'Özel sektöre kazı izni verilebilir'

Eklenme Tarihi15.01.2018 - 1:30-Güncellenme Tarihi15.01.2018 - 0:05

Bakanlığının çalışmalarını anlatan Kurtulmuş, 2017’de 32.4 milyon turist sayısına ulaşıldığını, bu yıl hedefin 36 milyon olduğunu söyledi. Kurtulmuş, bazı arkeolojik bölgelerin kaz-işlet modeliyle özel sektöre verilebileceğini belirtti.

Antalya’daki temasları sırasında biraraya geldiğimiz Kültür ve Turizm Bakanı Numan Kurtulmuş’la, bakanlığının projeleri konusunda kapsamlı sohbet olanağı bulduk. Kurtulmuş’un, siyasetteki gelişmelerle ilgili değerlendirmelerini dün okurlarımıza aktarmıştık. Kültür ve turizm alanına yönelik açıklamaları ise şöyle:

MİLLİ-KÜLTÜREL BAĞIMSIZLIK: Esas meselemiz bizim herhalde milli kültürel bağımsızlık meselesidir. İki asırdır benimsenen bir anlayış var. Milli kültürel bağımsızlığa sahip olmayan milletlerin bir şekilde ekonomik ve teknolojik alanda da bağımsız olabilmeleri mümkün değil. Dünyadan kopuk, içerisine kapanmış bir kültür anlayışı değil. Troya’dan Osmanlı’ya 24 büyük medeniyet Anadolu topraklarından geçmiş. Milli derken bu topraklarda üretilen değerlerin tamamına sahip olmayı kastediyoruz.

ÖZELE KAZI İZNİ: (Arkeolojik kazılar) Hiçbir şekilde burada en ufak bir kaçağa göz yummayacağımız bir model kurmak zorundayız. İlgiyi artırmak bakımından belki bazı yerler burayı alın, yapın, ortaya çıkarın, işletin şeklinde bir model, kontrolünün yüzde 100 sağlandığı bir ortamda özel sektörün kullanımına açılabilir. Bizim diyelim 30 senede yaptığımızı özel sektör üç, dört yılda yapabilir. Allah korusun bir parçanın bile bir şekilde imha olmayacağı, telef olmayacağı bir yapıyı kurarsak bize bu alanda büyük mesafe kazandıracak. Göbeklitepe’de çalışmalar devam ediyor. Nisan’da açılacak.

ALTIN TAÇ GELİYOR: Geçtiğimiz 14 Eylül’de Herakles Lahdi Antalya’ya getirildi. Karya dönemine ilişkin Altın Taç’ın Edinburgh’tan Türkiye’ye getirilmesi düşünülüyor. Şeyh Hamdullah Efendi’nin oğlunun 16. yüzyıla ait el yazması Kur’an-ı Kerim’i İngiltere’de Pazartesi günü müzayedeye çıkacakken, biz Cuma günü müzayedeyi durdurduk. Dönüş işlemleri sürüyor.

32,4 MİLYON TURİST: Turizmde 2014 zirve yılıydı. 2015 ve 2016 maalesef süründüğümüz, dibe vurduğumuz yıllardı. Çok büyük olaylarla karşılaştık. Ama sıçrama yapıldı. 2017, 32.4 milyon turist sayısıyla bitti, 26 milyar dolar da turizm geliri yaklaşık elde etmiş olduk. Turizm gelirinde daha az, yüzde 17’lik bir artış, turist sayısında da yüzde 28’lik bir artış var. 2018’de 36 milyon turist ve 34 milyar dolarlık gelir hiç de zor değildir.  2014 seviyelerine gelmek herhalde 2-3 yılı alacaktır. İçki fiyatlarının yüksekliği dolayısıyla fiyatların düştüğü görüşünü abartılı görürüm. Turist başına gelirimiz 642 dolara düşmüş. 2023 hedefi olarak 50 milyon turist, 50 milyar dolar gelir. Her turistin 1000 dolar bırakabileceği bir çıkışı yapmamız gerekiyor. Hindistanlılar bir düğünde yaklaşık 5 milyon dolar para bırakıyorlar. Bizim alternatif turizm alanlarını çoğaltmamız lazım.

İstanbul için eylem planı

Hemen birkaç ay içerisinde bir büyük İstanbul çalıştayı yapacağız. Bütün belediyeleri İstanbul Üniversitesi ve kurumlarla önce bir hazırlık süreci geçireceğiz. İstanbul’un yeniden diriltilmesi gerekiyor. Bir eylem planı ortaya çıkacak.

