S-400 krizi sona eriyor mu?

Doğrusu bu kadarı beklen-miyordu. ABD Başkanı Donald Trump’ın Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile Osaka’da yaptığı görüşmede, S-400 meselesinde bu derece olumlu bir tavır sergileyeceği, Türkiye’yi haklı gösteren bu kadar sıcak mesajlar vereceği tahmin edilmiyordu.

S-400 krizinin ortaya çıkmasından bu yana, hiçbir Amerikan yetkilisi böyle konuşmamıştır. Washington’dan gelen sesler hep eleştirel, hatta tehditkâr nitelikteydi.

Trump ise, malum “dobra” üslubuyla ilk kez meseleye farklı şekilde yaklaştı. Türkiye’yi Rusya’dan S-400’leri almak zorunda kaldığı için haklı buldu, selefi Başkan Obama’nın Türkiye’ye “Patriot” füzeleri satmak istememesinin bu duruma yol açtığını, dolayısıyla Türkiye’ye adaletsiz davranıldığını belirtti. Ayrıca kendisinin Erdoğan’a olan sempatisini ve Türkiye’ye verdiği önemi de dile getirdi.

***

Trump’ın Erdoğan ile görüşmesinden sonra dünya medyasıyla paylaştığı bu görüşler, birkaç bakımdan büyük önem taşıyor:

1) ABD Başkanı, S-400’ler konusunda Pentagon’dan, Kongre’den ve düşünce kuruluşlarından gelen eleştirilere karşılık, Türkiye’yi alenen desteklemek cesaretini göstermiştir. Bunu yaparken kullandığı ifadeler, Türk yetkililerinin savunduğu argümanlar doğrultusundadır.

2) Trump’ın söyledikleri, kendisini ve yönetimini S-400’ler meselesinde daha gerçekçi davranmaya ve Türkiye’nin aleyhinde hareketlerde bulunmamaya angaje ediyor. Bu durumda önümüzdeki günlerde S-400’lerin teslimatına başlandığında, Trump bu fiili durumun değişmeyeceği gerçeğinin bilinci içinde olacaktır.

3) Kuşkusuz yukarıda saydığımız çevrelerden çatlak sesler, tehditler gelebilir. Trump, söylediklerine bağlı kalırsa, buna karşı çıkmak zorunda kalacaktır.

4) Trump basına açıklamalarında yaptırımlarla ve bu arada F-35’lerle ilgili bir beyanda bulunmadı. Ancak Cumhurbaşkanı Erdoğan görüşmelerde de Trump’tan bu konuda olumsuz bir şey duymadığını açıkladı. Anlaşılan bu konuda gerekli teknik görüşmeler devam edecek ve birlikte çözüm yolları aranacaktır.

***

Bütün bu saydıklarımız, Türkiye’nin kulağına hoş gelen, S-400 krizinin atlatılmak üzere olduğu havasını yaratan gelişmeler.

Bu bakımdan Erdoğan-Trump görüşmesi Türk diplomasisi için bir başarı olmuştur.

Bu, Türkiye’de piyasaları da olumlu etkileyen bir rahatlama da yaratmıştır.

Ancak bu rahatlamanın sürdürülebilir olması, S-400’lerin teslimatının başlamasından sonraki gelişmelere bağlıdır. Bu konuda zihinleri meşgul eden birçok soru var:

1) Trump aynı tutumu sonuna kadar sergileyecek mi? Geçmişteki bazı olaylar, Trump’ın çeşitli etkenler sonucunda fikir değiştirebileceğini, hatta bir U dönüşü dahi yapabileceğini gösteriyor.

2) Kongre başta olmak üzere, çeşitli kurumları S-400’ler ve buna bağlı olarak F-35’ler konusundaki olumsuz tutumlarını değiştireceğine dair henüz bir işaret yok.

Bu durumda Trump bu çevreleri ikna edebilecek, özellikle yaptırımlar konusundaki kararlarını etkisiz hale getirebilecek mi?

Kısacası, Trump’ın son açılımı memnuniyet ve umut yarattı ancak “S-400 krizi bitti” demek için zaman henüz erken. Bunun için önce mevcut belirsizlikleri de gidermek gerek.