biri Türkiye için “tehdit” oluşturan ülkelerin başına ABD’nin geçmesidir (yüzde 44.1). Bu yılki sıralamada ABD’nin ardından Rusya (yüzde 34.9) ve Suriye (yüzde 30.4) geliyor.

ABD’nin neden bu yıl “en büyük tehdit” olarak görüldüğü, ayrıca araştırılmaya değer bir konu...

Bu arada Rusya’nın geçen yılki oranı bu kez üçe katlayarak ciddi bir tehdit olarak görülmesi, kuşkusuz uçak krizi sonrası gelişmelerin bir sonucudur. Ama gene de ABD’nin arkasında yer alması, kamuoyunun tehdit algısı hakkında bir fikir veriyor...

Dost kim?

Geçen yıla (ve yıllara) göre “değişmeyen” hususlardan biri, kamuoyunun “Türk’ün Türk’ten başka dostu yoktur” şeklinde ifade edilen kanısıdır. Araştırma, halkın Azerbaycan dışında diğer ülkelere (hatta KKTC ve Pakistan’a bile) dost olarak düşük puan verdiğini gösteriyor. Nitekim ankete katılanların çoğu dış politikayı “tek başına yürütmek”ten yana olduğunu belirtti. Bu aslında “değerli yalnızlık” konseptine uygun bir trend.

Yön neresi?

Bu yılki araştırmada olayların getirdiği öncelikler de var.

“Dış politikada öncelikli meseleler”in başında terör geliyor. Ama her nedense o listede IŞİD beşinci sırada yer alıyor. (İsrail ve Rusya ile ilişkiler ise 3. ve 4. sırada)...

Araştırmanın en dikkat çekici bulgularından biri de mülteciler sorunu ile ilgili. Kamuoyunun yüzde 45.2’si sığınmacı alımına son verilmesini, yüzde 28.5’i sınırlandırılmasını istiyor, sadece yüzde 17.7’si kapıların açık tutulmasından yana... Bu bağlamda AB ile mülteciler konusunda varılan anlaşmaya karşı da bir trend var (yüzde 57)...

Araştırmanın AB üyeliğiyle ilgili bölümü, çoğunluğun (yüzde 61.8) bunu istediğini gösteriyor ki bu geçen yıla göre büyük bir artıştır. Buna karşılık üyeliğin gerçekleşme şansını zayıf görenler çok (yüzde 66.7)...

AB ve de NATO’ya verilen önemdeki yükseliş ve buna gösterilen alternatiflere ilgideki gerileme kamuoyunun geniş kesiminin kafa karışıklığına rağmen, Batı’ya yöneliş eğiliminin devam etmekte olduğunu gösteriyor.