Esad’ın sözü yetecek mi?

Suriye Cumhurbaşkanı Beşar Esad’ın dünkü konuşması, ülkede üç aydan beri süre gelen kanlı çatışmalara son verecek ve rejime karşı ayaklananları tatmin edecek mi?
Belki bu konuşma protesto gösterilerinin başında, henüz bu kadar kan dökülmeden ve bu çapta yayılmadan önce yapılsaydı, muhalifleri daha kolay yatıştırılabilir ve etrafı sakinleştirilebilirdi.
Gelinen noktada bunun Esad’ın söyledikleri ile gerçekleşmesi zor görünüyor. Velev ki Suriye lideri değişim bağlamında verdiği sözleri çok hızlı bir şekilde uygulamaya koysun ve sokaklara dökülenlerin de güvenini kazansın...
Bu Başkan Esad’ın halk hareketinin başlamasından bu yana yaptığı üçüncü koşuşmadır. 15 Mart’taki ilk “ulusal sesleniş”te olayları yabancıların kışkırttığı bir komplo olarak göstermiş, “terörist”lere karşı sert önlemler alınacağını açıklamıştı. Düş kırıklığı yaratan bu konuşmadan sonra olaylar büsbütün kızıştı. 16 Nisan’da Esad, 40 yıllık olağanüstü hale son verileceğini ilan etti, ama aynı sert tutumunu sürdürdü.
Bu kez Esad, gene dış kaynaklı komplolardan ve “sabotajcılar”dan söz etmekle beraber, bir saatlik konuşmasının büyük bölümünü, “halkın sesine kulak vererek” planladığı reformlara ayırdı.

Yeni yol haritası
Bu farklı yaklaşım kuşkusuz önemli bir gelişmedir. Esad’ın büyük yabancı TV kanalları tarafından nakledilen konuşması ülkenin siyasi ve ekonomik alanda yeniden yapılanmasını hedefleyen bir yol haritası niteliğindedir.
Esad, sabotajcı diye nitelendirdiği protestoculara karşı gene sert bir üslup kullanmakla beraber, reform isteyen halk kesimlerinin bundan ayrı tutulması gerektiğini belirtti ve kendisinin de son zamanlarda çeşitli kesimlerin temsilcileriyle görüştüğünü ve onların dertlerini ve isteklerini not ettiğini söyledi. Daha önemlisi Esad, halkın taleplerinin dikkate alınması için bundan sonra komitelerin kurulacağını açıkladı.
Suriye liderinin “reform sepeti” diye nitelendirdiği değişim projeleri arasında, anayasa değişikliği veya yeni bir anayasa, partiler, seçimler ve basın ile ilgili yeni yasalar yer alıyor.
Beşar Esad’ın bu siyasi reformlar üzerinde bu kez daha ayrıntılı konuşması, dikkat çekici. Bu çalışmaları yürütecek mekanizmalar ve takvimleri belirleniyor. Örneğin yeni Meclis seçimleri ağustosta yapılacak. Anayasa ve diğer yasalar üzerindeki çalışmalar da 3 ila 5 ay içerisinde tamamlanacak...

Eve dönüş zor
Esad konuşmasının bir yerinde son haftalarda Türkiye’ye sığınanlara seslendi ve evlerine dönmeleri çağrısında bulundu. Bu konuda devletin onların can ve mal güvenliğini koruyacağını da vaat etti.
Sayıları 10 binin üstüne çıkan Suriyeli mülteciler bu söze kanacak ve Suriye ordusunun yıkıp yaktığı köy ve kasabalarına dönmeyi göze alacak mı?
Yukarda belirttiğimiz gibi, Beşar Esad zamanında halkın sesine kulak verip gerekeni yapsaydı, kendisine ve rejimine karşı halen mevcut olan nefret ve güvensizlik olmazdı.
Şimdi bırakın sokaklara dökülenleri, halkın çeşitli kesimlerinden siyasi muhaliflerin yeni oluşturduğu “Ulusal Konsey” krizin çözümlenmesi için, ilk şart olarak Esad yönetiminin çekilmesini talep ediyor.
Kısacası, Beşar Esad’ın konuşması, bazı yeni açılımlar içermekle beraber, komşu ülkedeki belirsizliği gidermeye yetmeyecek gibi görünüyor.