Mesaj ifşa etme sanatı

26 Ocak 2020

Ünlülerin çapkınlık mesajları bir bir ifşa edilirken akla şu soru geliyor: “Hoşlandığımız kişiyle nasıl iletişime geçeceğiz? Güvercin uçurarak mı?”Âdettendir, hoşlandığımız çocuktan mesaj geldiği zaman ekran görüntüsünü alıp WhatsApp’taki kız gruplarımızla paylaşırız: “Ben ne cevap yazayım?”, “Bu ne demek istemiş tam olarak?”, “Hangi emoji uygun olur?” yolunda bitmek bilmez sorularımızı ortaya atar ve gelen yorumlar ışığında bir aksiyon alırız. Yani özelden atılan mesaj halka açılır, anonim olur, nesiller boyunca elden ele dolaşır gider. Bugün, bu köşenin konusu kötü niyetli mesajlar değil, safi çapkınlık mesajlarıdır canlarım.

Kişisel bilgi dolaşımı
Günümüz dünyasında hiçbir şey gizli değil. Kimlik numaramızdan kalp atışımıza, fotoğraflarımızdan ajandamıza her bilgi, birilerinin elinde. Hele telefon numaramız? Zıttırık Butik, Numan Döner, Kunter İnşaat’tan gelen, cinnet geçirme garantili, bitmek bilmez SMS’ler gökten inmiyor herhâlde! Korkunç bir kişisel bilgi dolaşımı var etrafta. Hâl böyleyken, DM’den atılan “Bu kadar güzel olmak zorunda mısın?” tadında mesajların ortalığa saçılmayacağını düşünmüyorsunuz umarım. Tamam, ünlüler de insan, birilerine yürüme özgürlükleri var ama onlar da bu kafalara gelmeli ki ertesi sabah manşette ifşa mesajlarını görüp şok olmasınlar. Millet boşuna Tinder kullanmıyor. “WhatsApp’tan, DM’den yazıp başkalarının telefonlarına meze olacağıma girerim mis gibi Tinder’a, sessiz sedasız takılırım” diyorlar.



Yazının devamı...

JLO’nun Oscar’ı başka bahara

19 Ocak 2020

Bu yılın en iyi film kategorisindeki Oscar adayları, erkek egemen yapımlardan seçilmiş. Bu konu en çok “Hustler” filmiyle Oscar hayali kuran JLO’nun canını acıtmış olsa gerek

Jennifer Lopez’in başrolünü oynadığı, Wall Street’de bir zamanlar striptiz yapan Ramona’nın (Samantha Barbash) gerçek hikâyesinden uyarlanan “Hustler” isimli film, eleştirmenlere göre JLO’ya Oscar adaylığı kesin getirecekti. Yani, en azından dedikodular bu yöndeydi. Hatta bir radyo programına katılan JLO, program sunucusunun, Oscar iddialarıyla ilgili sözleri üzerine göz yaşlarına boğulmuştu. Geçen hafta başı açıklanan Oscar adaylıklarında ise “Hustler”ın ismi bile geçmedi. Dedikoducular bu kez diyorlar ki, “Elli yaşındaki sanatçının tepesinden ateş çıkıyormuş, duruma feci içerlemiş!”

Aktris değil celebrity

2020 Oscar’larının en iyi film adayları geçen hafta başı açıklandı: “Once Upon a Time in Hollywood”, “Parasite”, “The Irishman”, “Jojo Rabbit”, “1917”, “Joker”, “Marriage Story”, “Little Women” ile “Ford v Ferrari”... Şu filmlerin içinden bir tek “Little Women”da kadın egemenliği var; hadi biraz da “Marriage Story” diyelim. Diğerleri âdeta testosteron deposu. Hâl böyleyken JLO’nun oynadığı “Hustler” güme gitmiş. “JLO bir aktrisden çok, bir celebrity” yorumları ayyuka çıkmış. Hatta film güme gitmekle kalmayıp filmin yapımcısı STX stüdyosuna kırk milyon dolarlık dava açmış gerçek Ramona (yani Samantha). Özetle bu yıl JLO için pek neşeli başlamamış.

Kadın sesi nerede?

“Oscar alacağım diye Leonardo di Caprio’nun bile saçları ağardı. Neden JLO Oscar’a bu kadar takık?” diye sormayın lütfen arkadaşlar. Oscar bu, ötesi yok! Tuhaf olan, Reese Witherspoon gibi isimler, kadın egemen yapımlar için dişini tırnağına takıp çalışırken, ortalık taciz davası kaynarken, tüm dünyadan yükselen bir kadın sesi varken, Akademi’nin bunu göz ardı etmesi. En azından şu adayların yarısını erkek, yarısını kadın egemen filmlerden seçin, değil mi sayın Akademi üyeleri? Bakınız, son dönemin hit dizisi, televizyon dünyasındaki tacizi anlatan, The Morning Show’un yaptığı sükseye? Bizim bu tarz işlere, bu tarz kadınlara her zamankinden daha çok ihtiyacımız var. Yani, hakemin gözüne gözlük!

