Hâlâ geç değil...

Üç hafta önce Güney Asyayı vuran büyük facianın ardından Batılı ülkeler hemen yardım elini uzatırken, Türkiyenin olaya gereken ilgiyi göstermemesi, gerçekten çoğumuzu şaşırtmıştı.Marmaradaki deprem felaketinde yabancı ülkelerin derhal yardıma nasıl koştuklarını unutmayan Türk ulusunun bu drama seyirci kalmasının nedenlerini anlamak gerçekten çok zordu. Bu, Türk halkının herkesçe bilinen yardımseverliği ile çelişen bir durumdu...Neyse ki, bunun farkına varıldı ve tsunami felaketzedelerine ilgi gösterilmesi ve yardım sağlanması için eyleme geçildi...* * *Ses veren ilk büyük etkinlik, pazar günü İstanbulda 12 saat süren bir konser ile yaşandı. Bunun Magazin Gazetecileri Derneği ile Mydonose Showlandin ortak inisiyatifi ile gerçekleşmesi ilginç... 130 tanınmış sanatçının katıldığı bu konser sayesinde, bir miktar para (toplam 100 bin YTL civarında) toplandı ve daha da önemlisi, bu "dayanışma" eylemi (özellikle sürekli canlı yayın yapan Kanal 6nın da katkısıyla) Türk kamuoyuna duyuruldu...Umarız bunun arkası gelir ve çeşitli sivil toplum kuruluşları hem bu ilgiyi canlı tutar, hem de daha geniş yardımların toplanmasını sağlar.Geçen haftaki bir yazımızda da belirttiğimiz gibi, Türkiyede böyle bir kampanyanın yürütülmesi için zaman geç değildir. Nitekim İstanbuldaki gibi konserler ve şovlar, aynı gün Hollywooddan Parise kadar birçok yerlerde yapılmış ve TV aracılığı ile dünyaya duyurulmuştur.* * *Bu konudaki yazılarımız üzerine bize gönderilen pek çok e-mail mektuplarında okuyucularımız, Türkiyenin bu felaket karşısında gereken duyarlılığı göstermemesine üzülmekle beraber bu ilgisizliğin nedenleri üzerinde çeşitli görüşler ifade ediyorlar. Özetlersek, öne sürülen başlıca nedenler (1) medyanın ve özel kuruluşların bu felaket üzerinde fazla durmaması, (2) yapılacak yardımların yerine ulaşması konusunda şüphelerin duyulması ile ilgili.Bir okurumuzun deyişi ile, Avrupalıların daha önceki felaketlerde (örneğin İranın Ben bölgesinde) meydana gelen depremden sonra verdikleri yardım sözünü tutmamaları, güveni sarsmıştır... Diğer bir okurumuz da, "yapılacak yardımların yerine ulaşacağına inançsızlık"tan söz etmektedir... Bir başkası bunu daha açık bir şekilde "Kim bilir toplanan paralar kimin cebine girecek?" diye ifade etmektedir.Aslında bu kuşkular yersiz değil. Ama bu kez verilen sözlerin yerine getirilmesi ve yardımların yerine ulaşması için çok daha ciddi ve daha şeffaf bir çalışma ve organizasyon var. Tabii medyanın, sivil toplum kuruluşlarının uygulama aşamasında "işin takipçisi" olması gerekir...* * *Başbakan Erdoğanın felaket bölgesine 3 Şubatta gerçekleştireceği gezi sırasında toplanan bağışları bizzat ilgililere teslim etmesi, hem önemli bir jest, hem de Türk kamuoyu için güven verici bir hareket...Türkiyenin felaketzedelere parasal destek dışında, - örneğin sağlık, eğitim, yeniden inşa, gibi alanlarda - sağlayabileceği katkılar vardır. Örneğin tarih boyunca Türkiyeye büyük sempati beslemiş olan Endonezyanın Sumatra Adasının Açe bölgesinde, Atatürkün adını taşıyacak bir okul, sağlık ocağı, vs. kurulabilir. Yardımseverliğimizi, hayal gücümüzle birleştirirsek, yapacak birçok şey düşünebiliriz...Bunun için de, zaman geç değil... skohen@milliyet.com.tr Tsunami felaketzedelerine yardım ve dünya ile dayanışma bağlamında, ülkemizde nihayet bir hareket başladı...