“Dur” demekle olmuyor

Güler misiniz, ağlar mısınız?
Suriye’nin İdlib bölgesinde bir okulun havadan bombalanması sonucunda çoğu minik öğrenciler olmak üzere 35 kişinin ölmesi hadisesini BM Güvenlik Konseyi’ne taşıyan BM insani yardım yetkilisi çok dokunaklı bir konuşma yapıyor ve bu arada Suriye ve Rus uçaklarının bu tür eylemlerini durdurması çağrısında bulunuyor.
Rusya’nın temsilcisi buna kızgın bir tepki gösteriyor ve alaylı bir ifadeyle, “Vaaz verme yeri kilisedir, şiir okuma yeri de tiyatrodur” diyor.
Bunun üzerine hava kızışıyor, karşılıklı suçlamalar ve tartışmalar bir sonuç vermeden oturum kapanıyor...
Bu arada dünya TV ekranlarından bir gün ara ile Halep’e yakın iki bölgede, okulların havadan bombaladıktan sonraki halini, çocukların cansız bedenlerinin enkazlardan çıkarılırken yakınlarının feryatları şok içinde izliyor.
Dünya aynı şoku daha geçenlerde gene, Suriye ve Rus uçakları bir hastaneyi bombaladığında da geçirmişti. O zaman da feryatlar yükselmiş, BM toplantı salonlarında gene benzer sahneler yaşanmıştı...
O sırada Halep halkının bir nebze rahat nefes alması, aç, susuz ve ilaçsız yüz binlerce insana yardım konvoylarının ulaşması için bir ateşkesin ilanı söz konusu olmuştu. Ne var ki silahların susması uzun sürmedi, yaralar daha sarılmadan bombalar yağmaya devam etti... Üstelik bu kez hedefler listesine okullar da eklendi...

Savaş suçu

BM ve ona bağlı kuruluşların yetkilileri okulların bile bile bombalanmasının bir “savaş suçu” olduğunu ve dolayısıyla bunun faillerinin de Uluslararası Ceza Mahkemesi’ne sevk edilmesi gerektiğini söylüyorlar. Dün Genel Sekreter Ban Ki-moon da bu amaçla derhal bir soruşturma açılmasını ve sorumlulukların tespit edilmesini istedi.
İyi de bu nasıl olacak? Bunun için öncelikle Güvenlik Konseyi’nin bu yönde bir karar alması gerek.
Oysa bir konuda zerre kadar umut yok. Sebebi de açık: BM’nin bugünkü yapısı içinde (yani veto yüzünden) böyle bir karar asla çıkmaz...
Aslında Rusya kesinlikle böyle bir suçlamayı kabul etmiyor ve TV ekranlarına yansıyan görüntüleri de sahte diye nitelendiriyor.
Peki, bu son olayda okulu kim vurdu, bu çocukları kim öldürdü? Suriye makamları girişilen operasyonların “teröristleri temizlemeyi” amaçladığını söylüyorlar. Yani o vurulan hastanelerin, okulların teröristlere yataklık yaptığını iddia ediyorlar...

Kim kimi aldatıyor?

Bu bombardımanlara karar verenlerin sebep oldukları insanlık faciası yüzünden vicdanlarının hiç sızlamadığı belli.
Diyelim ki Beşar Esad için bu böyledir. Ya Vladimir Putin’in hiç mi sorumluluğu yok? İki ihtimal var. Ya işbirliği içinde olduğu müttefiki yaptıklarına göz yumuyor ya da ona söz geçiremiyor (ve bombardımanları tek başlarına Suriyeliler yapıyor)...
Hangisine inanalım?