Biz parka ve postal vatanseveri değiliz

Eklenme Tarihi11.04.2018 - 1:30-Güncellenme Tarihi11.04.2018 - 0:27

Kılıçdaroğlu’nun hafta sonu yapacağı Hatay ziyaretine ilişkin Erdoğan “İhtiyacı varsa parka ve postal göndereyim” demişti. Erdoğan’a yanıt veren Kılıçdaroğlu, “Parka ve postalı öğrenciliğimden beri giyiyorum. Bizim vatanseverliğimiz parka ve postal vatanseverliği değildir” dedi...

Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ın, dünkü grup konuşmasında Hatay’a yapacağı ziyareti eleştirdiği CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu ile CHP grup toplantısından sonra, gazeteci arkadaşlarımızla birlikte, konuşma imkânı buldum. Kılıçdaroğlu, güncel gelişmeler ve ittifak tartışmalarıyla ilgili sorularımızı yanıtladı.

Sohbet, Erdoğan’ın sözleriyle başladı. Kılıçdaroğlu, Erdoğan’ın sanatçılarla Hatay’a geçen hafta yaptığı ziyareti eleştirmişti. Erdoğan, Kılıçdaroğlu’nun da Hatay’a gideceğini anımsatarak, “İhtiyacı varsa parka ve postal göndereyim” dedi. CHP lideri bu sözler için, “Parka ve postalı öğrenciliğimden beri giyiyorum, onun haberi bile yok. Gerçekten öğrenciliğimde giydim. Bizim vatanseverliğimiz parka ve postal vatanseverliği değildir. Önce ruh olarak vatansever olacaksınız. Reklam üzerinden vatanseverlik olmaz” değerlendirmesini yaptı.

‘Vesayetin göstergesi’

CHP lideri, askeri vesayet konusunda hassas olan Erdoğan’ın Hatay ziyaretinde askeri kamuflaj giymesine ilişkin soru ve “kastedilenin solcu gençlerin giydiği postal olmadığına” ilişkin yorum üzerine şunları söyledi: 

“Tahmin ediyorum tabii, biliyorum. Şimdi şöyle saygın hiçbir devlet yönetimi vesayeti kabul etmez, ama devleti devlet yapan o devletin kurumlarıdır. Hukukun üstünlüğüne inanmış kurumlarıdır. Ordusu da Merkez Bankası da Milli İstihbarat Teşkilatı da... Bunlar güçlü oldukları ve hukukun üstünlüğü çerçevesinde çalıştıkları ölçüde o devlet güçlü olur, ekonomisi de güçlü olur. Dolayısıyla demokrasilerde vesayet olmaz. Ama bugün 20 Temmuz darbesinden sonra bir siyasal baskı, Erdoğan vesayeti var. Hiç kimse korkusundan konuşamıyor, yazıp-çizemiyor bunu da en iyi medya mensupları bilirler. Ya oto-sansür uyguluyorlar kendilerine ya da daha rahat yazamıyorlar, bu da zaten vesayetin en açık göstergesidir.”

‘Şovu eleştirdim’

Kılıçdaroğlu, Erdoğan’ın, “Sanatçılarla bizim ziyaretimizi eleştirdi ama şimdi kendisi de gidiyor” sözleri için de “Sanatçılarla gidişini eleştirmedim. Orada klarnet, eğlence, davul ve zurna yani eğlence olmasını eleştirdim. Yani benim 52 şehit verdikten sonra ‘Yaylalar’ türküsü, bilmem nelerle falan şov yapıyorsunuz. 52 şehidin olduğu yerde şov mu yapılır? Ben bunu eleştirdim. Sanatçıların o ortama alet edilmesini de doğru bulmadım. O da yanlış bir şey” dedi.

“İttifaka kapalı değiliz”

Kılıçdaroğlu’na, İYİ Parti Genel Başkanı Meral Akşener’e yarın yapacağı ziyareti de sorduk.

