Yabancı Yatırımcıların Türk Girişimlerine İlgisi Artıyor

22 Mart 2019

Türkiye’de geçtiğimiz sene girişimlere yapılan yatırımların ciddi şekilde düştüğünden bahsetmiştim. Bunun ekonomik konjonktür ile çok ilgili olmadığından da bahsetmiştim. Bazı fonların sürelerinin dolmuş olması ve geçen sene kurulan kurumsal fonların da yatırımlara henüz başlamamış olması geçen seneki yatırım miktarlarının düşmesindeki en büyük sebeplerdi.

Etrafımdaki kişilerden bu aralar en çok duyduğum sorulardan biri ise “Yabancı yatırımcı Türk girişimlerine ilgili mi ? Kaçıyorlar mı yoksa daha çok mu ilgilenmeye başladılar?” gibi sorular sıkça karşıma çıkmaya başlamıştı. Bunun cevabını araştırmak için önce son beş yıldaki yatırım adetlerini ve oranlarını inceledim. 2018 yılı enteresan bir şekilde son 5 yılda en çok yabancı yatırımcının dahil olduğu yıl olmuş. Her 6 erken aşama yatırımdan 1’ine yabancı yatırımcı da para koymuş. Yüzde olarak söylersek 2018 yılındaki erken aşama yatırım turlarının %17.2’sinde yabancılar da var. Önceki senelere baktığımızda ise 2017’de bu oran %8.1, 2016’da %11 , 2015’te %12.1, 2014’te %12.1 olarak karşımıza çıkıyor.

Geçtiğimiz sene bu kadar yüksek oran çıkmasını sağlayan yabancı yatırımcılar kimlerdi derseniz isimleri ise şunlar : Amadeus Capital, Aucfan, Beenext, Beenos, DAAL, DG Incubation, Dubai Angel Investors, Endeavor Cataylst, FJ Labs, IFC, MEVP, Monkfish Equity, Next Ventures, Pasha Holding, Rolf Schroemgens, sente.link, Sequoia Capital, Sterk, Vostok Emerking Finance, Wamda Capital ve Wassim Matar. Bu isimleri en azından yatırım ararken aklınızda tutmakta yarar var. Belki bir sonraki yatırımları sizin girişiminize olabilir.

Peki yukarıda adı geçen bu yatırımcılar hangi ülkelerden derseniz; Amerika, Almanya, Azerbaycan, Birleşik Arap Emirlikleri, Hindistan, İsveç, Japonya, Romanya, Sinagapur karşımıza çıkıyor. Fransa, İspanya, İtalya gibi ülkelerden yatırımcılar geçen sene ülkemizdeki girişimlere yatırım yapmamış. O ülkelerden nasıl yatırımcı çekilir o konuda uzun uzun düşenmek, üzerine tartışmak gerekiyor. Mevcut bize yatırım yapan ülkelerden de Almanya ve İngiltere’den çok daha büyük yatırımlar çekmemiz gerekiyor.

En aktif yabancı yatırımcıları incelediğimizde ise yatırımcıların çoğu Orta Doğu’dan. Wamda ve Middle East Venture Partners (MEVP) Türkiye pazarı ile en çok ilgilenen yabancı yatırımcılar.

Geçtiğimiz sene girişimlerin satışları anlamında çok iyi bir sene olduğunu söylemiştim, bu sene de girişim satışları anlamında çok iyi başladı. Satışların sayısı ve miktarı arttıkça yabancı yatırımcıların ilgisi artacaktır hatta şu anda bir çok yatırımcının ajandasına da girdik. Bu ilgiyi sıcak tutmak, artırmak için ülke ülke gezip oradaki yatırımcıların dikkatini çekmemiz şart. Oradaki yatırımcılara yatırım yaparlarsa Trendyol gibi Gram Games gibi daha bir çok güzel örnek çıkabileceğini iyi anlatmamız gerekiyor. Hatta belki de başarılı girişimlerimizin kurucularını da alıp onlarla beraber turlar düzenlemek gerekiyor. Biz yatırım alarak başardık, gelin Türkiye’deki diğer girişimlere yatırım yapın, onlar da bizim gibi 4-5 yılda çıkış yapsın, hem girişimcisine hem sizlere kat kat para kazandırsın demek gerekiyor.

