Servet Yıldırım

Servet Yıldırım

servet.yildirim@milliyet.com.tr

Tüm Yazıları

Geçen yılki Davos toplantılarının tartışmasız yıldızı, siyaset dünyasında son yılların fenomeni Kanada Başbakanı Justin Trudeau, “2018” döneminde yerini ABD Başkanı Trump’a bıraktı. “Parçalı dünyada gelecek yaratmak” için buluşan liderler Trump engeliyle karşı karşıya

Davos’ta Trump dalgası

Dünya Ekonomik Forumu bugün Davos’ta başlıyor. Önceki yılın yıldızı Kanada Başbakanı Justin Trudeau’ydu. Sıra dışı genç lideri dinlemek, onunla fotoğraf çektirmek için kuyruk oluşmuştu. Geçen yılın yıldızı ise Çin lideri Xi Jinping’di. “Davos elitleri”ni kendisine hayran bıraktı. Bir komünist olarak “küreselleşme” ve “ticaretin serbestleştirilmesi” mesajlarını verdi, milyarderlerin güvenini kazandı. Bu yılın starı ise Trump olacak.

Haberin Devamı

Aslında Amerika başkanları Davos’a gitmeyi pek sevmezler. Çünkü Davos toplantıları milyarderler kulübünün bir buluşması olarak bilinir. Sosyetenin kayak merkezlerinin birinde milyarder iş adamlarıyla beraber resim vermenin bir siyasetçi için hata olduğunu düşünürler. Davos’a son olarak 2000 yılında zamanın başkanı Bill Clinton katılmıştı.

Davos’ta Trump dalgası
Sürpriz bir karar

Trump’ın katılma kararı sürpriz oldu çünkü seçim kampanyasında kullandığı malzemelerden biri de “Davos”tu. “Davosçu”lara boyun eğmeyeceğini söylüyordu. Davosçular dediği ise 48 yıldır her ocak ayında Davos’ta toplanıp, kapitalizmin sorunlarına çare arayan güçlü ve zenginleri kastediyordu. Kendisine “Davos elitleri” diye düşman bir kesim belirlemişti. Bunlara verip veriştirmenin ise seçmende bir karşılığı vardı.

Düşünün komünist Jinping “Küreselleşme iyidir” mesajı verirken, muhafazakâr, katı sağcı Trump’ın kampanya ekibi, çalışanlara Davosçular tarafından bazı şeylerin dikte ettirilmesinden bıktıklarını anlatıyorlardı.

Anti-Davosçu Trump Davos’a yalnız gitmiyor; sekiz bakan ve çok geniş bir kadroyla katılıyor. Dışişleri, hazine, çalışma, enerji, içişleri, ticaret gibi bakanların yanı sıra ulusal güvenlik ve ekonomi danışmanları ve tabii ki çok değerli damadı Jared Kushner de eşlik edecek.

Resmi açıklamalarda Trump’ın “Önce Amerika” planı hakkında bilgi vermeyi, bu nu dünya iş çevrelerine anlatmayı planladığı belirtiliyor. Oysa bu kampanyanın bırakın içeriğini adı bile Avrupalıları deli etmeye yetiyor!..

Haberin Devamı

Trump’ın asıl yapmak istediği galiba, bir yıllık başkanlık döneminde elde ettiği “başarıları” iş dünyasına anlatmak ve “Şu ana kadar kötü değildim, oldukça önemli şeyler yaptım. Başkanlığı becerebilirim” mesajı vermek. Yoksa küreselleşmenin mabedinde politikasını korumacılık ve ayrımcılık üzerine inşa etmiş bir başkanın anlatacak nesi olabilir ki?

Tezata baksanıza: Bu yılki Forum’un ana teması “Parçalı bir dünyada ortak bir gelecek yaratmak” ve ağır konuk Trump ise an itibarıyla herkesin gözünde “parçalı dünya”nın sembolü olmuş durumda.

DAVOS'U BU KADAR ÖNEMLİ YAPAN POLİTİK BOYUTUDUR

Davos küçük bir dağ kasabası. 11 bin kişinin yaşadığı, 1.560 metre rakımlı bir yer. Ama 48 yıldır ev sahipliği yaptığı ve en az 2.500 kişinin katıldığı forum nedeniyle dünyanın en ünlü kasabalarından biri.
Forum’un hikâyesini Güngör Uras’ın köşe yazısından zevkle okuyabilirsiniz. Ama Davos’u bu kadar ünlü yapan oradaki Forum olduğu kadar, katılımcılarıdır.
Forumun yaratıcısı Klaus Schwab her ne kadar “ekonomik forum” olsa da olaya politik boyut ekleyerek çok akıllıca bir manevra yapmış.

