Girişim Ekosistemlerinden Neler Öğrenebiliriz ?

Bu hafta İtalyan Ticaret Merkezi’nin (ITA) davetlisi olarak Milan’da girişim ekosistemini incelemeye gittim on bir girişimle birebir görüştüm ve bir çok yatırımcı ile sohbet etme fırsatı buldum. Türkiye Girişim Ekosistemi ile de karşılaştırma fırsatı bulduğum için Milliyet okurları için ve girişimciler için izlenimlerimi paylaşmak istedim.

İtalyan organizatörler neleri bizden daha iyi yapmışlar?

ITA’nın en iyi yaptığı şey 20 ülkeden 40 yatırımcıyı İtalyan girişimcilerini incelemek için getirmek olmuş. Benim bildiğim kadarıyla bu kadar farklı ülkeden bu kadar yatırımcıyı getirdiğimiz bir girişimci etkinliği hiç olmadı. Bu 40 yatırımcının profillerini de inceleme fırsatı buldum, neredeyse tamamı erken aşama yatırımcı. Burada tabiki önemli olan yatırımcıları getirmek değil. Yatırımcıları bir şekilde getirdiğinizi varsayalım, girişimleriniz kötü ise yatırımcılar ülkelerine kötü izlenimlerle gidebilirler. 2013 yılında Türkiye’de katıldığım bir girişimcilik etkinliğine Accel gibi büyük yatırımlar yapan yatırımcılar gelmişti ve Türkiye’de yılda yıllık cirosu 100 milyon doların üstünde cirosu olan teknoloji alanındaki girişimlerin sayısını duyunca bir daha da gelmemişlerdi. O yüzden doğru yatırımcıyı doğru zamanda getirmek ve girişim ekosistemimizin de, girişimcilerimizin de buna hazırlıklı olması çok önemli. Tabi burada bir ayrıntıdan da bahsedeyim, ITA bu yatırımcıların tüm masraflarını karşılıyor, bu da yatırımcıların gelmesi için bir nebze de olsa motivasyon yaratıyor. Yani yatırımcıların çoğu “Para harcamadan İtalyan girişimlerini göreceğim” diye düşündüğü için geliyor. Bizde şu ana kadar yatırımcıları getirmek için onların masraflarını karşılayan bir etkinlik ya da organizatör duymadım. Çünkü bizde genelde “Yatırımcının zaten parası var, neden masraflarını karşılayalım ki?” gibi bir düşünce hakim.

Etkinlik birebir toplantılar, her girişimin kendi sunumunu yapabileceği ve temalara göre ayrılmış konuşma alanları ve standlardan oluşuyordu. Yani önceden belirlenmiş ajandanıza göre beğendiğiniz girişimlerle birebir yarımşar saat görüşüyorsunuz. Beğendiğiniz veya takip ettiğiniz bir sektör varsa o alandaki tüm girişimlerin sunumlarını da mini konferans alanlarında izleyebiliyorsunuz. Örneğin tarım teknolojileri alanındaki girişimlerin tamamını dinlemek istiyorsanız hepsinin sunumlarını bir alanda izleyebiliyorsunuz. Bu da her sektörle ilgilenmeyen yatırımcılar için süper fırsat anlamına geliyor.

Girişim Ekosistemlerinden Neler Öğrenebiliriz

İtalyan girişimler neleri bizden daha iyi yapmışlar?

Her zaman söylediğim gibi her ekosistemde iyiler, kötüler, vasatlar var. İtalyan girişimleri için de durum aynı. Türkiye’den girişimcilerden çok ileride değiller ama tabi ki şanslı oldukları şeyler var. Avrupa Birliğinde oldukları için rahatça başka ülkelere gidip o pazarı test edebiliyorlar. Bir çok fondan yararlanabiliyorlar. Görüştüklerim arasında en dikkatimi çekenler her zamanki gibi dersini en iyi çalışanlar oldu. Rakiplerini, diğer pazarları, müşterilerden gelen geri bildirimleri en iyi takip edenler her zaman her yerde kazanıyorlar. Bunu Türk girişimlerinin de kulağına küpe yapması gerekiyor. Türkiye’de bir girişimciye “Senin yaptığın işi Bulgaristan’da yapan bir girişim var” dediğimde “Bilmiyordum, inceleyim” diyorlar genelde. Bu da tabi ki girişimcinin dersini iyi çalışmadığı anlamına geliyor. Girişimcinin her zaman bulunduğu odada o konuyu en iyi bilen olması gerekiyor yoksa o odadan eli boş çıkıyor.

Ekosistem Benzerlikleri/Farklılıkları Neler ?

Konuştuğum yatırımcılar arasında Brexit’ten pozitif anlamda faydalandıklarını söyleyenler oldu. Çoğu girişimci Brexit nedeniyle İngiltere’den diğer Avrupa ülkelerine dönüyorlarmış. Türkiye için böyle bir durum olduğunu şahit olmadım, hatta tam tersine Ankara Antlaşması ile gideni daha çok duyuyorum.

Nüfus olarak küçük ülkelerdeki girişimcilerin ilk günden global ürün yaptığını herkes biliyor ve kabullenmiş. Özellikle ülkemizin nüfusu nedeniyle çoğu girişimcimiz ilk günden global pazarı düşünmüyor.

Konfor alanından çıkmak istemeyen girişimler tüm ekosistemlerin ortak noktası. “Zaten karlıyım, neden riske girip globalleşeyim ki ?” diyen girişimler her ülkenin ortak tıkanma noktası.

Daha güzel etkinlikleri Türkiye’de yapmak, global yatırımcıların Türk girişimlerini görmek için sıraya girdiği günler görmek dileğiyle.