2019 yıl diğer ülkere Türkiye’deki girişim ekosistemindeki güzel gelişmeleri anlatmak için güzel bir sene. Sevdiğim bir Çin atasözü var. "Bir ağaç dikmek için en iyi zaman 20 sene öncesiydi. İkinci en iyi zaman ise şimdi…” 5 yıl sonraki Trendyol’u, Gram Games’i, OpsGenie’i bulmak için en doğru zaman şimdi fakat sulamazsak hiç bir anlamı kalmıyor.

Yazının devamı...

Şubat ayında 3 girişime $0.3M Yatırım!

15 Mart 2019

Geçtiğimiz şubat ayında son 12 ayın en düşük yatırımı yapıldı. Genel merkezi Türkiye olan sadece 3 girişim (hisse bazlı) toplamda 300 bin dolar civarı bir yatırım alırken, Türklerin yurt dışında kurdukları 3 girişim 6.5 milyon doların üzerinde yatırım aldı. Türkiye’den bir girişim ise “convertible note” şeklinde finansman buldu. Tabi bunlar açıklananlar. İlerleyen haftalarda geriye dönük açıklananlar olursa da burada yine anlatırım.

212 ikinci fonundan yatırım yapmaya başladı fakat ilk yatırımları mart ayında açıklandığı için bu listede yok. Kurulmasını beklediğimiz ve şu anda Hazine’nin değerlendirme sürecinde olan TÜBİTAK 1514 programına başvurmuş 10 fondan henüz ses yok. Hazine süreci tamamlandıktan sonra oradan 4-5 fon gelirse önümüzdeki aylarda girişimlere yatırımlar tekrar hızlanır. Bu fonların kurulması ne kadar gecikirse girişim ekosistemi o kadar az yatırım alır bu sene.

Türkiye’deki Yatırımlar

Inooster

Oyunlas¸tırma ile motivasyon ve verimliligˆi arttırarak, s¸irketlerin belirledikleri hedeflere ulas¸malarını sagˆlayan bir platform olan Inooster Albaraka Türk’ün geçtiğimiz sene kurduğu yatırım fonundan yatırım aldı.

Kartoon3D

3 yaş ve üstü herkese Türkçe, İngilizce ve Almanca harf, kelime, sayı ve dört işlem hesaplarını öğreten, disleksi dostu bir arttırılmış gerçeklik tabanlı kutu oyunu olan Kartoon3D girişimi de Albaraka Türk’ün geçtiğimiz sene kurduğu yatırım fonundan yatırım aldı.

Viravira

Yazının devamı...

Türkiye’de Hem Kadın Hem de Girişimci Olmak

8 Mart 2019

Bugün 8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü. Başlıkta yazdığı gibi Türkiye’de hem kadın hem de girişimci olmak cümlesinin girişimci olmak kısmına sayfalarca yazı yazabilirim fakat kadın olmak kısmına yazmam imkansız. Ne kadar empati yaparsak yapalım, bunu en iyi anlatabilecekler kadınlar. Yine de istatistiklere bakarak birkaç yorum yapabilirim. Bu nedenle startups.watch’un bu hafta yayınladığı kadın girişimcilerle ve yatırımcılarla ilgili rapordan notlar paylaşayım istedim.

Türkiye’de 2010-2018 yılları arasında kurulmuş girişimlerin (teknoloji alanındaki) %13.6’i ile %17.6’sı kadın girişimciler tarafından kurulmuş. Genel ortalamaya baktığımızda ise bu oran %14 civarında. Tabi burada bir erkek ve bir kadın tarafından ortak kurulmuş girişimler de var.

Globaldeki rakamlara baktığımızda benzer oranlar var. 2010 yılında global ortalama %9 iken bu oran 2018 yılına gelirken %17’lere kadar çıkmış. Bu oranların tabiki daha çok artması ve %50 olması gerekiyor. Bunun için erkeklerin de kadınların da yapması gereken neler var bilmiyorum. Özellikle girişimci olmaya çalışan kadınlar sosyal medyadan bana problemlerini, zorluklarını yazarsa memnuniyetle burada ilerleyen haftalarda dile getiririm.