ALAN BAŞKANLIĞI İLE YÖNETİM: (Tarihi alanlara verilen ruhsatlar) Benim elimde olsa ben vermem. İstanbul’un, özellikle Tarihi Yarımada’nın yasalarla donatılmış kuvvetli yetkiye sahip olan bir tarihi alan başkanlığı şeklinde yönetilmesinin daha doğru olduğu kanaatindeyim. Mesela Gelibolu’da, Çanakkale Savaşları Tarihi Alan Başkanlığı diye bir yer var. Kapadokya’da da yapabiliriz. Antalya’da da olabilir. Bu doğru bir modeldir.

TOPKAPI ALANI OLUŞACAK: Topkapı Sarayı’nda 27 ayrı restorasyon çalışması var. Bir projemiz de bugün başlasak 10 sene sürecek olan bir şeydir, Sur-i Sultani etrafındaki bütün alanları almak. Fransız Hapishanesinden Yeşilay’ın bulunduğu Sepetçiler Kasrı’na kadar olan alanın tamamının trafiksizleştirilerek, Topkapı Sarayı alanı haline getirerek orayı bir tamamıyla Osmanlı kültür sanat alanı haline dönüştürmek.

AYASOFYA PROJESİ: (Ayasofya’nın cami olarak açılma olanağı var mı?) Ayasofya meselesi bir siyaset meselesidir, dengesidir. Şunu söyleyeyim yalnız: Ayasofya sadece camiden ibaret değil, o şaheserden de ibaret değil. Bir külliye Ayasofya ve bu külliye bugün fonksiyonlarını göremiyor. Mesela imarethane var, muvakkithane var. İmarethanenin gerçekten fakir-fukaraya İstanbul ahalisine günde diyelim 5-10 bin kişiye yemek verebilecek bir imarethane haline dönüştürülmesi. Fetih Medresesi var, asırlardır yıkık. Ayasofya’nın içerisinde bir şekilde İslami kimliğin ortaya konulabileceği çalışmalar yapılabilir. İslam kültürünü yansıtan bir müze haline getirilmesi mümkündür.

Fakir ama prestiji yüksek

Kültür Bakanlığı prestiji yüksek, kendisi fakir, prestijli ama yoksul bir bakanlık. Bütçeden geçen sene aldığımız pay yüzde 0.53’tü, 2018 bütçesinden aldığımız pay da 0.48 oransal olarak indi, rakam olarak arttı ama onu söyleyeyim... Ak Parti’nin görülmemiş bir başarısı var, ama biraz aşırıya kaçabilir mi bu tabir: Ak Parti’nin bir kültür bakanı olmamış gibi, kabinede o sandalye boşmuş gibi yaşadık 15 sene. Yanlış anlaşılmaktan korkarım. Bütçemiz yok onun için bir şey yapamıyoruz manasında söylemedim. Bu bütçeye rağmen benden evvel Kültür Bakanı olan arkadaşlarımızın hepsi de büyük bir samimiyetle bir şeyler yapmaya çalışmışlar. Bence esas mesele, kültürde iktidar olamadık sözünün arkasındaki, kültür, sanat, edebiyat alanındaki düşünce iklimini değiştiremedik anlamına gelen bir şeydir. Kültür, sanat, edebiyat alanında iyi-güzel olan her şey mutlaka Batı kökenlidir algısı vardır; az-buz bir tahribat değildir bu. Tashih edilmesi öyle 10-15 yılda olabilecek bir şey değildir. Cumhurbaşkanımızın bunun farkına varıp söylemiş olması büyük bir kazançtır. Tanzimat, Meşrutiyet, Cumhuriyet elitleri kültür-sanat alanını milleti dönüştürmenin bir aracı olarak kullandılar. Geçmişte Çaykovski vesaire dinletirsek adam oluruz zannedildi. Yapacağımız en önemli şey, milletin kültür ve sanat alanında egemen olması.

Brad Pitt’li Troya tanıtımı

Troya’da bu yıl önemli bir tanıtım atağı olacak. (Troya filmi başrol oyuncusu Brad Pitt’le bir organizasyon yapılacak mı) Çalışma var, o çalışma var, ben kesinleşmediği için söylemedim. Öyle bir tanıtım yüzünün yer aldığı bir program düşünülüyor. Batıda iyi izlenen filmlerin içerisine böyle üç dakika-beş dakika Türkiye, İstanbul, Antalya, Kapadokya, bir yerin gösterildiği, Türkiye çok güvenli bir yerdir algısını filmin içerisinde birkaç dakikalığına da olsa göstermek herhalde çok anlamlı olacaktır.