Kuzey Irak’taki ve İspanya’nın Katalonya bölgesindeki bağımsızlık referandumları, bu iki ülkenin toprak bütünlüğünü korumakta nasıl zorlandıklarını gözlerin önüne seriyor.

Bu iki olay, halkların “kendi geleceklerini tayin etme hakkı”nı elde etmek gerekçesiyle girişilen ilk hareketler değil. Son zamanlarda dünyanın birçok yerinde benzer sarsıntıların cereyan ettiği görülmüştür.

Asıl ilginç olan husus, Avrupa’da da eski köklü devletlerin toprak bütünlüğünü korumakta zorlanmalarıdır. Açıkçası, Asya’da ve Afrika’da kolonyal dönemin miras bıraktığı kaypak ve kırılgan siyasi yapıya sahip ülkelerin bölünmesi veya toprak bütünlüğünü sürdürmekte zorlanması doğal karşılanabilir. Ama bu gibi olayların “eski kıtada”, deyim yerindeyse, rüştlerini ispat etmiş ülkelerde görülmesi, toprak bütünlüğünü zorlayan faktörlerin çok yaygın olduğunu ortaya koyuyor.

Neden ayrılıyorlar?

Ulus-devletlerin toprak bütünlüğünü zorlayan hareketlerin başlıca nedenlerini şöyle özetleyebiliriz:

Ekonomik faktör: Bazı bölge halklarının merkezi otoriteden ayrılmak ve bağımsız devlet kurmak istemelerinde çoğu zaman bu bölgelerin ülkenin diğer kesimlerinden daha zengin ve müreffeh olması başlıca rol oynuyor. Katalonya bunun son örneği. (Daha önce İspanya’da Bask bölgesinin de böyle bir çıkışı olmuştu)... Diğer bir örnek de Birleşik Krallık’ta İskoçya’nın 3 yıl önce giriştiği, ancak gereken çoğunluğu gerçekleştiremediği bağımsızlık referandumu. (Bugün bağımsızlık hareketi hâlâ canlı)... Diğer bir örnek Belçika’da Flaman bölgesinin Valonlardan ayrılmak istemesi... Aynı şekilde İtalya’nın Kuzey bölgesinin (Milano dahil) ayrılıp bağımsız olmayı düşlemesi... Genelde bütün bu bölgelerde insanlar ekonomik üstünlüklerini korumak amacıyla bağımsız olmak istiyorlar.

Siyasi faktör: Son yıllarda bağımsızlık akımının yayılmasında, “mikro-milliyetçilik” diye tanımlanan faktörün geniş payı var. Homojen olmayan ülkelerde, ırk, din, mezhep, kültür farklarından kaynaklanan “kimlik duygusu”nun giderek güçlendiği görülüyor. Bu hareketler merkezi otoritenin zayıf olduğu hallerde başarılı da olabiliyor. Örneğin Tito’dan sonra Yugoslavya’nın dağılması gibi... Bir ara Bosna-Hersek’te “mikro-milliyetçi” hareket yeni devletin toprak bütünlüğünü tehlikeye düşürmüştü...

Etnik veya dinsel farklılıklardan kaynaklanan ayrışmalar Asya ve Afrika ülkelerinde -siyasi yapılarının daha zayıf olmasından dolayı- daha çok görülüyor.

Çözüm ne?

Toprak bütünlüğünü zorlayan faktörler karşısında özellikle Avrupa ülkeleri çözümü diyalog ve müzakereyle uzlaşmakta aramışlardır. Bu da ayrılmak isteyen bölgelere özerklik vermek, hatta federal bir sistem içinde belirli imtiyazlar tanımak suretiyle gerçekleşiyor. İspanya’da daha önce Bask bölgesinde (ya da Birleşik Krallık’ta Kuzey İrlanda’da) olduğu gibi...

Bakalım Katalonya olayında da öyle olacak ve İspanya sonunda toprak bütünlüğünü sürdürebilecek mi?