Girişimlere yapılan yatırımlara baktığımızda, kadın girişimcilerimizin aldığı yatırımlar %11 ile %61 arasında değişen oranlara sahip. Girişim ekosistemimiz tutar olarak da adet olarak da küçük olduğu için birkaç büyük yatırım tüm oranları değiştirebiliyor. Örneğin kurucusu kadın olan (Demet Mutlu) Trendyol’un aldığı büyük bir yatırım veya kurucularından biri kadın olan (Hande Çilingir) Insider’ın aldığı büyük bir yatırım bir anda oranları yükseltebiliyor. O yüzden oranlara çok girmiyorum.

2010-2018 yılları arasında kadın girişimciler en çok eticaret, pazar yeri, biyoteknoloji, bebek ve ebeveyn ile ilgili konularda girişim kurmuşlar. Özellikle bebek ve ebeveyn dikeyinde kurdukları girişimlerden aslında anne olduklarında yaşadıkları sıkıntıları çözmeye çalışıp girişimci oldukları sonucuna varabiliriz çünkü en büyük girişimler girişimcilerin kendi yaşadıkları problemlere çözüm üretirken çıkıyor.

Daha önceki yazılarımda son yıllarda yatırımlarda en büyük pasta payını yapay zeka, otonom araç, fintech gibi konular alıyor demiştim. Teknolojiye yönelen dünyada, kadın girişimciler özellikle bu konulara daha çok odaklanmalı ki pastadan daha çok pay alsınlar.

Geçtiğimiz sene Trendyol’un rekor bir fiyatla Alibaba tarafından satın alınması hem girişim ekosistemimiz için çok güzel bir haberdi, hem de Trendyol’un başında kadın girişimci olması açısından çok değerliydi. Yine benzer bir şekilde kurucusu kadın olan Insider girişiminin, Sequoia Capital’dan yatırım alması geçen senenin en güzel haberlerinden biriydi.

Girişim sermayeleri kadın girişimcilere yatırım yapıyor mu diye bakıldığında, 212 kurucusu kadın olan 5 girişime yatırım yapmış. Oran olarak da yaptığı tüm yatırımların %42’sine denk geliyor. Bu oran oldukça sevindirici.

Yazının devamı...

212 yatırımlara tam gaz devam ediyor!

1 Mart 2019

Bu hafta yeni fonları tanıtmaya devam ediyorum. Bu sayede girişimcilerin hangi aşamada hangi yatırımcıya gitmesi gerektiği konusunda yol göstermiş olacağımı ümit ediyorum. Bu hafta röportaj yaptığım yatırımcı ise ikinci fonlarını duyuran 212’nin partnerlerinden Ali Karabey.

S. Ünsal : 212 kurucularının kısaca hikayelerini alabilir miyiz ? 212 kurulana kadar nelerle uğraştınız ?

Ali Karabey : 212’yi 2011 senesinde Türkiye’de yüksek teknoloji üreten şirketlere yatırım yapmayı hedefleyerek kurduk. Ben Avusturya Lisesi’nden mezun oldum ve üniversite eğitimimi University of Michigan’da Finans ve Ekonomi dalında tamamladıktan sonra kariyerime Arthur Andersen’ın New York bürosunda teknoloji, telekomünikasyon şirketleri alım-satımı ve private equity danışmanlığı yaparak başladım. Morgan Stanley ve Deutsche Bank’de finans profesyoneli olarak çalıştım.

212’nin partnerlerinden Numan Numan ise Ege Üniversitesi Bilgisayar Mühendisliği’nin ardından Marmara Üniversitesinde Yüksek Lisans yaptı. GTE’nin Tokyo’da ardından Moody’s ve AC NIELSEN gibi şirketlerin sahibi olan D&B Corp’ta görev aldı. CreditSuisse’e ve ardından GoldmanSachs’a geçti. Önce Tokyo ve sonra Asya Pasifik bölümündeki teknoloji operasyonlarından sorumlu oldu. GoldmanSachs’ın verimini artırmak için gereken yazılım çözümleri için, dışarıda çalışan küçük yapıların organizasyonunu yaparken startup’larla çalışmaya başladı. GoldmanSachs’tan ayrıldıktan sonra startup firmalarına iş geliştirme, ürün geliştirme konularında danışmanlık hizmetleri verdi. Technology Division Başkan yardımcısı olarak 40’tan fazla küresel projeyi yönetti.

