İyi haber bombardımanı

BEKLENMEDİK bir terslik çıkmazsa, bu sabahtan itibaren “Gazze cephesi”nde sükûnet hâkim olacak...
Haftalardan beri süren Mısır’ın arabuluculuğu sayesinde, İsrail hükümetiyle Gazze’deki Hamas yönetimi arasında (tabii dolaylı olarak) varılan ateşkes anlaşması nihayet uygulanmaya konuyor.
Buna göre, çatışmalar kesilecek, Gazze’den İsrail’e roketler fırlatılmayacak, İsrail ordusu Gazze’yi bombalamayacak, İsrail Gazze üzerindeki ablukayı hafifletecek, sınırı insan ve mal trafiğine açacak... İki hafta sonra da Gazze Şeridi ile Mısır arasındaki Refah sınır kapısının açılması ve Gazze’de hapsedilen İsrailli asker Gilad Şalit’in serbest bırakılması için müzakereler yapılacak...

Ya tutarsa?..
Bu anlaşmanın anlam ve önemini şöyle özetleyebiliriz:
-  Gazze’den İsrail’in güney bölgesine durmadan roket yağması, İsrail’in buna misilleme olarak Gazze’yi sürekli bombalaması ve bu bölgedeki 1.5 milyon Filistinliyi abluka altında tutması, iki tarafı da bezdirdi. Hamas ve İsrail yöneticileri, kendi halklarının da baskısıyla, bu duruma bir son vermenin gereğini hissettiler. İki taraf da, birbirlerine güvenmedikleri halde, en azından 6 aylık bir ateşkesi denemekte yarar gördüler.
-  Bu anlaşma, iktidarda bir yılını tamamlayan Hamas’ın pozisyonunu pekiştiriyor. Bu bir bakıma, alaşağı edilmek istenen Hamas’a varlığını kabul ettirmek fırsatını da vermiş oluyor... Buna karşılık Gazze cephesinde çatışmaların durması, yolsuzluk suçlamalarıyla istifaya zorlanmak istenen İsrail Başbakanı Ehud Olmert’e daha rahat bir nefes aldırtıyor...
-  Ateşkesin öngörüldüğü gibi 6 ay sürüp sürmeyeceği belli değil. Herkes bunun “çok kırılgan” bir mutabakat olduğunu biliyor. Ama “ya tutarsa” misali, denemeye değer. “Tutarsa” belki daha kapsamlı bir barış ortamı yaratabilir...

Umut dünyası!
İsrail ile Hamas arasındaki bu dolaylı mutabakat, son zamanlarda Ortadoğu’da meydana gelen “en olumlu” gelişmelerden biri. Birkaç gündür, bölge buna benzer bir “iyi haber bombardımanı”na sahne oluyor.
-  Geçen yıl, Hamas’ın Gazze’de iktidara el koymasından sonra, Filistin yönetimi lideri Mahmut Abbas ile Hamas birbirine düşman kesilmişti. Son zamanlarda bir uzlaşma için harcanan çabalardan sonra, Abbas’ın bu hafta sonunda Gazze’ye gideceği bildiriliyor. Bu, geçen yılki krizden beri Filistin’in “iki cenahı” arasındaki ilk üst düzey temas olacak. Taraflar anlaşırlarsa, belki Gazze’de seçimler yenilenecek.
-  İsrail dün Lübnan ile barış görüşmelerine hazır olduğunu bildirdi. Bu mesaj, İsrail Başbakanı’ndan Lübnanlı meslektaşına ABD aracılığıyla ulaştırıldı. İki ülke arasında en önemli anlaşmazlık, halen İsrail işgalindeki Şaba Çiftliği bölgesidir. Aslında bu küçük sınır bölgesini Suriye de talep ediyor. BM Güvenlik Konseyi de 2002’de burasını Suriye toprağı olarak tanımıştı. Ama Lübnan -ve Hizbullah- bunun Lübnan toprağı olduğunu savunuyor. Güvenlik Konseyi’nin önümüzdeki ay bu anlaşmazlığı ele alması bekleniyor. Lübnan bölgeyi geri alma garantisi sağlarsa, İsrail ile müzakereye oturabilir.
-  Türkiye’nin arabuluculuğu ile bu hafta ikinci raundu yapılan İsrail-Suriye “dolaylı” görüşmelerinin iyi gittiği söyleniyor. Önümüzdeki ay için de iki “randevu” daha belirlendi... Bu arada, Fransa da devreye girdi. 13 Temmuz’da Paris’te yapılacak “Akdeniz İçin Birlik” konferansında Olmert ile Başkan Beşar Esad’ın aynı masa etrafında yer alacakları açıklandı ki bu dahi önemli bir gelişme sayılıyor.
Özetle, bunların hepsi “iyi haberler”, olumlu işaretler... Ama burası Ortadoğu. Olayların nasıl gelişeceği belli değil. İhtiyatı bırakmamak lazım. Umutları da...