İran’da ne değişiyor?

Eklenme Tarihi05.01.2018 - 1:30-Güncellenme Tarihi05.01.2018 - 0:15

İran’da iktidara karşı gösterilerin başlamasından bir hafta sonra, rejimin geleceği açısından fazla bir şey değişmeyeceği anlaşılıyor.

Başta İran’ın birçok kentinde hızla yayılan ve en az 22 kişinin ölümüne ve çok sayıda tutuklamalara yol açan gösteriler giderek cılızlaşırken, şimdi sokaklara rejim yanlısı büyük kalabalıklar hâkim oluyor. İktidarın güdümündeki bu kitlelerin özellikle bugün (cuma vesilesiyle) çok daha geniş bir güç gösterisinde bulunması bekleniyor.

Bunun böyle olacağı belliydi. İran Cumhurbaşkanı Ruhani, önceki gün Cumhurbaşkanı Erdoğan’a telefonda protestoların “birkaç gün içinde” kontrol altına alınacağını söylerken, elbet bir bildiği vardı...

Aslında olayların böyle bir seyir izlemesine şaşmamak gerek. Gerçi rejime karşı sokak gösterileri spontane olarak birdenbire başladı ve çabucak yayıldı. Ancak bu olayın çapı 2009’daki ayaklanma kadar değildi. Kaldı ki bu kez de rejim bütün gücüyle bu eylemi bastırmak için harekete geçmekte gecikmedi. Emir en üst makamdan, dini lider Ayettullah Hamaney’den geldi; ona bağlı çeşitli sivil güçler de seferber edildi.

Ve bir kez daha görüldü ki İran’da böyle sokak hareketleriyle rejimin alaşağı edilmesi mümkün değil. Sonuçta otoriter rejim, elindeki güçlü enstrümanları kullanarak duruma el koyabiliyor...

Nasıl bir ders?

Önümüzdeki günlerde sokakların sakinleşeceğini varsayarsak, rejimin bu olaydan nasıl bir ders çıkaracağı sorusu gündeme geliyor.

Bu Ayetullah Hamaney ve iktidardaki diğer liderlerin, bu kalkışma girişiminin nedenlerini nasıl değerlendire-ceğine bağlı.

Bu kez sokaklara dökülenler -2009’dakinlerin aksine- çoğunlukla rejimin ekonomik ve sosyal politikalarından duydukları hoşnutsuzluğu dile getirdiler. Göstericilerin çoğu gençti, yoksuldu veya işsizdi. Hayat pahalılığından, sosyal adaletsizliklerden ve iktidardakilerin yolsuzluklarından yakınıyorlardı... Bu arada iktidarın izlediği Suriye, Yemen, Lübnan politikalarının ağır maliyeti, ayrıca ülke içinde özgürlükleri kısıtlayan uygulamaları, şikâyet
konuları arasındaydı.

Sadece dışarıdan mı?

Şimdi iktidar halkın geniş bir kesiminin bu hoşnutsuzlukları ve beklentilerini dikkate almak gereğini duyacak mı? Yoksa bu gösterileri “düşman ülkelerin müdahaleleri” olarak görüp eski politikalarını sürdürmeyi mi tercih edecek?

Rejim bütün bu olanların ABD başta olmak üzere düşman ülkeler tarafından çıkartıldığını belirtiyor. Başkan Trump’ın bu konudaki tweet’leri de doğrusu bu şüpheleri güçlendiriyor. Ne var ki olayı sırf “yabancı parmağı” ile izah etmek, ülkedeki gerçekleri ve halkın dertlerini görmezden gelmek rejim için de
hatalı olur.

Eğer gerçekten sokaklar sakinleşecekse, rejimin oralarda seslendirilen talep ve beklentilere kulak vermesi gerekir. İleride gene sokaklara dökülmelerini istemiyorsa...