Son 7 yıldır Büyük Londra Oteli’nde yaşıyor

Antakya’da yaşayan 104 yaşındaki İbrahim Hüzmeli’nin torunu Leyla Cilli ve 1955 yılında Lizbon’da vefat eden Klaus Sarkis Gülbenkyan’ın kuzenlerinden Sarkis Teke ile Tepebaşı’ndaki Büyük Londra Oteli’nin zamansız salonunda sohbet ediyoruz.
Başta Musul olmak üzere, Ortadoğu’nun petrol sınırlarını çizen Gülbenkyan’ın kuzeni Teke, 7 yıldır bu otelde yaşıyor.
Cilli ise İstanbul’un sanatsal mekânlarından biri olarak da kullanılan Büyük Londra Oteli’nin sahibi Hüzmeli ailesinin torunlarından.
“Otel’in mi, Teke’nin mi hikâyesi daha ilginç?” diye sorarsanız, yanıt vermek çok güç.
Musul-Kerkük, petrol, İngiliz sömürgeciliği, Ermeni tehciri, Osmanlı’nın son günleri, Doğu’dan Batı’ya sermaye ihracı veya yalnızca “bir bekâr adam“ gibi konulara yakın duruyorsanız; o zaman Teke’nin anlatımı heyecan verici gelebilir. Ben her ikisini de yapmaya çalıştım.

Beyoğlu otelcisi
Büyük Londra Oteli’nde, Fatih Akın’ın “Duvara Karşı“, “Yaşamın Kıyısında“ ve “İstanbul Hatırası“ filmleri, Sezen Aksu ve Hande Yener‘in klipleri, “Hatırla Sevgili“ dizisinin kimi sahneleri gibi sayısız çekim yapıldı.
Film, dizi, klip ve fotoğraf çekimleri için 70 odalı bu otelin günlük kirası 1500-2000 euro, oda fiyatları ise 35 euro ile 150 euro arasında değişiyor.
Zaman yolculuğuna tanıklık eden bu oteli, İngilizler, Fransızlar ve Almanlar çok seviyorlar.
1800’lü yılların motiflerinin yaşadığı alçıpan tavandan sarkan avizeler; müzik dolabı, şamdanlar, tablolar, hesap makineleri, radyolar antika zamanlardan çıkıp gelmişler.
Bir zamanlar konut olarak kullanılan binanın orta yerinden çıkan merdivenler, tahta kokulu koridorlardan geçip Haliç’e açılan terasa çıkıyor.
Otelin ön yüzü, 1980’lere kadar içinde çocukların oynadığı Tepebaşı Parkı’nı unutturmayı başaran (!) TRT binasına bakıyor.
Büyük Londra Oteli’ni konut olarak 1892 yılında Galata bankerlerinden İtalyan asıllı Glavany yaptırıyor.
Antakyalı bir tüccar olan İbrahim Hüzmeli önce Yunanlı, sonra Karadenizli bir aileye geçen bu oteli 1964 yılında satın alıyor.
1985 yılından günümüze kadar Beyoğlu civarında Troya, Bristo ve Monopol otellerini de açan Hüzmeli ailesinin Antakya ve Kilyos’ta da otelleri bulunuyor.

Winsconsin - Talas
Otelin salonunda otururken, gözümün önünde bir film karesi canlanıyor sanki. İri gözlüklü, şortlu bir adam; iri iri altın yüzükleri ve kolyesi yetmezmiş gibi, tespih de sallıyor. Etrafta kamera yok!
“Kim?” diye soruyorum.
“Sarkis Teke, 7 yıldır burada yaşıyor. Kayserili. Oda bedelini yıllık olarak öder. Çok iyidir.”
Merak uyandıran kısa cümleler, Teke’nin yanımıza gelmesiyle bir Osmanlı öyküsüne dönüşüveriyor.
Teke, Talas’ta 500 yıllık bir evin son vârisi. Babası halen memlekette. Musul petrollerinden pay almak için kurulan, çokuluslu “Turkish Petroleum Company” şirketindeki hissesi nedeniyle, “Bay yüzde 5“ adı verilen Gülbenkyan’ın kuzenlerinden. Aile büyük değil. O nedenle de Gülbenkyan’ın milyar dolarları aşan serveti, Gülbenkyan Vakfı tarafından öncelikle ihtiyaç sahibi Ermenilere dağıtılıyor.
Lizbon’da Gülbenkyan Müzesi de bulunuyor.
Teke, “Gülbenkyan tehcir olayını hissetmişti. 1915 yılından önce Türkiye’deki parasını mal olarak yurtdışına çıkardı. Çukurova’dan Batı’ya 7 bin deveyle pamuk götürdü“ diyor.
Gülbenkyan’ın 90 yaşındaki kız kardeşini ABD’nin Wisconsin eyaletindeki çiftliklerinde ziyaret ettiğini söyleyen Teke, “Ziraat Bankası’dan eurobond alıyorum, gelirim fena değil“ diyor. Glavany’den sonra Büyük Londra Oteli’nde yaşayan ikinci kişinin de bir “banker“ olması, olsa olsa bir İstanbul rastlantısıdır.