Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ın ABD ziyareti kritik bir döneme denk geldi.

Irak Bölgesel Yönetimi’nin referandum kararında ısrarcı olması, güney sınırımızdaki gelişmeler, ABD’nin FETÖ, Rıza Sarraf, Cumhurbaşkanlığı korumaları dosyalarındaki tutumu, Erdoğan’ın, ABD Başkanı Donald Trump’la yaptığı görüşmenin önemini artırdı.

Erdoğan’ın, ABD ziyareti ve Trump’la görüşmesinin Türkiye’nin bu dosyalardaki kararlılığını aktarması açısından oldukça verimli geçtiği belirtiliyor.

Trump görüşmesinde ana gündem maddelerinden biri Kuzey Irak referandumuydu.

Dün Ankara kulislerinde, yakın zamana kadar referandumun ertelenmesi tezini işleyen ve zamanlamasını uygun bulmayan ABD yönetiminin, Türkiye’nin tezlerini desteklediği, bu desteğin de Erdoğan-Trump görüşmesinde ilk ağızdan dile getirildiği konuşuldu.

Trump’ın, Ankara’nın kaygılarını anladığını açık şekilde söylediği, Erdoğan’ın bu konuda görüşmeden memnun ayrıldığı ifade edildi.

Trump görüşmesinde önemli konulardan biri de ABD’nin PYD-YPG’ye verdiği sınırsız destekti.

Yansıyan bilgilere göre, Erdoğan, ABD’nin YPG’ye verdiği silahların PKK tarafından kullanıldığına yönelik tespitleri dillendirerek, YPG’ye TIR’lar dolusu silah verilmesi politikasının yanlışlığını bir kez daha vurguladı.

Trump’ın Türkiye’nin bu tespit ve eleştirilerine karşı yeni bir görüş ortaya koyamadığı belirtiliyor.

Bir ayağında ABD yargısının olduğu diğer gündem maddeleri de Erdoğan-Trump görüşmesinin önemli başlıklarındandı.

Erdoğan, ABD’deki Rıza Sarraf davasının ve dosyaya eski Ekonomi Bakanı Zafer Çağlayan’ın da dahil edilmesinin hukuki değil siyasi olduğunu kuvvetli ifadelerle tekrarladı.

Bir önceki ziyaretinde eylemcilere müdahale eden korumalar hakkında yürütülen yargı sürecini, korumalarına silah verilmemesi kararını gündeme getiren Erdoğan, ABD’nin bu tutumunun yanlışlığını da ifade etti.

Fetullah Gülen’in ve FETÖ yandaşlarının iadesiyle ilgili gönderilen koli koli evraka rağmen hiçbir aşama kaydedilmemesi, Erdoğan’ın bir diğer eleştiri konusuydu.

Erdoğan’ı dikkatle dinleyen Trump’ın ise Türkiye’de tutuklu bulunan Papaz Andrew Brunson’un durumunu gündeme getirdiği ifade edildi.

Görüşmenin ilginç bir diğer yanı, Trump’ın Türkiye’nin Rusya’dan alacağı S-400 savunma sistemi konusunda bir eleştiri yöneltmemiş olması.

Erdoğan, Türkiye’nin bu temel konulardaki kararlılığını en üst düzeyde yeniden vurgulayarak Ankara’ya döndü.

Dün yapılan MGK ve Bakanlar Kurulu toplantılarında Kuzey Irak referandumunun sonuçlarının Türkiye için bir ulusal güvenlik sorunu olacağı hem konunun muhataplarına hem dünya kamuoyuna ilan edildi.

Bugün Meclis, Irak ve Suriye tezkeresini görüşmek üzere toplanıyor.

Tezkere konusunda siyasi partilerin büyük çoğunluğu konsensüs halinde.

Erdoğan, bu hafta Rusya Devlet Başkanı Putin’le görüşecek.

4 Ekim’de de İran’a gidecek.

Türkiye, bir beka sorunu olarak gördüğü güney sınırındaki gelişmelere karşı siyasi, diplomatik, askeri ve ekonomik bütün adımları atmaya kararlı.

 

Yazarın Diğer Yazıları
Etiketler