CHP lideri; görüşmede ittifak konusunun gündeme gelip gelmeyeceği konusunda, “Kongreden yeni çıktı, bu seferki bundan dolayı bir nezaket ziyareti. O konuları sonra ele alırız, çünkü daha yasası gelmedi Meclis’e. Tahmin etmiyorum o konunun gündeme geleceğini, ama tabii bu sadece bir tahmin. Onlar şimdi bir kurultaydan çıktılar. Dolayısıyla kendilerini kutlamaya gideceğim. Belki Türkiye’nin içerisinde bulunduğu sorunlar konuşulur. Bir ittifak görüşmesi şeklinde düşünmek doğru değil. Ama bu seferlik. Yoksa biz ittifaka kapalı değiliz. Daha önce de bunu açıkladım” dedi.

‘Önce yasayı görelim’

CHP lideri, Cumhurbaşkanlığı seçiminin ilk turunda her partinin kendi adayını çıkarmasını savunuyor. Buna karşılık, tüm partilerin ilk turda ortak adayda uzlaşacağı bir formül oluşması durumunda tavrının nasıl olacağını sorduğumuzda, “Önce bir yasanının çıkmasını bekliyoruz. Yasa bir çıksın bakalım neyi öngörüyorlar. Nedir yani? Hangi amaca dönük bir düzenleme yapılacak görmek lazım” dedi.

“Sizi bu konuda endişeye sokan nedir? Yasa zaten belli değil mi, endişe 100 bin imzanın toplanması konusunda mı?” sorusunu yönelttiğimizde de “Kafamızda birden fazla soru var tabii. Sorunları nasıl çözecek, yasayı hangi temelde getirecekler önce onu bir görmemiz lazım” yanıtını vermekle yetindi.

‘Özel anket çalışması yok’

Kılıçdaroğlu, yerel seçime yönelik özel bir çalışma olup olmadığı, Yalova Milletvekili Muharrem İnce’nin İstanbul için yaptırıldığını söylediği anket çalışmasını sorduğumuzda ise “Öyle bir anket de yok, çalışma da yok, açıklama da. Çeşitli anket kurumlarının çalışmaları var ama biz de sizlerin gördüğü anket sonuçlarına bakıyoruz. Özel bir anket çalışması hiçbir yer için yapılmış değil” yanıtını verdi.

İstanbul için şimdiden partisinden çok sayıda aday adayı çıkması konusunda ise “Bu da bizim İstanbul’u kazanacağımızın güçlü dışavurumudur” dedi.

‘Merakla okuyorum’

Kılıçdaroğlu, yerel seçimde aday olmak isteyen CHP’lilerin bir bölümünün zaten adaylıkla ilgili kararı verecek olan Parti Meclisi’nde bulunduğu, Başkanlık Divanı’ndan da iki ismin aday olmak istediği iddiaları ve bu konuda bir önlem alıp almayacağı konusunda, “Hiçbir konuyu ne gündemimize aldık ne de konuştuk. Sadece sizin gündeminizde var, bizim gündemimizde yok. İstanbul, Ankara, Adana, Diyarbakır yok bizim gündemimizde. Ama medyada haber oluyor ben de merakla okuyorum. Bir milletvekili bir yerde aday olmak isteyebilir. Partideki görüşmede de yerel yönetimleri gerçekten fazla konuşmadık. Orada yerel yönetimlerle ilgili bizim belediye başkanlarımızın olmadığı yerlerde belediye başkanları adaylarımızın önceden belirlenmesinin yarar sağlayacağı söylendi, biz de ona uygun dedik. Asıl konu buydu” yorumunu yaptı.

‘BM el koymalı’

Kılıçdaroğlu, “Suriye’de Duma’daki kimyasal saldırı konusuna nasıl bakıyorsunuz?” sorusu üzerine de “BM’nin el koyması, tarafsız bir heyetin gelip sorgulaması lazım. Bu çirkin bir olay, ön yargılarla çözülecek bir olay değil. Sağlıklı, tutarlı, BM’nin raporlarıyla gereğinin yapılması gerekir” dedi. Daha önce Suriye’de BM’nin kimyasal saldırı tespit etmesine rağmen sonuç alınamaması konusunda da “Yanlış hatırlamıyorsam o kimyasalın nerede üretildiği konusunu bulamadılar. Suriye mi, terör örgütleri mi kullandı o yoktu” diye konuştu.