İfşa zamanı

Sosyal medya üzerinden gelen terbiye sınırını aşan mesajlar artık tek tek ifşa ediliyor. Onlar utanmıyorsa, biz neden utanalım?

Dilinin kemiği yok deyişi, sosyal medyayla birlikte form değiştirdi ve “Elinin kemiği yok”a dönüştü. Çünkü herkes fütursuzca aklına ilk gelen yorumu yazmaya başladı. Tabii bu yazdıklarını o kişinin gözlerinin içine bakıp söyleyemezler, yazmak daha kolay. Lakin unutmayalım ki, söz uçar yazı kalır. İşte bu tarz terbiye sınırını aşan mesajlar da ünlülerimiz tarafından tek tek ifşa ediliyor çünkü neden edilmesin?

İFŞA EDİLMEKTEN ZEVK ALANLAR
Benim aklıma takılan konu ise, bu tarz mesajları, yorumları yazan kişilerin ruh halleri. Bu kişiler sadece dikkat çekmenin peşinde olmasın sakın? Çünkü öyle olmasalar cesaret şerbetinden içip böylesi bir harekete girişmezler. Sonuçta sosyal medya hepimizin gözü önünde olan bir yer, eninde sonunda kabak gibi ortaya çıkar gerçekler. Peki o zaman bu kişilerin ifşa edilmekten zevk aldığını, hatta sırf bunun için kendilerini cengaver gibi ortaya attıklarını söyleyebilir miyiz? Yani kısa süreli de olsa dikkate alındıklarını ve hatta ünlü olduklarını düşünüyor olabilirler. Biliyorsunuz zaman, ünlü olma zamanı. Takipçi kazanma, hakkında konuşulma, beğeni rekoru kırma zamanı. İçeriğin pek de bir önemi yok, ünlü olunsun yeter.

BEN OLMAYI YANLIŞ ANLAMAK

Aslında işin özü, kimsenin kendinden başka kimseyi düşünmüyor olması. Varsa yoksa “ben”. “Ben istediğimi yapayım da gerisi size kalmış” cümlesi kara bir bulut gibi dolanıyor başımızın üzerinde. “Ben” olmayı yanlış anladık sanırım. Çünkü sensiz bir ben asla olamaz.

SENDEN N’ABER?

“Gossip Girl”ün üzgün çocuğu Penn Badgley’in ortalığı kasıp kavuran dizisi “You”’nun ikinci sezonu 26 Aralık’ta ekranlarda olacak. Caroline Kepnes’in 2014’te yazdığı aynı isimli romanından uyarlanan dizinin devamı, yine aynı yazarın 2016’daki “Hidden Bodies” isimli romanından çekildi. Sosyal medyanın bu denli çılgın ve tehlikeli bir sirk olacağını öngören Kepnes ile yüz yüze konuşmayı, bünyelerde kaybolup giden utanç duygusu hakkındaki düşüncelerini dinlemeyi çok isterdim çünkü son derece fütüristik bir roman yazmış. Kepnes keşke şunlara cevap verse, bu fütursuzlar gelecekte ne yapacak? Yine bu denli cesur olabilecekler mi yoksa toplum bunları linç edip yok mu edecek sonunda?

Haftanın güzellikleri

Tartuffe: Beyti Engin’in “Tartuffe” isimli oyununu acil bir sebepten kaçırmıştım ne yazık ki. Hande Kazanova’nın TV programında karşılaştık Beyti Bey ile. En yakın Tartufffe, 27’sinde, Baba Sahne’de oynanacakmış, ben kesin orada olacağım.