‘Merkez’ koridoru kapatmaz

Merkez Bankası, salı günü enflasyon raporunu açıkladı. Merkez ilk çeyrekte 7.3 olarak gerçekleşen enflasyon rakamının beklentilerin üzerinde olduğunu vurguladı. Ancak bundan sonraki dönemde emtia fiyatı beklentilerinde aşağı yönlü bir güncelleme yapıldığı için bu iki unsurun birbirini dengelemesi ve sene sonu enflasyon tahmininin değişmeyerek 5.3 olması bekleniyor.
Başkan Erdem Başçı, bundan sonraki dönemde konuşulması gereken aracın kısa vadeli tarafta politika faizi olacağını belirtti. Nisan ayındaki toplantı sonrasında Merkez politika faizini 50 baz puan indirirken faiz koridorunda asimetrik bir duruş sergilemek yerine alt ve üst sınırı politika faizi ile orantılı olarak 50 baz puan düşürmüştü. Başçı’nın son açıklamaları bu duruşun bundan sonraki dönemde de devam edeceği sinyalini verirken piyasalarda “koridor sistemi sona mı eriyor?” sorusunu dile getirdi.
Koridor ve ROM...
Kasım 2010 itibariyle uygulamaya konulan koridor sistemi uygulamasına göre sermaye akımlarının güçlüyken koridorun alt bandı indirilerek hem faiz belirsizliği arttırılabiliyor hem de oynak bir yapıya sahip olan sıcak para girişi önleniyor. Sermaye akımları zayıfladığında ise koridor üst sınırı yukarı doğu genişletilip sıcak para girişi dengelenerek kurdaki ve kredilerdeki oynaklığı azaltmak hedefleniyor.
Grafikte Ekim 2011 sonrasında üst sınırda görülen artış euro bölgesindeki sorunların derinleşmesi ve enflasyondaki hızlı yükselişe istinaden gerçekleştirilen bu tür bir para politikası uygulamasını gösteriyor.
Şekilde göze çarpan bir diğer unsur ise Ekim 2011’den sonra faiz koridorunda görülen daralma. Bu noktada Eylül 2011’de uygulamaya sokulan Rezerv Opsiyon Mekanizması (ROM)’un etkisini görüyoruz.
ROM bankalara zorunlu karşılıklarını döviz ve altın cinsinden tutma imkanı sağlayan bir sistem. Buna göre, sermaye girişi hızlandığında yabancı para kaynakların maliyeti düşeceği için ROM kullanımı artarak dövizler Merkez de tutuluyor. Bu şekilde TL’deki değerlenme baskısı ve kredi artışı kontrol ediliyor.
Sermaye girişi azaldığında ise ROM kullanımı azalarak TL talebi artıyor. Yani gerek ROM gerekse faiz koridoru kur ve kredilerdeki oynaklığı gidermek için kullanılabiliyor.
Hızlı hareket imkânı
ROM’un devreye girmesinden sonra koridorun giderek daraltılması Merkez’in kullandığı araçlarda zaman içinde bir değişikliğe gidildiğine işaret ediyor. Ancak bence bu koridor sisteminin sona ermesi anlamına gelmiyor.
Bunun da iki sebebi var. Birincisi ROM halen inşa halinde olan bir araç. Otomatik dengeleyici olarak işleyebilmesi için bankaların bu haklarını sonuna kadar kullanmamaları gerekiyor ki sermaye hareketlerinde ani bir değişim olduğunda ROM haklarını arttırma ya da azaltma esneklikleri olsun. Son enflasyon raporunda ROM kullanım oranının yüksek olduğu ve dolayısı ile kurulum sürecinin henuz tamamlanmadığına dikkat çekiliyor. Yani ROM’un ince ayarlarının tamamlanması için halen bir süre gerekiyor.
ROM ve koridor sistemi birbirlerine tamamen alternatif araçlar değil. Koridor genişliği kredi-mevduat faizi farkını belirleyerek kredi büyümesini direk etkiliyor. Ayrıca küresel koşulların hızlı değiştiği ortamlarda geniş bir koridor Merkez’e hızlı hareket imkanı sağlıyor. Bu durumda Merkez Bankası şu anda bir ihtiyaç görmese de eğer küresel sermaye oynaklığında bir artış ya da kredi büyümesinde bir tehdit görmesi durumunda yeniden koridoru kullanabilir.