S. Ünsal : İlk fonunuz nasıl gidiyor ?

Ali Karabey : Birinci fonumuzda 12 girişime toplamda 23 milyon dolar yatırım yaptık. Birinci fonun portföyünde Insider, İyzico, Solvoyo, HotelRunner ve Hemenkiralik gibi “exit” vadeden ve büyümeye devam eden şirketler var. Bu şirketlerin toplam değeri 400 milyon doların üzerinde. Bizim yatırımlarımızla birlikte 21 yatırımcıyla beraber toplamda 70 milyon dolar yatırım alan bu şirketler, bugün 600’den fazla çalışana istihdam sağlıyor, 200’ün üzerinde ülkeye teknoloji ihraç ediyor. 212, 2018’in sonunda ilk kapanışını yaptığı ikinci fonu ile Türkiye odaklı 2. fonunu kuran ilk VC oldu. Dünyada ortalamaya baktığımızda, ilk fonunu toplayan VC’lerin yarısından azı ikinci fonu kurabiliyor. İkinci fonumuzu günümüzün zor şartlarında kurabilmemizi Türkiye’deki girişimcilerimizin ve ekibimizin bir başarısı olarak görüyoruz.

S. Ünsal : İlk fonunuzdan neler öğrendiniz ?

Yazının devamı...

Ocak ayında 4 girişime $16.3M yatırım!

22 Şubat 2019

2019 yılında yeni fonlar geliyor fakat ilk çeyrek kurulmalarını beklemiyorum diye daha önceki yazılarımda söylemiştim. 2019’un ilk aylarıyla ilgili yatırım beklentim o nedenle biraz düşüktü. Yatırım adedi olarak yine beklediğim gibi gerçekleşti ve sadece 4 yatırım yapıldı. Tutar olarak ise Modanisa sayesinde yatırım tutarı beklentilerimin çok üstünde gerçekleşti.

2018 satın almaların yılı demiştik, 2019 da girişimlerin satın alması konusunda çok hızlı başladı. Masomo ve Citus Data girişimlerinin satın alınması sektörün “exit” anlamında da ne kadar hareketli olduğunu göstermiş oldu. Bu iki girişim de her ne kadar kurucuları Türk fakat genel merkezleri yurt dışında olsa da Türk girişimciler için cesaret verme anlamında oldukça değerli.

YATIRIMLAR

Modanisa

Tesettür giyim konusunda sadece Türkiye değil bölgemizdeki en önemli oyunculardan biri olan Modanisa dünyaca ünlü Goldman Sachs ve Wamda Capital’den yüklü bir miktar yatırım aldı. Yatırım tutarı açıklanmadı fakat startups.watch’a göre tahminen 15 milyon dolar birincil işlem, 10 milyon dolara yakın da ikincil işlem gerçekleşti (İleride resmi rakamlar açıklanırsa ayrıca bu köşede yazarım) Bu tutarlarla Modanisa 2019’un şimdiden en büyük yatırımı olmaya aday.

Tarentum

Esas Ventures ve önemli melek yatırımcılardan 700 bin dolar yatırım alan Tarentum, oyunlarda müşteri analizi, bireysel bankacılık nakit yönetimi, yenilenebilir enerji tahmini ve online müşteri tutundurma analizi gibi konularda yapay zeka çözümleri sunuyor. Yapay zekanın ne kadar sıcak bir konu olduğunu söylememe gerek yok sanırım. Ülke olarak yapay zeka konusunda ne kadar çok adım atarsak bizim için o kadar iyi. O yüzden Tarentum gibi girişimlerin yatırım alması oldukça önemli.

Payfull

Yazının devamı...

