Türkler Somali’yi geleceğe hazırlıyor

Somali denince akla ilk gelen şey, insanların açlıktan öldüğü veya sefalet içinde kıvrandığı, deniz haydutlarının gemiler kaçırdığı, kanunsuzluğun hüküm sürdüğü bir diyar...
Gerçekten Kara Afrika’nın bu “bahtı kara” ülkesi, yıllardır maruz kaldığı felaketler ve sıkıntıları ile biliniyor. Dünya Somalilileri, siyah kıtanın en yoksul ve talihsiz insanları olarak tanıyor...
Geçen hafta sonu İstanbul’da düzenlenen bir konferansta konuşan Somali Başbakanı Muhammed Ali, uluslararası toplumun bu algısını anımsattı, ama geleceğe ilişkin bir vizyon da ortaya koydu.
Şöyle konuştu Somali lideri: “Somali yalnızca haberlerdeki aç insanlardan, korsanlardan ya da aşırı dincilerden ibaret değil. Somali çeşitlilikleri ve tarihi mirası olan, zengin topraklara sahiptir. Ben ekonomisi güçlü, modern altyapıya sahip bir Somali hayal ediyorum”...
Elliden fazla ülkenin üst düzey temsilcilerinin (ve BM Genel Sekreteri’nin de) İstanbul’da katıldığı iki günlük toplantının başlığı bir bakıma Somali Başbakanı’nın vizyonunu yansıtıyor: “Somali’nin Geleceğini Hazırlarken, 2015 için Hedefler”...
* * *
Evet, Somali’nin yıllardan beri içinde bulunduğu kaotik durumdan kurtulması için şimdi uluslararası çapta büyük bir çaba var. Ülkenin baştan yapılanması ve çağdaşlaşması için bir plan, bir yol haritası da mevcut. Bunun üç yıla kadar gerçekleşmesi hedefleniyor.
Ama arada daha kısa vadeli hedefler de var. Örneğin 20 Ağustos 2012, takvimde önemli bir dönüm noktası. O tarihe kadar -yani 3 ay içerisinde- Somali’de yeni bir anayasa hazırlanacak, parlamento ve cumhurbaşkanlığı seçimleri yapılacak...
Bunlar Somali’de sıradan olaylar değil. Unutmayalım ki bu ülkede 1991’de Başkan Said Barre’nin devrilmesiyle sonuçlanan darbeden sonra, özgür seçimler yapılamamış. Somali’de uzun bir süreden beri “geçici bir yönetim” bulunuyor.
* * *
Kısa vadeli yol haritası Somali’yi daha temsili bir rejime doğru götürecek. Yeter ki bu 3 ay içerisinde planlanan işler kazasız belasız tamamlanabilsin.
Somali bir kısır döngünün içinde. Ülke açlık dahil, çok ciddi ekonomik sorunlarla karşı karşıya. Altyapısı -hatta doğru dürüst yolu bile- yok. Bu sıkıntılarının yanı sıra, bir de çok ciddi güvenlik sorunları mevcut. El Kaide bağlantılı radikal İslamcı bir örgüt olan El Şabab, ülkede terör estiriyor. Güney bölgesine hâkim olan örgüt zaman zaman başkent Mogadişu’yu da tehdit ediyor. Dolayısıyla insanlar sadece açlıktan, sefaletten değil, terörden, kanunsuzluktan, yolsuzluklardan da muzdarip. Bütün bu sorunların üstesinden gelmek için güçlü bir yönetime ihtiyaç var. Ama şimdilik o da yok.
Bu durumda Somali Başbakanı’nın İstanbul’daki toplantıda dile getirdiği vizyon ve umut gerçekleşebilecek mi?
Belki uluslararası topluluk Somalililerle el ele verir ve aktif şekilde yardımcı olursa, bu olur. Nitekim son bir-iki yıl içinde durumun biraz düzelmesi de ancak böyle bir dış destek ile gerçekleşti...
* * *
Bu desteği sağlayanların başında Türkiye geliyor. Gerçekten Ankara Somali’ye her alanda yardım etmek konusunda büyük bir istek ve kararlılık gösteriyor.
İnsani yardım bunun sadece bir boyutu. Türkiye açlıkla mücadele için 300 milyon dolar gibi (pek çok ülkeden çok daha fazla) bir yardım sağladı.
Türk desteğinin diğer bir boyutu da, Somali’nin altyapısını geliştirmekle ilgili. Yüzlerce Türk halen Somali’de yol inşasından, sağlık ve eğitime kadar, birçok alanda büyük özveri ve cesaretle çalışıyor.
Reuters Haber Ajansı’nın önceki gün dünya medyasına servis yaptığı bir yazıda, Türkiye’nin Somali’de yaptıklarını uzun uzun anlatıyor ve özellikle bu zor ortamda çalışan Türklerin cesaretini ve azmini övüyor.
Yazının en dikkat çekici cümlesi de şu: “Başkalarının 20 yılda yapamadığını Türkler 8 ayda başarabildiler”...