Haberin Devamı

Davos’un bu kadar ünlü yapan önemli bir özellik bazı kritik buluşmalara ev sahipliği yapmasıdır.

Bu kasabada geçmişte birbirleriyle derin sorunlar yaşayan taraflar bir araya geldiler. Onlarca yıllık sorunların çözümü için ilk adımlar burada atıldı. Mesela doğu ve batı Almanyaların liderleri ilk defa Davos’ta bir araya geldiler; Almanya’nın birleşme fikri en somut haliyle Helmut Kohl-Hans Modrow buluşmasında ortaya atıldı. Türk-Yunan geriliminin zirvede olduğu bir anda Özal ile Papandreu’nun bir araya gelip el sıkıştıkları yer Davos’tu. Ajanslar Türk ve Yunan başbakanlarının yer aldığı ünlü fotoğrafa “tarihi el sıkışma” başlığını attılar.

Davos’ta Trump dalgası

Güney Afrika’daki ırkçı yönetiminin Devlet Başkanı De Klerk ile hapisten yeni çıkmış siyah lider Nelson Mandela ilk defa Davos’ta buluştular. Bu buluşma Güney Afrika’daki değişimin habercisiydi. Şimon Peres ile Yaser Arafat ilk defa aynı karede Davos’ta yer aldılar. İsrail’in Gazze ve Eriha’dan asker çekmesi konusu orada konuşuldu. Çin lideri Jinping’in “Küreselleşme iyidir” mesajını verdiği fotoğraf şimdiden jenerik halini aldı bile. Bakalım Trump kiminle hangi fotoğrafı verecek?

Schwab bu işi biliyor. Böylesi büyük bütçeli ve neredeyse yarım asırlık bir forumu aynı dinamizmle sürdürmek için politik boyut kilit önem taşıyor. Sırf bu boyutu güçlendirmek için 2017 ortasında Forum’un başkanlığına bir siyaset adamını, Norveç’in eski Dışişleri Bakanı Borge Brenda’yı getirdi.

'DAVOS'TA DENİLENİN TERSİ OLUR'

Kenneth Rogoff ünlü bir ekonomist. Harvard’da profesör ve IMF’nin de eski baş ekonomisti. Trump’ın ABD başkanı olma olasılığını ciddiye alıp endişeye kapıldığı ilk anı hatırlıyor. 2016’da Davos’a katılanların “Yok canım olur mu öyle şey. Trump’ın kazanması imkansız” dedikleri zamanmış. Aynı şekilde Davos anketlerinde İngiltere referandumundan Brexit kararının çıkması da mümkün görünmüyordu.

Davos’ta Trump dalgası
Rogoff diyor ki, “Ne kadar imkânsız olursa olsun, Davos’taki konsensüsün hep tersi olur.”

Yani Davos’taki geleneksel akıl hep yanlış çıkar.

Ben de 2008’i hatırlıyorum... Lehman Brothers’ın batmasına daha 10 ay var. Lehman’ın Davos müdavimi başkan yardımcısı Thomas Russo Forum’un ilgi çeken konuşmacılardan biri ve Davos sosyal çevrelerinin popüler bir siması.
Küresel krizin sinyalleri hafiften gelmeye başlamış ama kriz kelimesini dillendiren yok. Roubini gibi tek tük de olsa bazı ekonomistler uyarmaya başlamış. Biz de Doğuş Yayın Grubu ekibi olarak Davos’ta ulaştığımız katılımcılara beklentilerini soruyoruz. Anket yaptığımız insanların her biri ya dev bir şirketin tepe yöneticisi ya dünyanın önde gelen bir finans kuruluşunun genel müdürü ya da bazısı Nobel ödüllü iktisatçılar.

Yanıt verenlerin çok büyük bir çoğunluğu kriz öngörmüyordu. Piyasalarda kısa süreli dalgalanma yaşanacağını ancak her şeyin kısa sürede normal akışına döneceğini söylüyorlardı. Oysa 10 yıl oldu ve hâlâ normale dönülemedi.
Bu yıl Davos’a 14’üncü gelişim. Gördüm ki Davos orijinal fikirlerin ve çözümlerin ortaya çıktığı bir yer olmaktan çok önemli buluşmalara ev sahipliği yapıyor.