Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın bu hafta Yunanistan’a yapacağı ziyaretin en anlamlı yanı, bunun bir Türk liderinin 65 yıldan beri komşu ülkeye gerçekleştireceği ilk resmi gezi olmasıdır.

Bundan önceki Atina ziyareti, Kasım 1952’de, dönemin Cumhurbaşkanı Celal Bayar tarafından yapılmış ve bu da Türk-Yunan ilişkilerinde yeni bir sayfa olarak kaydedilmişti.

Ne var ki 1960’larda, özellikle Kıbrıs krizi nedeniyle, ilişkiler bozulmuş, hatta zaman zaman iki ülke bir çatışmanın eşiğine dahi gelmiştir.

Yıllar boyunca Ankara ile Atina arasında soğuk ve gergin bir hava esmeye devam etmiş, ancak 1990’larda Dışişleri Bakanı İsmail Cem’in Yunanlı mevkidaşı Yorgo Papandreu ile kurduğu yapıcı diyalog, iki ülkeyi yeni bir anlayışla birbirine yakınlaştırmıştır. Bu konsept her şeyden önce halklar arasında dostça temasların kurularak bir güven ortamının yaratılmasını ve bunun katkısıyla siyasi anlaşmazlıkların halline çalışılmasını öngörüyordu.

Daha sonraki yıllarda da uygulanan bu strateji gerçi mevcut ihtilafları çözmedi, ama genelde iki ülkenin daha normal ilişkiler kurmasına imkân verdi.

Eski sorunlar

Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın ziyareti ilişkilerin düzelmesi ve dostluğun bir adım daha ileriye götürülmesi için tarihi bir fırsat oluşturuyor.

Şu sırada böyle bir ziyaretin gerçekleşmesi, iki tarafta da bu yönde bir irade ve beklentinin bulunduğunu gösteriyor.

İki komşu ülke ilişkilerinin, bu gibi resmi ziyaretlerde liderlerin kullandığı olumlu üsluba dostça sözlere ihtiyacı vardır. Bu zaman zaman sert ve mantıksız çıkışlar yapan fanatik unsurların marjinal düzeyde kaldıklarını gösterecektir.

Evet, iki devlet arasında çözüm bekleyen çok mesele var. Bunların büyük kısmı kronikleşmiş sorunlar: Kıbrıs, Ege’de kıta sahanlığı, hava sahası ve karasuları konusundaki anlaşmazlıklar gibi... Atina’daki görüşmelerde kuşkusuz bunlar ele alınacak. Ege meselesinde yıllardır süren “istikşafi müzakereler”e yeni bir ivme kazandırmak için bir adım atılabilir. Kıbrıs için olası ortak çabalar konusunda bir zemin oluşturulabilir. Ama aslında bu ziyaretten, saydığımız anlaşmazlıkların çözümüne ilişkin somut sonuçlar beklememek lazım.

Yeni umutlar

Yukarıda sıraladığımız kronik sorunlara son zamanlarda konjonktürel yeni konular eklenmiştir: Terör ve göç meseleleri gibi... Bu alanda daha sıkı bir işbirliğine ihtiyaç vardır. Ankara açısından başlıca beklentilerden biri de Atina’nın FETÖ’cülerin iadesi konusunda işbirliği yapmasıdır.

Bu ziyaretten ekonomiden ticarete ve enerjiye kadar çeşitli alanlarda yeni işbirliği imkânlarının ortaya çıkması beklenebilir.

Ancak Erdoğan’ın bu ziyaretinden beklenmesi gereken esas sonuç, karşılıklı iyi niyet ve güven ortamının sağlanmasıdır.

65 yıllık bir aradan sonra yapılacak olan bu resmi ziyaret, bunun gerçekleşmesi için tarihi bir fırsat sayılmalıdır.

Etiketler