Şehrin Trafiğini Azaltan Girişim : Volt Lines

Eklenme Tarihi13.07.2018 - 1:30-Güncellenme Tarihi12.07.2018 - 22:43

İstanbul’un en büyük problemi nedir dersek herhalde herkes ilk sıraya trafiği koyar. Bu problemi çözmeye kendini adamış biriyle, Ali Halabi ile Volt Lines’ı konuştum. Öncelikle Ali’nin hikayesinden bahsedeyim. Beyrut’ta yaşarken iş için 2012’de İstanbul’a gelmiş ve İstanbul’a hayran kalmış. Çalıştığı yerden dokuz ay sonra istifa ederek kentsel hareketlilik (urban mobility) üzerine kafa patlatmaya başlamış ve bir çok fırsat olduğunu görüp talep bazlı araba paylaşım işine girmiş. Dört yılda 1.3 milyon dolar yatırım almış. Nisan 2017’de pazarın ihtiyaçlarıyla örtüşmeyince girişimini kapatmış fakat lokasyon, rota, navigasyon konularında çok şey öğrenmiş.

İlk girişimini kapattıktan sonra Ali aynı konuyu kurumlara götürmüş fakat kurumların en büyük probleminin çalışan servisleri olduğunu öğrenince bu konuda ne gibi problemler olduğunu incelemeye başlamış ve 2017 Ekim ayında Volt Lines fikri ortaya çıkmış. Volt Lines en kısa tanımıyla paylaşımlı çalışan servisi platformu. İstanbul’da 50 binden fazla çalışan servisi var ve Ali’nin söylediğine göre bu araçlardaki verimlilik %9 civarında. Yani trafiği meşgul eden binlerce koltuk var! Volt Lines ile çalışan servisi için bütçesi olmayan firmalardan tüm servislerini %100 dolduramayan dev firmalara kadar herkes Volt Lines kullanabilir. Şu anda bir çalışan servisinin bir firmaya maliyeti 4 bin ile 6 bin TL arasında değişiyor ve firmanın bütçesi çok yok ise az sayıda servis dolaşa dolaşa tüm çalışanları evlerine bırakmaya çalışıyor. Bu da gereksiz yere çalışanların saatlerde servis aracında esir olması anlamına geliyor.

Ali Volt Lines’ı açtıktan sonra Fırat İşbecer, MEVP, Ali Çebi, Ömer Erkmen ve Hedef Filo’dan toplam 370 bin dolar yatırım almış ve geçtiğimiz Nisan ayında ürünü hayata geçirmiş. 3 ayda 5 kurumsal müşteriye ulaşan girişim yıllık bazda 1 milyon lirayı geçecek seviyeye gelmiş. Gürsel, Transay ve Azal’dan toplamda 21 araç kiralayıp bunları havuzuna alan girişimin ilk aylardan edindiği öğrenimler şunlar olmuş. 

Bütçe Tasarrufu

Volt Lines kullanan firmalarda %15 ile %20 arasında masrafları azalmış. Şu anda Volt Lines’ı kullananların yarısı daha önceden herhangi bir servis aracı kullanmıyormuş. Yani Volt Lines bütçesi yetmeyenler için de güzel bir çözüm olmuş.

Daha Çok Araç

Bir tane bile çalışan servisine para veremeyecek olan firma bile bir anda 21 tane araca kavuşmuş. Bu da daha çok rota anlamına geliyor. Ali, aynı binadan ikinci bir kurumsal müşteri olduğunda çalışanların %12 daha kısa mesafe gittiğini gözlemlediklerinden de bahsetti. Daha çok müşteri oldukça rotalar çoğalıyor ve mesafeler kısalıyor.

Daha Mutlu Çalışan

Daha çok rota olduğu için çalışanlar daha kısa sürede evlerine ulaşmaya başlamış. Bu da çalışanları memnun etmiş. Üstüne bir de her çalışan için ücretsiz Wi-Fi verdikleri için çalışanlar daha da mutlu olmuş. Hangi araç nereden kalkıyor, kaç dakika sonra hangi servise binmeliyim, yarın başka bir servise binsem olur mu gibi bir çok sorunun cevabını da karşılayacak bir mobil uygulama sayesinde çalışanlar tamamen kendilerine hizmet eden bir uygulamaya kavuşmuşlar.

Daha İyi Dijital Dönüşüm

Kullanan firmaların insan kaynakları ilk defa hangi çalışanı servise ne kadar yürüyor, ortalama ne kadar sürede evine varıyor gibi çok detaylı raporlara erişim sağlamış. Bu da dijital ortamda çok esneklik sağlamış. Dijital dönüşümün konuşulduğu şu günlerde en az dijital kullanılan bir alanın bu dönüşümü gerçekten büyük başarı.

Ali’nin bir sonraki hedefi önce 1 milyon dolar daha yatırım alarak İstanbul’da daha da büyümek, sonrasında ise 2019’da daha büyük yatırım alıp Orta Doğu’ya açılmak. Ali’ye yabancı olmasından dolayı Türkiye’de sıkıntı çekip çekmediğini biz Türklerin ona iyi yaklaşıp yaklaşmadıklarını sorduğumda ise “Türkler Türkçe konuşmamı sevimli buluyorlar ve sıcak davranıyorlar, düşündüğümden çok daha iyi davranıyorlar” dedi. Takip ediyorsanız bir çok girişimcilik ekosistemi raporunda görüyorsunuzdur, ülkemizi girişimciler ne kadar çok tercih ederse o kadar iyi bir ekosistemiz demek, yabancı ülkelerden girişimci çekmek yerine bizim girişimciler yabancı ülkelere gidiyorsa bu da o kadar kötü bir gösterge. O nedenle Ali Halabi İstanbul’un trafiğini çözmek için Beyrut’tan kalkıp gelen bir girişimci. Daha çok Ali Halabi’nin gelmesi ve İstanbul’un tüm civar ülkelerdeki girişimciler için bir cazibe merkezi olması dileklerimle.