Teröre karşı ortaklık böyle olur

Teröre karşı ortaklık böyle olur


GÜNLÜK dünya haberleri arasında dikkatleri pek çekmemiş olabilir; ama Fransa'da 6 İspanyol teröristin yakalanması, özellikle bizim açımızdan, önemli bir olay.
Olayın özü şu: İspanya'nın Bask bölgesinin bağımsızlığını isteyen ve yıllarca kanlı eylemlerde bulunan ETA'nın ileri gelenleri, zaman zaman komşu Fransa'ya kaçmışlar ve faaliyetlerini orada sürdürmüşlerdir. Fransız makamları eskiden - kendilerini rahatsız etmediği sürece - bu faaliyete göz yumuyorlardı. Son yıllarda Fransızlar İspanyol "bölücü teröristleri"ne karşı cephe aldılar. Yakalayabildikleri militanları da hapse attılar.
Birkaç gün önce Paris'te polis, Fransız ve İspanyol gizli servislerinin haftalardan beri sürdürdükleri ortak çalışmalardan sonra ETA'nın askeri kanadının elebaşılarını kıskıvrak yakalamayı başardı. Hem de İspanya Başbakanı Aznar tam Paris'i ziyaret ederken...
* * *
ESKİDEN ETA'nın eylemleriyle pek ilgilenmeyen Fransa'yı şimdi harekete geçmeye sevkeden nedir?
* Nedenlerden biri, İspanya hükümetinin yoğunlaşan baskılarıdır. NATO ve AB gibi kuruluşlarda "müttefik" ve "ortak" durumundaki iki komşu ülkenin birbirine yardımcı olması gerektiğini, Fransız yetkilileri gayet iyi anlıyor. Günümüzde terörizmle mücadele, bu karşılıklı yardımlaşmanın en önemli alanlarından biri. İspanya'nın "terörist" saydığı militanlara, Fransa'nın başka gözle bakması mümkün değil...
* Fransa'yı ETA'ya karşı cephe almaya ve son olarak 6 elebaşısını tutuklamaya sevkeden ikinci neden, bölücü akımın kendi topraklarına da sıçrayacağı kaygısıdır. Son zamanlarda Fransa'nın İspanya sınırına yakın kendi Bask bölgesinde bu yönde bazı kıpırdamalar görülmeye başladı. Oradaki Bask militanları da otonomiden bağımsızlığa kadar varan "milliyetçi" görüşler savunuyorlar. Hatta Bask kökenli İspanyollarla Fransızların birleşip "Büyük Bask Devleti"ni kurmayı hayal ettikleri açıkça söyleniyor.
Kısacası Fransızlar ETA'lıları yakalamakla, hem İspanya ile işbirliği - ve kader birliği - içinde olduklarını göstermiş bulunuyorlar; hem de kendi topraklarındaki Bask milliyetçilerine "burada böyle şey olmaz" mesajını - ve de gözdağını - vermiş oluyorlar...
* * *
BU olayla, bizdeki PKK olayı arasında ilginç benzerlikler var.
* ETA sınırın iki tarafını kullanıp, komşu Fransa'ya sığınarak eylemlerini sürdürmeye çalıştı... PKK bunu sadece bir değil, birkaç komşu ülkede yaptı: Suriye, Irak, Yunanistan... (Ve ayrıca Güney Kıbrıs'tan Avrupa'ya kadar uzanan daha birçok ülke)...
* Fransa başta işi vurdumduymazlığa getirdi, Madrid'den gelen sese pek kulak vermedi. Ama sonunda sağduyu ve iyi niyet hakim oldu. Paris harekete geçti... Türkiye de başta Suriye'ye PKK ve Apo'ya karşı harekete geçmesi için sayısız girişimde bulundu. Şam bu sese kulaklarını tıkadı. Ta ki Ankara gürleyinceye kadar. O zaman Suriye Öcalan'ı kovdu, PKK'yı başından attı...
* Aynı durum Irak'la - Kuzey Irak'taki Kürt güçleri ile - tekrarlandı. Bu güçlerin PKK'lıları barındırmaması için, Türk ordusu zaman zaman sınır - ötesi operasyonlar yapmaya mecbur oldu...
* Ve şimdi de Yunanistan. Ankara Atina'ya, bütün olup bitenlerden sonra, "PKK teröristlerini desteklemekten vazgeçin" uyarısını tekrarlayıp duruyor...
Eğer bu saydığımız ülkeler, PKK konusunda, Fransa'nın şimdi ETA için yaptığı gibi hareket etseydi ve Türkiye ile dostça işbirliğine yanaşsaydı ne terör böyle tırmanırdı, ne Apo olayı büyürdü, ne de bu komşularla ilişkiler gerginleşirdi...
Gene de Fransa - İspanya işbirliğinden örnek almak için zaman tamamen geçmiş değil henüz...



Yazara E-Posta: skohen@milliyet.com.tr