Beş ülkenin liderinin aynı anda çekiç salladığı raylar, öyle sıradan bir projenin açılışını değil, çok kıymetli bir yolculuğu simgeliyor.

Üstelik bu büyük yolculuk, siyasi iklimin sertliği, sınırlarımızda olan bitenler, savaşlar, ölümlere rağmen gerçekleşti.

Önceki gün açılışı Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan ile Azerbaycan, Özbekistan, Kazakistan ve Gürcistan devlet başkanları tarafından yapılan Demir İpek Yolu, güncel siyasi tartışmalardan apayrı değerlendirilmesi gereken, bu nitelikte bir proje.

Bakü-Tiflis-Kars Demiryolu Projesi’nin temeli, tam 13 yıl önce, Gürcistan’ın başkenti Tiflis’te atıldı.

20 Aralık 2004 tarihli Türkiye-Gürcistan-Azerbaycan Karma Ulaştırma Komisyonu toplantısında, tarihi İpek Yolu üzerinde bir tren yolu yapılması kararlaştırıldı.

Kararlaştırıldı ama aslına bakarsanız o gün kimse bu anlaşmanın gerçeğe dönüşeceğini düşünmüyordu.

13 yıllık macera, zorluydu.

Bu yolculuğun en önemli aşaması ise devletleri ikna ve güzergâh konusunda herkesin anlaşabileceği bir formül bulmaktı.

Türkiye öncü oldu.

Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan, Başbakanlık görevinde bulunduğu o dönemde projeyle bizzat ilgilendi.

İlgili ülkelerin devlet başkanlarıyla her fırsatta konuyu görüştü.

Sahada konuyu takip eden isim ise o dönem Ulaştırma Bakanı sıfatını taşıyan Başbakan Binali Yıldırım’dı.

Erdoğan’ın liderliği, Yıldırım’ın bir proje adamı olarak verdiği büyük emekler sonunda, en aşılmaz sanılan zorluklar aşıldı ve proje-ihale aşamasına 4 yılın sonunda gelindi.

4 Mayıs 2008’de yer teslimi yapıldı ve demiryolu inşaatının temeli 24 Temmuz 2008’de Kars’ta atıldı.

Tüm tarafların projeye ikna edilmesinde büyük emeği bulunan Yıldırım, her aşamayı da yakından takip etti.

Güzergâhta, finansmanda sıkıntı olduğunda müdahale etti, ülkeler arasında görüş ayrılığı çıktığında arayı buldu, projenin gece gündüz takipçisi oldu.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, proje her sıkıntıya düştüğünde devreye girdi.

Medeniyetler buluşması

Böylece tarih, Demir İpek Yolu ile yeniden canlandı.

Proje, 829 kilometrelik bir demiryolundan oluşuyor.

Projenin 504 km’lik bölümü Azerbaycan’da, 246 km’lik bölümü Gürcistan’da, 79 kilometrelik bölümü Türkiye’de.

Sadece Türkiye kesiminin maliyeti 1.6 milyar TL.

Projenin Türkiye ayağının finansmanı tamamen öz kaynaklardan karşılandı.

Artık Türkiye üzerinden İngiltere, Fransa, Belçika, Almanya, Avusturya, Macaristan, Sırbistan, Bulgaristan, Gürcistan, Azerbaycan, Kazakistan, Türkmenistan ve Çin’e açılan büyük bir kapı var.

Demir İpek Yolu’ndan başlangıçta yılda 1 milyon yolcu ve 6.5 milyon ton yük taşınacak.

2035 sonunda yıllık 3 milyon yolcuyu ve 15-20 milyon ton yükü batıdan doğuya, doğudan batıya taşıyacak bir hattan söz ediyoruz.

Bugün için güney ya da kuzey koridorundan, deniz yolu da hesaplandığında Çin’den AB ülkelerine yük taşıması süresi 45 ila 62 gün arasındayken, Demir İpek Yolu kullanıldığında süre 12 ila 15 güne kadar düşecek.

Cumhuriyet döneminin simge sloganlarından biri anayurdun demir ağlarla örülmesiydi.

Şimdi de demir ağların medeniyetleri buluşturması, o ruhun hâlâ canlı kaldığının göstergelerinden biri.