Melek Yatırımcılar İçin Yeni Model : AngelFund

15 Şubat 2019

Yeni kurulan, kurulacak olan fonları sizler adına dinlemeye, tanıtmaya devam ediyorum. Bu hafta da ekosistemde uzun zamandır yer alan paydaşlardan kurulu bir ekiple biraraya geldim ve onları daha iyi tanımak adına sorular sordum.

S. Ünsal : AngelFund kurucularınin kısaca hikayalerini alabilir miyiz ? AngelFund'ı kurana kadar nelerle uğraştınız ?

Gülsüm Çıracı : AngelFund, üç kurucudan oluşmakta ben, Gamze Can ve Kaan Akın. Ben bugüne kadar hep girişimcilik ekosistemindeydim. Daha önce kadın girişimcilk, genç girişimcilik konularında Türkiye'nin farklı bölgelerinde Dünya Bankası, Avrupa Birliği, kamu kurumları ve özel sektör ile uzun yıllar çalışmalarım oldu. Bu süreç içerisinde yaklaşık 8.000 girişimci ile birebir çalıştım. 2014 de Startupbootcamp Turkiye'nin kurucu ortaklığını ve yöneticiliğini yaptım. 2016'dan itibaren de İstanbul Startup Angels girişimcilerle melek yatırımcıları buluşturduk. İstanbul Startup Angels ile toplam 27 girişime yatırım yapılmasına öncülük ettik.

AngelFund ortaklarından Kaan Akın ise Sabancı Üniversitesi Mekatronik mühendisliği ve matematik bölümlerinden mezun oldu. Mezuniyetinden sonra Boatbookings.com ve Yandex gibi çok uluslu teknoloji şirketleri, PepsiCo gibi çok uluslu hızlı tüketim şirketi, Arkony gibi yatırım fonlarında çalıştı. Ağırlıklı olarak, Ürün Yönetimi, İnovasyon, Pazarlama ve Strateji alanlarında çalışan Kaan Akın, TR Angels Melek Yatırım Ağı’nın kurucu ortaklarından ve aynı zamanda Hackquarters Girişim Hızlandırma ve Kurumsal İnovasyon şirketinin kurucusu. Bugüne kadar yaptığı programlarla birlikte 150’ün üzerinde girişime dokundu, 10’un üzerindeki şirkette de hissedar olarak kariyerine devam ediyor. Bunun yanında SXSW, Seedstars, International Accelerator, Founder Institute gibi global teknoloji programlarinda da mentorluk ve ülke temsilciliği yapmaya devam ediyor. 2018 yılında Amerikan Hükümeti, Dış İşleri Bakanlığına bağlı German Marshall Fund tarafından “Young Transatlantic Innovation Leaders Initiative”de dünyadan seçilen 70 kişiden birisi olup Türkiye’yi temsil etmeye devam ediyor.

Gamze Can ise Sabancı Üniversitesi Ekonomi bölümünü onur bursu ile tamamladıktan sonra Queen Mary, University of London’da Uluslararası Bankacılık ve Finans üzerine yüksek lisansını tamamladı. Sonrasında Ünlü&Co'da şirket satın alma ve birleşmelerine finansal danışmanlık sunan Kurumsal Finansman ekibinde görev aldı. Bu esnada hepimizin yakından tanıdığı Söke Un, Kamil Koç, Şok Marketler, DeFacto vb sektör lideri şirketten hisse satış işlemine danışmanlık yaptı. Akabinde Lübnan asıllı Aşur Ailesi’ne ait Infinity Invest Holding’te İş Geliştirme ve Strateji alanında görev aldı. Holding stratejisi dahilinde, ana faaliyet dalları olan enerji ve gıda perakendeciliği alanlarında Türkiye’nin önde gelen birçok kuruluşunu inceleme fırsatı buldu ve birçok due diligence süreçlerini yönetti.

2017 yıl sonundan beri kendisi Istanbul Startup Angels’ta CFO olarak görev alıyor. Girişimlere finansal projeksiyon ve değerleme, iş modeli ve strateji geliştirilmesi konularında destek vermekte; yatırım süreçlerinde ise due diligence çalışmalarını yürütmekte. Mevcut rollerine ek olarak, Fon ile beraber raporlama da kendisine bağlı olacak.

