Gözler Ankara’da

Dünya Kaşıkçı olayı hakkında Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın bugün yapacağı açıklamayı büyük merakla bekliyor.

Suudi gazetecinin 2 Ekim’de İstanbul’daki S. Arabistan Başkonsolosluğu’nda öldürülmesinden bu yana geçen 20 gün boyunca bu esrarengiz cinayet hakkında çok şey söylendi ve yazıldı, bu arada son günlerde Riyad’dan Cemal Kaşıkçı’nın öldürüldüğü itirafı dışında birbirini tutmayan haberler de geldi. Ama Kaşıkçı’nın nasıl öldürüldüğüne ve cesedinin nerede bulunduğuna ilişkin detaylar bir yana, bu suikastın asıl sorumlularının kim olduğu bir türlü öğrenilemedi.

Olayın aldığı uluslararası boyutlar nedeniyle şimdi bütün dünya umudunu Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın bugün Türk tarafının yürüttüğü soruşturmanın bulgularına dayanarak yapacağı açıklamaya bağlamış durumda.

Bu bekleyiş kendi başına Türkiye’nin bu meselede oynadığı önemli rolü ve kazandığı kredibiliteyi gösteriyor.

Herhalde bu bulgular olayın karanlık kalan yanlarının aydınlanmasına yardın ettiği nispette, uluslararası camianın da bu meselede nasıl bir tavır alacağını belirleyecek...

Ahlaki değerler

Kaşıkçı olayında şimdiye kadar uluslararası camiada iki farklı görüş ortaya çıkmıştır.

Bunlardan biri, böyle bir cinayet karşısında seyirci kalınamayacağı ve hele suçu sabit görüldüğünde mutlaka Suudi Arabistan’a karşı siyasi ve ekonomik yaptırımların uygulanması gerektiğidir. Bu görüş özellikle demokrasi ve insan hak ve özgürlükleri konusunda hassas olan ülkelerde oldukça yaygın.

Nitekim Batılı ülkelerin çoğunda siyasi çevrelerden, medyadan ve genelde kamuoyundan Riyad’a karşı sert tepkiler gelmiş, ayrıca birçok lider ilişkilerin bozulması ve maddi zararla karşılaşılması pahasına yaptırım uygulama seçeneğinden söz etmiştir.

Buna karşılık Arap ve İslam ülkelerinin ve örgütlerinin tutumu Suudi yönetimine destek şeklinde olmuştur.

Ulusal çıkarlar

Dış ilişkilerde “ahlaki değerler”i önemseyen ilk görüşe karşılık, “ulusal çıkarlar”ı öne çıkaran ikinci görüşü savunanların başında Trump yönetimi geliyor. ABD Başkanı bu olayda da kafaları karıştıran, birbiriyle çelişen demeçler verdi. Bir yandan olayı kınadı, diğer yandan ABD’nin Suudilerle işbirliğinin yararlarını övdü. Trump’a göre, ABD Riyad’a karşı yaptırım uygularsa, milyarlarca dolarlık projeler suya düşecek, Amerikan ekonomisi bundan zarar görecek, üstelik Washington Ortadoğu güvendiği bir müttefikinden ve onun katkılarından olacak. Bu da Rusya, Çin ve İran’ın işine yarayacak...

Ne var ki bu görüş ABD’de Kongre’den, medyadan, kamuoyundan destek görmüyor. Yönetim, Riyad’a karşı sert tedbir alınması konusunda ağır bir baskı altında.

Sonuçta, ABD’nin ve onun gibi “ulusal çıkarlar” ile “ahlaki değerler” arasında bocalayan ülkelerin nasıl bir tavır alacağı, Kaşıkçı olayında esas kimin suçlu olduğunu gösteren gerçekler kanıtlarıyla ortaya çıktıktan sonra belli olacak. Bu bakımdan Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın bugün yapması beklenen açıklama çok önemli...