Son çırpınışlar

Yazının devamı...

2020 FLÖRT TRENDLERİ

29 Aralık 2019

Yeni yıla girmeye sayılı gün kala, 2020’nin flört metotlarını masaya yatırmak istedim ki kimseler kalbimizi kıramasın

2019’da ilişki literatürümüze giren “catfishing”, “ghosting”, “breadcrumbing” gibi trendleri hatırlarsanız köşemde detaylı bir şekilde paylaşmıştım fakat gönül işleri hız kesmiyor ki şekerim! Yeni yıl aşk hayatımız için yepyeni kavramları da beraberinde getiriyor. Mercekleri çıkaralım, inceleme başlasın.

CAUSE-PLAYING

İlişkiniz bitmiş, gitmiş, tarihin tozlu sayfalarına gömülmüş fakat o da nesi, ex’iniz sizi arıyor. Peki pişmanlıktan mı, size geri dönmek için mi? Alakası yok. Bir hayır işi için maratona katılıyormuş da, sizin desteğinize ihtiyacı varmış. Story’de paylaşsanız olurmuş, maratona gelirseniz süper olurmuş. He evet kesin gelirim. Bir sonraki hayatımda.

DOGFISHING

Bakın hepsinin içinde en kalleş trend bu. Sırf sosyal medyadan kısmet düşürmek için el alemin tatlış köpeğini ödünç alıp foto çektiriyor, hatta fotonun altına #satınalmasahiplen hashtag’i koyuyor. Siz de fotoyu görünce dayanamayıp “Ayy nasıl minnoş bi şey bu” şeklinde bir mesaj atarak oltaya takılıyorsunuz.

DIAL-TONING

Ghosting’in (muhabbet iyi giderken ansızın ortadan kaybolma) bir tık daha manyağı. Karşı taraf sizinle aşırı ilgileniyor, telefonunuzu alıyor, arayacağını söylüyor, siz yükseliyorsunuz derken... Ne bir ses ne bir nefes.

Yazının devamı...

Dinleyen değil, anlatan

22 Aralık 2019

Bu haftaki yazım “Ortada fol yok, yumurta yok, bunlar neden boşanıyor?” diyenlere gelsinBir taraf iyi bir dinleyici, diğer taraf iyi bir anlatıcıysa, her ilişki öyle ya da böyle bir noktaya kadar sürer çünkü zıtlıklar aşkı besler. Kırılma noktası ise, dinleyici olan tarafın artık anlatmak istemesidir. Bir uyanıştır bu; anlatanı şok eden bir uyanış. Netflix yapımı “Marriage Story” de iyi bir dinleyici ile (Scarlett Johansson) iyi bir anlatıcı (Adam Driver) arasındaki çekişmeli boşanma sürecini ele almış.

“Tüm ödülleri toplayacak bir sanat filmiyim ben” edasıyla çekilmiş, büyük repliklerle bezenmiş “Portrait de la Jeune Fille en Feu” (Alev Almış Bir Genç Kızın Portresi), bana aradığım gerçekliği veremedi diyordum ki imdadıma “Marriage Story” (Evlilik Hikayesi) yetişti. Woody Allen yapıtları havasında geçen, son derece iyi yazılmış, gerçekçi oynanmış bu hikayenin altında Noah Baumbach’ın imzası var. Ve son dönem boşanmalarının sebebi olan “Kendi kanatlarımla uçmak istiyorum” cümlesini mükemmel bir şekilde ekrana taşıyor.

Yirmili yaşlarda evlilik

Süt liman gider gözüken bir evlilikte, hem de ortada bir çocuk varken neden boşanmak ister insan? Etrafıma baktığımda genel sebebin erken yaşta yapılan evlilikler olduğunu görüyorum. Yani çiftler 20’lerinin başında evleniyor, çocuk sahibi oluyor ve ilerleyen yıllarda “İçimde şu ukde kaldı” diye hayıflanıyor. Etrafa baktıklarında kariyer yapanları, dünyayı gezenleri, kendini yaşayanları gördüklerinde de diyorlar “Neden bu ben olmayayım?” “Marriage Story”de Scarlett’in hayat verdiği karakter de benzer bir model. Yıllarca eşinin kanatlarının altında yaşamış. Evlerini, yaşayacakları şehri, yapacakları işi hep eşi seçmiş. Kadın da dinlemiş dinlemiş, bir noktada patlamış.

Yazının devamı...

“Evleniyorum. Bu da tektaşım!”