S. Ünsal :

Yazının devamı...

2018’de 100 girişime $59M Yatırım

8 Şubat 2019

Bu hafta yine girişimcilikle dolu bir haftaydı. Startups.watch 2018’e ait rakamları ekosistemle ve basınla paylaştı, yine aynı gün Türkiye’de girişimcilik kültürünü yaygınlaştırmak ve gençlerin kendi yollarından giderek iz bırakmalarını desteklemek için çalışan Girişimcilik Vakfı’nın galası vardı, yine aynı gün Bilgiyi Ticarileştirme Merkezi’nin küresel doğan startuplar için güçlendirilmiş hızlandırma mekanizması winglobal programının lansmanı vardı. Perşembe günü de Revo Capital ve Startup Wi-se Guys’ın düzenlediği etkinlik vardı. Tabi hepsine birden katılmak çok zor, ben katıldıklarımla ilgili kısa kısa notlarımı paylaşayım.

Öncelikle Türkiye Girişim Ekosistemi 2018/2019’dan bahsedeyim.

Yatırım azaldı, satış arttı.

Startups.watch tarafından açıklanan rakamlarda girişim Türkiye’deki 100 girişim 2018 yılında melek ve girişim sermayelerinden 59 milyon dolar yatırım topladı. 2017 yılında 171 girişim 110.5 milyon dolar yatırım almıştı. Tutar olarak girişimler yüzde 46 daha az yatırım almış oldu. Bunun ana sebep-lerinin başında ise ilk fonlarını 2017’de kapatan girişim sermayesi fonlarının ikinci fonlarını hemen kurmaması yatıyor. 2018 yılında en çok yatırım alanlar girişimler ise sırasıyla Insider, Foriba ve Vi-vense oldu.

İlgi odağı fintek girişimleri

2018 yılında 10 fintek girişimi 11.7 milyon dolar yatırım alırken, 10 Yazılım Servisi girişimi de 10.9 milyon dolar yatırım aldı. 2 Pazarlama teknolojisi girişimi ise toplamda 8.5 milyon dolar yatırım aldı. Yatırım adedi olarak ilgi gören alanlar ise 7 girişimler e-ticaret, 6 girişimle pazar yeri, 6 girişimle ye-mek, 5 girişimle nesnelerin interneti ve 5 girişimle yapay zeka girişimleri oldu.

Her 3 yatırımdan 1’i kurumlardan

Yazının devamı...

Collective Spark Yatırımlara Hızlı Başladı

1 Şubat 2019

Geçtiğimiz hafta Boğaziçi Ventures’ın fonlarından bahsetmiş ve Barış Özistek ile röportaj yapmıştım, girişimcilerden ilgi görünce diğer fonları da dinleyip, daha iyi tanımanızı sağlamak istedim. Bu hafta da 2018 son çeyreğine hızlı giren Collective Spark’ın kurucularından Atıl Erken ile fonları hakkında ve Türkiye Girişim Ekosistemi hakkında konuştum.

S. Ünsal : Collective Spark kurucularının kısaca hikayalerini alabilir miyiz ? Collective Spark’ı kurana kadar nelerle uğraştınız ?

