Füze saldırısı neye yaradı?

Eklenme Tarihi17.04.2018 - 0:24-Güncellenme Tarihi17.04.2018 - 0:24

Füze saldırısına uğrayan bir ülkede halkın sokaklara dökülüp zafer nidalarıyla coşku gösterilerinde bulunması görülmüş şey değil.

ABD, İngiltere ve Fransa’nın Suriye’ye yönelik operasyondan birkaç saat sonra Şam’da binlerce kişinin sergilediği görüntü ilk bakışta garip karşılanabilir, “Bu insanlar neyi kutluyorlar ki?” sorusu sorulabilir.

Aslında Suriyeliler korktukları şeyin olmamasını kutladılar! Şam ve Humus bölgesine 105 füze yağdırıldı, ama hedefler sadece birkaç bilimsel ve askeri tesis
üzerinde odaklandığı için
sivil mahallelere hiçbir
zararı olmadı...

Halk sokaklarda coşku gösterilerinde bulunurken, Devlet Başkanı Beşar Esad’ın sabah elinde çantasıyla işe giderken resim çektirmesi, devlet kademesinde de bir telaş olmadığını gösterdi. Sanki Suriye lideri de olanların bu kadarla kalmasından rahatlamıştı...

Danışıklı dövüş mü?

Füze saldırısını düzenleyen üç ülke liderleri de olaydan kendilerine göre memnunluk duydular. Başkan Trump operasyonun başarıyla gerçekleştiğini söyledi. İngiltere Başbakanı May, saldırının hedefinin çok sınırlı olduğunu ve rejimi devirmek gibi bir maksat gütmediğini vurguladı. Fransa Cumhurbaşkanı Macron da bu saldırının caydırıcı bir amaç taşıdığını belirtti...

Rusya ise olup bitenleri soğukkanlılıkla izledi, kınama dışında fazla bir tepki de göstermedi. Aslında bu operasyonda Rusya’yı direkt etkileyecek bir zararın olmamasına büyük özen gösterildi. Sanki bu iş tarafların önceden sahip oldukları bilgiler çerçevesinde (bir nevi danışıklı dövüş gibi) cereyan etti...

Oysa bir hafta önce Duma’da kimyasal silahın kullanılmasından sonra gösterilen tepkiler ve ABD ile Rusya arasındaki restleşme, dünyayı bir savaşın eşiğine getiriyordu. Taraflar uçurumun kenarında riskli bir oyun oynar gibi göründüler, ama sonradan bu faslı, risk payını asgariye düşürerek kapatabildiler.

Değdi mi?

Peki, bütün bunlar neye yaradı sorusuna gelince: Açıkçası alınan riske ve -Trump’ın iş adamı ağzıyla- yapılan büyük yatırıma rağmen (250 milyon dolar) bu operasyonun fazla bir şey kazandırdığı söylenemez.

Evet, açıkçası dünya (Türkiye dahil) Duma’daki kimyasal katliamdan sonra, Batı’nın buna bir şekilde karşılık vermesini istiyordu. Ama bu sembolik veya göstermelik bir operasyondan ibaret kalmaya mahkûmdu. Nitekim öyle oldu. Pratikte, askeri alanda durum değişmedi. Esad’ın ordusu şimdi Duma’ya da hâkim. Füze saldırısının Suriye’nin askeri kapasitesini etkilemediği açık...

ABD ve müttefikleri bu operasyonla, Suriye’de gene de başlıca aktörler olduklarını gösterdiler. Olayın herhalde en önemli sonucu, bu angajmanın gözlerin önüne serilmesidir.

Şimdi arzulanan ve beklenen şey, gelinen noktanın yeni barış diplomasisi için bir fırsat olarak kullanılmasıdır.
Bu gerçekleşirse belki
“Bu kadar heyecana
değdi” diyebileceğiz...