15 Aralık 2019

Evlenmek üzere olan kızımız, tektaşını objektifin odağına sabitliyor ve çıkırt! Gelin, 2019’da nişanlanan yabancı ünlülerin tek taşlarını inceleyelim

Geçtiğimiz hafta nişanlanan Emma Stone, “Evleniyorum. Bu da tektaşım!” pozunu paylaştığında nedense pek bir sevindik, Emma’yı seviyoruz, ondandır herhalde. Nişanı takiben, “Hiçbir zaman evlenmem ve bebek yapmam diyordum. Ve sonra yaşlandım, gerçekten evlenmek ve çocuk yapmak istiyorum” şeklinde bir beyanda bulunan sevimli oyuncu, yazar ve yönetmen nişanlısı Dave McCary ile 2016’daki Oscar töreninde tanışmıştı. İki sene sonra da bum! Tektaş bir klasiktir. Fakat Emma Stone, Yoshinobu Kataoka tasarımı, küçük pırlantalarla çevrelenmiş inci bir tektaşla dünya evine girmeye hazırlanıyor. Yüzüğün tahmini fiyatı ise 40 bin dolar. Peki 2019’da nişanlanan diğer yabancı ünlülerin yüzükleri ne alemde dersiniz?

ELALEM NE ALEMDE?

Şarkı sözü yazarı Matthew Koma ile iki yıllık birliktelikten sonra nişanlanan Hillary Duff’ın tektaşı üç karat büyüklüğünde ve fiyatı 45 bin bin dolar civarı.

Arnie’nin kızı Katherine Schwarzenneger, 13 Şubat’ta nişanlandığı oyuncu sevgilisi Chris Pratt, kızımıza beş karatlık ve yaklaşık 150 bin dolarlık bir kaya parçası armağan etti.

Canımız Scarlett Johansson’a, Saturday Night Live’ın yıldızı Colin Jost’un hediye ettiği tahmini 9 karatlık yüzüğün fiyatının 400 bin dolar olduğunu söyleniyor.

Yüzüklerin yıldızı JLO, New York’un eski Yankee’si Alex Rodriguez’den 15 karat civarında bir yüzük aldı. Tahmini fiyatı 1.4 milyon dolar. 

Takvimler geçtiğimiz 14 Şubat’ı gösterdiğinde, yakışıklı oyuncu Orlando Bloom, çılgın şarkıcı Katy Perry’ye pembe çiçek motifli, yaklaşık 4 karatlık, yakut bir yüzük hediye etti. Fiyatının 500 bin dolarla 2 milyon dolar arası olabileceği söyleniyor.

Yazının devamı...

E-BEBEĞİM EEE!

8 Aralık 2019

Imperial Collage Business School’un yaptığı araştırma, 2030’dan itibaren doğacak bebek ebeveynlerinin yüzde 40’ının online platformlarda tanışacağını gözler önüne serdi

Dijital dünyanın ortaya çıkardığı online arkadaşlık, kriterlerimize uygun kişileri bulmamızı kolaylaştırdı. 21. yüzyılda aşkı bulmanın yeni dönemi resmi olarak başlıyor. Önümüzdeki 10 yıl içinde doğan bebeklerin yüzde 40’ı e-bebek olacak. 2030’a geldiğimizde ise ilişkilerin neredeyse yarısı online başlayacak” diyor  Dr. Paolo Taticchi. Kendisi Imperial Collage Business School’un araştırma ekibinin başında görev alıyor. Ne dersiniz, bizlere iyi haber mi veriyor, kötü haber mi?

ONLINE OLGUN AŞKLAR

Nerede o kafede göz göze bakışırken, köşeyi dönüp çarpışırken, arkadaş ortamında kikirdeşirken tanışmalar? Yeni dünya düzeni istesek de istemesek de gümbür gümbür geldi ve aşk hayatımızın metodolojisini de değiştirdi. Örneğin, İngiltere çıkışlı eharmony isimli online arkadaşlık sitesinin tespitlerine göz atalım: Geçtiğimiz 10 yılda, 18-64 yaş arası kişilerin internet kullanımları ikiye katlanmış. Online arkadaşlık yapan kişilerin yüzde 52’si akıllı telefondan, geri kalanlar da masa üstü bilgisayardan olaya giriş yapıyormuş. Özellikle 55-64 yaş arası kullanıcıların online arkadaşlık serüveninde yüzde 30’luk bir artış varmış. Ve 2007’den bu güne, arkadaş grubu ve iş arkadaşları arasında aşk yaşanma oranı yüzde 18’den yüzde 12’ye düşmüş.

AİLEYLE YAŞAMAK “IN”

Bir başka online arkadaşlık sitesi, Badoo’nun yaptığı son araştırmaya göre bu tarz platformlarda aşk arayanların en çok önem verdiği iki kriteri açıklayayım: Güven ve aileyle yaşamak! Buyurun buradan yakın. Yahu hani hayatta tek tabanca mücadele etmek makbuldü? Hani koca insan olup da halen ailesinin dizinin dibinde yaşayanlara “Bu neden böyle ki?” diye bakılıyordu? Demek ki online’lık seviyesi arttıkça gelenekselcilik de artmış. Aileyle beraber yaşamak, karşı tarafa bir çeşit güven aşılıyor olmalı.

PEKİ NE DEĞİŞECEK?

Yazının devamı...