Kala kala Kosova kaldı...

Mümkün. İlk bakışta, Sırbistan'ın 200 maddelik yeni anayasası, devletin demokratik esaslar üzerinde yeniden şekillenmesini amaçlıyor. Anayasa, insan hak ve özgürlüklerini, azınlık haklarını garantiliyor, idam cezasını kaldırıyor, ama aynı zamanda milliyetçi bir anlayışla, "Sırbistan'ın Sırpların anavatanı" olduğunu belirtiyor ve bu arada Kosova'yı da "Sırbistan'ın kurucu bir unsuru" olarak nitelendiriyor...Referandum Kosova'da da yapıldı. Bu bölgede 2 milyona yakın Arnavut ile onun onda biri kadar bir Sırp azınlığı yaşıyor. Ancak bu Arnavutlara daha önceki seçimlere katılmayı reddettikleri için halkoylamasına katılma olanağı verilmedi. Zaten verilseydi de herhalde hiçbiri sandık başına gitmeyecekti. Dolayısıyla referandumun sonucunu, ülke çapında nüfusu 6.5 milyonu bulan etnik Sırplar (o da sadece yüzde 51.5'lik bir oranla) belirlemiş oldu. Sırbistan'daki referandum, Balkanlar'da yeni bir krizin -veya eski bir krizin yeniden- patlak vermesine yol açabilir mi? Belgrad'ın Kosova'yı Sırbistan'ın bir parçası olarak saymasına ve referandumla bunu anayasal bir dayanak noktası haline getirme çabasına şaşmamak lazım. Sırplar bir zamanlar "Büyük Sırbistan" hayalini gerçekleştirmek isterken, Yugoslavya federasyonu içinde yer alan "cumhuriyetleri" tek tek kaybettiler ve giderek "ufaldılar". O kadar ki, geçen ocak ayında Karadağ'ın da Belgrad'dan koptuğunu ve bağımsızlığına kavuştuğunu gördüler. Şimdi kala kala Kosova (bir de Voyvodina Özerk Bölgesi) kaldı... Sırplar bunu da kaybetmek istemiyorlar. Ama yeni anayasayla bunu sağlamaları mümkün mü?Aslında uluslararası camia açısından Kosova'nın statüsü henüz belirlenmiş değil. Bölge BM'nin kontrolü altında. Burada 16 bin kişilik bir NATO Barış Gücü görevde. Uluslararası "temas grubu" da, bir yıldır Priştina'daki Arnavut yönetimi ile Belgrad arasında bir uzlaşma sağlamaya çalışıyor ve Arnavutların bağımsızlık talebinin nasıl veya ne ölçüde karşılanabileceğini araştırıyor.Kosovalı Arnavutların bağımsızlık isteği çok eskilere dayanır. Nitekim bu bölgede etnik Arnavutlar, Sırp yönetimine her fırsatta karşı çıktılar. Tito zamanında kendilerine verilen otonom bölge statüsüyle de yetinmediler. Yugoslavya'nın dağılması sürecinde, Arnavutlar Belgrad'a karşı başkaldırdılar, "Arnavut Kurtuluş Ordusu" adlı örgüt direnişe geçince, çok kan döküldü, binlerce insan öldü, on binlerce Arnavut ülkeden kaçmak zorunda kaldı... Sonunda NATO müdahale etti, ardından BM bölgeyi kontrolü altına aldı. Kasım 2005'ten itibaren de bağımsızlığa götürebilecek bir statü için müzakereler başladı... Büyük derken ufak kaldı Şimdi referandumla kabul edilen yeni anayasa, soruna "Sırp modeli" bir çözüm getiriyor. Ama bu, Arnavutların reddettiği bir "çözüm" şekli.O halde ne olabilir? Anayasa'yı kale almayan ve bağımsızlık üzerinde ısrar eden Arnavutlar direnirse (ki bu büyük bir olasılık), Sırplar zora mı başvuracak? Bunu yapabilirler mi? Krizi ve kanlı çatışmaları göze alabilirler mi?Öte yandan referandum sonucu karşısında BM müzakerelerin devamında ısrar edecek mi ve Arnavutların beklentilerini karşılayabilecek mi? Görünen o ki, bir süredir nispi bir sükûnetin hüküm sürdüğü Balkanlar'ın bu hassas bölgesi, şimdi yeni çekişmelere ve gerginliklere sahne olmaya namzet... skohen@milliyet.com.tr Sakin iken geriliyor