Atıl Erken : Tabi memnuniyetle özetleyeyim. Aslında her üç kurucu ortak da daha önce hem girişimci hem yatırımcı olarak tecrübe kazanmış kişiler ve Collective Spark’ın ilk fonu diyebileceğimiz Collective Spark Venture Builder bünyesinde beraber çalışma fırsatı buldular. Görkem uzun yıllar devam ettiği bankacılık kariyerine ara vermek için gittiği Stanford Üniversitesi MBA programı sırasında tanıştığı sınıf arkadaşları ile kurdukları girişimlerden çıkış yaptıktan sonra Türkiye’ye döndüğünde Mediterra Private Equity fonunun kurucu ekibinde yer aldı. Oradan ayrıldıktan sonra Collective Spark’ın (ikinci) fonu oluşana kadar kurucusu olduğu bir fon üzerinden yatırımlarına devam etti. Sıla 25 yıl Almanya’da yaşadığı süre içinde medya sektöründe RTL/Disney’de yöneticilik yaptıktan sonra New York’daki bir video streaming girişimine katılarak girişimin büyümesinde ve Kanada’da halka arz edilmesinde önemli rol oynadı ve Türkiye’ye döndüğünde Doğan Online bünyesinde yer aldı. Ben ise 13 sene Amerika’da kaldığım süre içerisinde Washington Post medya grubunun dijital kanadında seri ilanlar iş kolunun büyümesinde ve holding üzerinden teknoloji girişimlerine yatırım yapılmasında ve teknoloji şirketlerinin satın alınmalarında rol oynadım, arasında Sequoia’nın da bulunduğu fonlardan yatırım alan bir girişimde kurucu ekipte yer alarak dört sene içinde organik ve satın almalarla büyümesinde ve çıkış yapmasında rol oynadım. Ayrıca sağlık alanında biri başarısız iki girişim tecrübem oldu. Her üç kurucu ortak da daha önce hem melek yatırımcı olarak kendi yatırımlarını yaptılar, hem de fon yöneticisi olarak başkalarının paralarını yönettiler.

S. Ünsal : Bu ikinci fonunuz, ilk fonunuz nasıl gitti ?

Atıl Erken : Doğrudur bu aynı ekip olarak beraber çalışma fırsatı bulduğumuz ikinci yatırım fonu ama teknik olarak fon yapısı ile kurulmuş ilk fon diyebiliriz. Birincisi 15 bireysel yatırımcının desteklediği sadece kuruluş aşamasındaki girişimlere odaklanan “Venture Builder” modeli ile kurulmuştu. Bu model Collective Spark’ın DNA’sının girişimci dostu, kolları sıvayıp destek olmayı seven, kritik performans göstergelerini sürekli takip eden, aşamalı yatırım anlayışı temellerine oturmasını sağladı. Yedi teknoloji girişimini oluşumu sırasında fonladı, yatırımları arasında Dekopasaj (Türkiye’nin ilk ve tek ikinci el mobilya dikey pazaryeri), Pakolino (çocukların eğlenirken öğrenmesini sağlayan üyelik kutusu), Tekkredi (makine öğrenme ile pekiştirilmiş skorlama ve fiyatlama algoritmaları ile desteklenen bireysel tüketici kredisi platformu) sayılabilir. Girişimlerin yaşı itibari ile henüz bir çıkış söz konusu değil ama devam eden üçü de Collective Spark sonrası diğer bireysel ve kurumsal yerli ve yabancı yatırımcılardan fonlama aldılar ve büyümeye devam ediyorlar.

S. Ünsal : Bu fonun detayları nedir ?

Atıl Erken : Bu fon ilk kapanışını Mayıs 2018’de yaptı ve $35M büyüklüğünde, tohum ve Seri-A aşamasındaki teknoloji girişimlerine odaklanıyor. Fintech, pazaryerleri, SaaS/B2B, büyük veri ve endüstri 4.0 ilgi duyduğu alanlar arasında. Fonun yatırımcıları arasında European Investment Fund, Fiba Holding, daha önce şirketini satmış girişimciler ve aile ofisleri mevcut. Diğer yatırımcılarla ortak yatırım yapmaya sıcak bakan, ilk kurumsal yatırımcı olmayı ve yatırım turlarında lider yatırımcı olmayı tercih eden fonumuzun yatırım tutarlarının $100K ve $3M arasında olmasını bekliyoruz. Aynı zamanda derin bir rezerv politikası olan fonumuzda girişim başına toplam $5M’a kadar yatırım yapabiliyoruz. Kendimizi Operasyonel Girişim Sermayesi Fonu olarak tanımlıyoruz ve konusunda uzman ve tecrübeli teknik kaynakları bünyemizde bulunduruyoruz ve portföy şirketlerine sunuyoruz.

S. Ünsal : Ne tip girişimciler size başvursun istiyorsunuz, şartlarınız nelerdir?

Yazının devamı...