Hava yumuşadı, ama sorunlar duruyor

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın Washington’da ABD Başkanı Donald Trump ile yaptığı görüşmelerden somut bir sonuç çıktı mı, Türk tarafı istediklerini elde etti mi?

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın Washington’da ABD Başkanı Donald Trump ile yaptığı görüşmelerden somut bir sonuç çıktı mı, Türk tarafı istediklerini elde etti mi?

Önce şu iki noktayı belirtmek gerek:

1) Bu görüşmenin gerçekleşmiş olması önemli. Bir ara fazlasıyla abartılan “mektup meselesi” nedeniyle “Erdoğan gitsin mi?” gitmesin mi tartışması yapıldı.

Neyse ki alınan karar, gidip konuşmak lehinde oldu. İyi ki de öyle oldu...

2) Bu görüşmeden hemen bütün sorunları halledileceği gibi “yüksek beklentiler” yoktu. Görüşmede hedef sorunların çözümü konusunda kararlılık göstermek, gerginliğin daha da artmasını önlemek, havayı yumuşatmaktı. O kadar olması dahi bir ilerleme sayılır…

Beyaz Saray’daki görüşmelerin bilançosunu çıkarırken, olumlu hanesine şu tespitleri kaydetmek mümkün:n Son zamanlarda Türk-Amerikan ilişkilerinde yaşanan ciddi uyuşmazlıklara ve gerginliklere rağmen, iki taraf da masaya kavga etmek için değil, aksine, atmosferi düzeltmek ve sorunlara çözüm yolları aramak için oturdular. Ortak basın toplantısında iki liderin ılımlı, yapıcı bir üslup kullanması dikkati çekti. Özellikle Trump’ın örneğin Kongre’deki olumsuz havaya rağmen, Erdoğan’dan ve Türkiye’den övgüyle söz etmesi önemliydi. Trump dünya televizyonlarına da yansıyan bu desteğiyle, adeta Türkiye’nin bir nevi lobiciliğini yapmış oldu.

Trump’ın ayarladığı, Erdoğan’ın senatörlerle görüşmesi bir sürpriz oldu. Bu sayede Cumhurbaşkanı Temsilciler Meclisi’nde kabul edilen iki olumsuz karar tasarısının Senato’ya gelmesinin önünü kesecek bir adım attı. Nitekim bu görüşmeden birkaç saat sonra Ermeni tasarısının bloke edildiği haberi geldi.n Daha önce gündeme gelen karşılıklı ticaretin 100 milyar dolara çıkartılması konusunda da bu görüşmelerde yeni bir adım daha atıldı.

Gelelim görüşmelerde ele alınan esas sorunlara:n S-400’ler konusunda şu anda karşılıklı pozisyonlarda bir değişiklik yok. Türkiye “Bu silahları aldık, konu kapandı” diyor. ABD ise bu durumda hiç olmazsa bu sistemin operasyonel getirilmemesini istiyor. Ancak basın toplantısında bildirildiğine göre, bir orta yol formülü bulmak için ortak bir çalışma grubu kurulacak. Yani mesele komisyona havale ediliyor…

Bu arada ABD’den “Patriot” füzelerinin satın alınması için de pazarlıklar sürecek.n F-35’ler konusunda da pozisyonlar belli. ABD ve özellikle Kongre, bunu S-400’lere bağlıyor. Dolayısıyla, bu yüzden bir ambargo olasılığı gündemde kalıyor. Trump bunu pek arzu etmese de...

YPG ile ilgili uyuşmazlık devam ediyor. Türkiye Kuzey Suriye’den ABD kontrolündeki güney bölgesine çekilen YPG’ye her türlü desteğin kesilmesini istiyor, ABD ise bu unsurları himaye etmeye kararlı. Anlaşılan, bu konudaki görüşmeler bir “sağırlar diyaloğu”nun ötesine gitmiyor.

Bu bağlamda terörist başı Mazlum Kobani’nin Washington’a davet edilmesi konusunda fazla bir değişiklik yok. Basın toplantısında Trump bu meseleyi muğlak ifadelerle geçiştirdi.n FETÖ meselesinde de bir değişiklik olmadığı anlaşılıyor. Tek gelişme, görüşmelerde bazı yeni belgelerin sunulmuş olması...

Sonuç: Görüşmeler sayesinde hava yumuşadı, fakat temel meselelerde uyuşmazlık sürüyor. Çözüm arayışı sürecinde, somut sonuç alınması için aynı havanın, aynı üslubun ve kararlılığın devam etmesi şart..