Meclis, yeni yasama yılına kritik bir dönemde başladı.

Dışarıda; küresel güçlerin Irak ve Suriye haritalarını yeniden masaya yatırdığı, içeride ise seçim yılı olan 2019 öncesi, birçok radikal adımın atılabileceği, değişimin yaşanabileceği bir siyasi atmosfer.

Yasama yılının açılışı nedeniyle TBMM Genel Kurulu’na hitap eden Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ın konuşması tam da bu çerçeveye uygun, üst perdeden ve netti.

Erdoğan’ın Kuzey Irak’ta Türkiye’nin uyarılarına rağmen gerçekleştirilen referandumun ardından uygulanacak yaptırımlarla ilgili sözleri merak ediliyordu.

Cumhurbaşkanı, referandumun; Kürt, Arap ve Türkmenler için hayırlı bir sonuç vermeyeceğinin altını çizerken, kararlı ancak yapıcı bir dil kullandı.

“Kuzey Irak yönetimi, yaptığı yanlıştan dönme erdemini gösterdiğinde, Türkiye, devleti ve milletiyle bu kardeşlerimizin yanında olmaya devam edecektir” dedi.

Erdoğan’ın bu ifadesi, Ankara’nın Kuzey Irak referandumunun olası sonuçlarına ilişkin hassasiyetinin de Kuzey Irak-Türkiye ilişkilerinin vazgeçilmezliğine de vurgu yapıyordu.

Reform fırsatı

Erdoğan, iç siyasete yönelik mesajlarını verirken AK Parti Genel Başkanı kimliğine mesafelenmeye özen gösterdi.

16 Nisan’da yaşama geçen Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi’ne uyum için yapılacak değişikliklerin teknik
düzeyde kalmaması gerektiğinin altını çizdi.

Asıl beklentisinin “kapsamlı bir reform” olduğunu vurguladı.

Cumhurbaşkanı günü kurtaran, teknik değişikliklerle yetinilmesine karşı.

Bu nedenle, seçim yasası, siyasi partiler yasası, seçim barajı gibi başlıkları da içeren kritik düzenlemeler için çok beklenmeyeceği ortada.

Erdoğan, en dikkat çekici mesajlarından birini, doğrudan hükümete verdi.

Kamu mali disiplininden taviz vermeden, vatandaşın günlük hayatını kolaylaştıracak, geleceğe daha güvenle bakabilmeyi sağlayacak tedbirler alınmasını istediğini belirtirken, milleti huzursuz ve tedirgin edecek, kafasında soru işaretleri oluşturacak gereksiz adımlardan kaçınılması gerektiğini de vurguladı.

Bu ifadeleri, büyük tepki toplayan yüzde 40’lık taşıt vergisi zammından, devletin bekası için fedakarlık gösterecek tek kesimin halk olmadığına kadar geniş bir çerçevede yorumlandı.

Nitekim, dün akşam Meclis resepsiyonunda Erdoğan, “Zam oranını Bakanlar Kurulumuz tekrar bir değerlendirirse, o değerlendirmeden sonra ne yapabilir, tekrar bir düşürme olur mu olmaz mı, o tabi hükümetimizin takdiridir” ifadelerini kullandı.

2019 dönüm noktası

Mesajlarının nasıl karşılık bulacağını bekleyeceğimiz bir diğer adres Meclis.

Konuşmasını, Türkiye’nin 2023 hedeflerine er veya geç ulaşacağını söyleyerek bitiren Erdoğan, tüm partilere “Kritik dönemden en güçlü şekilde birlikte çıkalım” çağrısında bulundu, 2019’u “dönüm noktası” olarak tarif etti.

Erdoğan, MHP’ye referandum desteği nedeniyle teşekkür ederken, oturuma katılmayan HDP’ye mesajını ise Meclis’ten ayrılırken, siyasetçi gömleğini giyerek yaptığı, “Onların yeri Kandil, biliyorsunuz” açıklamasıyla verdi.

Erdoğan’ın konuşması bu tarihi dönemde iç siyasette istikamet gösteren, dış siyasette uyarılar içeren nitelikteydi.

 

Yazarın Diğer Yazıları