İstanbul seçimlerine dış bakış

Sadece İstanbul halkı ve ülke çapında Türk milleti değil, dış dünya da İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı seçimlerine olağanüstü bir ilgi gösterdi.

Pazar akşamı, seçim sonucuyla ilgili gelişmeler, uluslararası TV’lerde ve ajanslarda ilk haber olarak veriliyor ve yorumlanıyordu.

Bu seçimlerin İstanbul’da ve Türkiye’de büyük heyecan yaratması çok doğal ama bu “yerel” olayın yakın veya uzak, pek çok ülkede bu kadar ilgi görmesi gerçekten anlamlı.

İstanbul seçimlerinin dışarıda böylesine önemsenmesinin çeşitli nedenleri var:

1) Türkiye son zamanlarda yurt içindeki ve bölgedeki gelişmeler nedeniyle, uluslararası platformda öne çıkmıştır. Dünya medyası için Türkiye “haber değeri yüksek” birkaç ülkeden biri olmuştur.

2) Türkiye ile ilgilenen ve onu dışarıdan izleyen çevreler için İstanbul seçimleri aynı zamanda Türk demokrasisinin işleyişi ve geleceği için de bir sınav niteliğindeydi. Dolayısıyla, seçimlere bir de bu gözle bakıldı.

***

Demokrasi bağlamında, dışarıdaki genel kanı, İstanbul seçimlerinin “başarılı bir deneyim” oluştur- duğudur. Seçmen bu ikinci turda Ekrem İmamoğlu’nu başkanlık koltuğuna oturtmuştur. Yabancı medyanın dikkatini çeken noktalardan biri de katılım oranının yüksek olması, seçmenlerin tatillerini yarıda kesip sandığa koşmalarıdır. Bu, Batı demokrasilerinde dahi az görülen bir olay, BBC yorumcusunun deyişiyle “Türkler böylece demokrasiyi ciddiye aldıklarını göstermiş oldular”...

Bu olayın olası etkileri konusunda ise yabancı yorumcular AK Parti ve yönetiminin gereken sonuçları çıkarması gerektiğini öne sürüyorlar.

***

“Le Monde”daki bir makalede şöyle deniliyor: Artık İstanbul’un Belediye Başkanı bir CHP’li; buna karşılık Belediye Meclisi’nde çoğunluk AKP’de. Ankara’da da AK Parti iktidarı var. Dolayısıyla, farklı eğilimli makamlar arasında bir uyum ve iş birliğine ihtiyaç olacak. Bu da karşılıklı anlayış ve uzlaşıcı üslup ve davranışlar gerektirir.

Belediyeler düzeyinde yeni bir “siyasi kültür’ün gelişmesi” daha geniş alanda iç ve dış meselelerde de uyumlu ve yapıcı ortak politikaların benimsenmesine yardımcı olabilir.