İyi bir başlangıç

ABD Başkanı Barack Obama, Kahire’de Müslüman dünyasına yönelik konuşmasını, uygun bir tema üzerine oturttu: Yeni Bir Başlangıç...
Gerçekten Amerikan lideri, bu konuşmasıyla İslam alemi ile ilişkilerde yeni bir sayfa açmayı umuyor.
Obama bunu, gerçekleştirmek için ondan önceki Başkanlardan veya diğer Batılı liderlerden çok daha uygun niteliklere -ve dolayısıyla şansa- sahip.
Konuşmasının başında da belirttiği gibi, babası Kenyalı bir Müslüman. Ayrıca çocukluğu da Endonezya’da, Müslümanların çoğunlukta olduğu bir ortamda geçti...
Obama bu noktadan hareketle -ve zaman zaman Kuran’dan da alıntılar yaparak- samimi ve inandırıcı bir dil kullanmaya çalıştı. Bu arada, ABD’nin İslam dünyasına hiç de yabancı olmadığını, ülkesinde 7 milyon Müslümanın yaşadığını, 1200 caminin bulunduğunu belirtti.
Amerikan lideri bu konuşmasını ABD ve Batı ile İslam dünyası arasında farklılıkların ve güvensizliğin hüküm sürdüğü bir dönemde yaptığını da hatırlatarak, ilişkilerde “yeni bir başlangıç” için adım atmak zamanının geldiğini söyledi. Onun deyişiyle böyle bir ortaklık elbet “bir gecede” gerçekleşmez. Kendisinin Kahire’de yaptığı bir konuşma ile de...
Obama konuşmasında, hakikatleri söylemek cesaretini göstereceğini söyledi ve belli başlı sorunlar üzerindeki görüşlerini açıklıkla ortaya koydu.

Yeni bir ortaklık
İLK değindiği konu, ABD’nin İslam dünyasıyla kavgalı olmadığı ve hiçbir zaman olmayacağı sözü ile ilgili. Obama bu bağlamda Ankara’da Büyük Millet Meclisinde yaptığı konuşmayı hatırlattı.
Amerikan lideri aşırılıktan ve şiddetten söz ederek ABD’nin bu akımlara karşı mücadelesini devam ettireceği mesajını verdi. Bunu yaparken de, Müslüman dünyasıyla birlikte hareket etmeyi umduğunu belirtti. Kuşkusuz Obama’nın bundan kastettiği özellikle El Kaide’dir.
Ancak Obama Afganistan’daki ve aynı şekilde Pakistan’daki aşırı ve şiddet yanlısı güçlerle mücadelenin çözüm için yeterli olmadığını da kabul ediyor ve askeri opsiyonun yanı sıra, bu ülkelerdeki yaşam koşullarının iyileştirilmesi gerektiğini belirtiyor.

Irak takvimi
OBAMA Irak işgalinin, ABD’nin kendi seçimi olduğunu söylerken, satırlar arasında kendisinin bu tercihi benimsediğini de hissettiriyor. Ancak geçmişteki hatalar üzerinde durmaktansa, önümüzdeki dönemde nasıl davranacağına açıklık getiriyor. Obama bu bağlamda, daha önce de ilan edilen çekilme takvimini tekrarlıyor. Buna göre 2012’nin başında artık Irak’ta hiçbir Amerikan askeri kalmayacak.

Filistin’e destek
OBAMA, konuşmasının geniş bir kısmını Filistin sorununa ayırdı. Bu bölümde, yeni politikasının ana hatlarını çizdi.
Obama bu konuda dengeli bir tutum izlemek kararında olduğunu açıkça belli etti. İsrail ile güçlü bağlarından söz etmekle beraber, Filistin halkının çektiği acıları ve beklentilerini dile getirdi. “İki devlet” esasına dayalı çözümün şart olduğunu, bu arada İsrail’in Batı Şeria’daki yerleşim yerlerini dondurması zamanının geldiğini vurguladı ve kendisinin bizzat bunların sağlanması için devrede olacağını (hatta bu işin “peşini bırakmayacağını”) ilan etti.
Buna karşılık Obama, Hamas’ın da şiddetinden vazgeçmesini ve İsrail’in yaşama hakkını tanımasını istedi. 

İran açılımı
OBAMA’nın İran konusunda söyledikleri, daha önceki jestleriyle vermeye çalıştığı mesajı teyit ediyor. Yeni ABD Yönetimi Tahran ile diyalog istiyor. Obama, geçmişteki olayların ve gerginliklerin geride bırakılması ve ilişkilerde yeni bir aşamaya girilmesi gerektiği kanısında. Ancak onun deyişiyle bunun için cesaret ve de sabır gerek.
Bu bağlamda Obama’nın sergilediği önemli bir tavır da, İran’ın nükleer programı ile ilgili. ABD lideri, net bir ifade ile İran’ın barışçı amaçlarla nükleer bir program geliştirmesine karşı olmadığını açıkladı. Tabii nükleer silahlar konusunda ABD, bilinen tutumunu sürdürüyor. İran’ın da bu konuda taahhütlerini yerine getirmesini bekliyor. 

Demokrasi mesajı
Obama’nın konuşmasında önemli bir husus da, İslam dünyasında demokrasi ile ilgili olan bölümdür.
Obama demokratik hak ve özgürlüklerden, kadın-erkek eşitliğinden, hoşgörü ve uzlaşmadan söz ederken, bunların İslam dini ile örtüştüğünü belirtti, bu değerlerin korunması gereğini savundu. Ancak ABD’nin başka ülkelere bu konuda dayatmacı davranmayacağını da belirtti.
Kuşkusuz İslam dünyasında otokratik rejimlere verilen ve demokratik çevreleri cesaretlendirecek olan anlamlı bir mesaj bu.
Başta belirttiğimiz gibi, Barack Obama bu konuşmasıyla İslam dünyasıyla “yeni bir başlangıç” açılımını yaptı. Şimdi herkes, bu “başlangıç”ın devamını ve içinin doldurulmasını bekleyecektir.