Bu gençler teknolojiyi cebinden çıkaracak

Türkiye’nin ilk teknoloji lisesi Tink, kapılarını açıyor. Endüstri 4.0 dünyasına hazırlayacağı gençlerin hem mucit hem girişimci olmasını hedefleyen Tink bu yıl 9, 10 ve 11. sınıflara öğrenci kabul edecek

Yapılan çalışmalar 4. Sanayi Devrimi ile birlikte bugün bildiğimiz birçok mesleğin üç beş yıl içinde yok olacağını gösteriyor. Robotlar, mavi yakalıların yaptığı birçok şeyi yapmaya başladı. Çok değil üç beş yıl içinde beyaz yakalıların yaptığı birçok mesleğin de bizim yerimize robotlar tarafından icra edildiğini göreceğiz. Teknoloji öyle bir hale geldi ki, Çin’de 3D printer ile organ üretildi. Evler üç boyutlu bu yazıcılarda basılıp yapılıyor artık. Böylesi bir dünyada dünün yöntemleriyle sürdürülen eğitim sistemi ile gençlerin bundan 5 - 10 yıl sonra, teknolojinin hızına nasıl yetişecekleri ve iş bulacakları muamma.

Bu gençler teknolojiyi cebinden çıkaracak

Yeteneğe yatırım

Çağ artık kod yazmayı bilenlerin, akıllı sistemleri yönetenlerin çağı. Sancaktepe’de yeni açılan Teknoloji Lisesi ve İnsan Kolejleri (Tink ) böyle bir iddia ile ortaya çıktı. Okulun Kurucusu Zeynep Dereli, yeteneklerin üstüne liseden itibaren gidilmesi gerektiğini söylüyor. Uygulamalı eğitimle yeni dünyanın ihtiyaçlarına uyum sağlayacak öğrenci yetiştireceklerinin altını özellikle çizen Dereli, “Daha lisede girişimciler çıkaracağız” diyor. Zeynep Dereli sorularımı yanıtladı.

Teknoloji bilgisi girişime dönüşecek

Farklı bir isimle ortaya çıktınız…

Türkiye’nin ilk teknoloji lisesini kurduk. Teknoloji içeriği böyle olan başka bir okul yok. Büyük bir hızla ilerleyen dijital teknoloji; günlük hayatımızda, iş hayatımızda ve toplumda büyük değişikliklere yol açtı. 3D printer’da kıyafet basılıyor artık. Okullarda ise henüz beklenen değişim ivmesi yaşanmadı. Bu sene Milli Eğitim Bakanlığı’nın 8 ve 9. sınıflara bilişim teknolojileri dersi koyması sevindirici bir gelişme ancak haftada iki saat uygulanacak olan bu ders örgenciler için gerçekten yeterli olacak mı? Öğrencilerin yeni dünyaya hazır olmaları için daha kapsamlı ve uygulama temelli derslerle desteklenmesi gerektiğine inanıyoruz. Teknoloji yeni mezun gençlerimizin ana dili olmak zorunda. Mezunlarımızın dili İngilizce, Türkçe ve teknoloji olacak. Aynı zamanda teknoloji bilgisini girişime çevirecek mezunlar yetiştireceğiz. Okulumuza çizgi takip eden robot, görme engelliler için baston yapan öğrenciler başvuruyor. Bu çok hoşuma gidiyor. Bastonu yapan öğrenci, gidip belediye ile ortak proje geliştirecek mesela. Artik kimsenin ben modacı, müzisyen olacağım teknoloji ile ilgim yok deme lüksü yok. Hangi alanda çalışırsak çalışalım, teknolojiyi iyi kullanan kişilerin, kullanamayanların yerini alacağına inanıyoruz.

Bu gençler teknolojiyi cebinden çıkaracak

Evde proje yapılmayacak

Öğrencileri geleceğe nasıl hazırlayacaksınız?

Türkiye yetenek gelişimine yatırım konusunda 61 ülke arasında 54. sırada. Bu yüzden Teknoloji ve İnsan Kolejleri olarak geleceğin yeni mesleklerini edinmek isteyen gençlere bir fırsat sunmak için bu alanda ilk adımı attık. Ve Türkiye’nin ilk uygulamalı teknoloji lisesini kurduk. Burayı Massachusetts Teknoloji Enstitüsü’ün (MIT) lise versiyonu gibi düşünebilirsiniz. Yeni nesle çok güveniyorum, bu topraklardan da birçok Steve Jobs çıkabileceğine inanıyorum.

4. Endüstri Devrimi kapsamında bugün var olan pek çok mesleğin yok olup yepyeni uzmanlık alanları ve mesleklerin doğacağı düşünülürse bizim vereceğimiz türdeki eğitimler geleceğin nesli için kritik öneme sahip olacak. Beceri temelli, iş hayatındaki başarıyı üniversite başarısı kadar önemseyen ön mühendislik dersleri veren bir eğitim içeriğiyle fark yaratacağız. Laboratuarımız bin 300 metrekare alana oturuyor. İçlerinde uygulama alanları var. Her alanda uygulamalı eğitim ana felsefemiz olacak. Mesela 10. sınıfta proje ödevi olarak kendi cep telefonlarını yapacaklar. 3D printer’dan telefonun dışını basacak, elektronik kitini hazırlayacak, yazılımını da yazarak cep telefonu yapacaklar. Bunu altışar kişilik ekipler halinde yapıp bütün sistemi anlayacaklar. Projelerini gerçek hayata uygun ürünler haline getirecekler. Evde proje yapılmayacak, herkes burada kendisi yapacak.

Lisede staj imkanı

Öğrenciler staj da yapacaklar mı?

Teknolojiyi, eğitim müfredatına entegre ederek yeni dünyaya uygun bir içerik hazırladık. Tink’te eğitim sadece teoriden ibaret değil, öğrencilerimizin yaşayarak öğrenmeleri için pratiğe de çok önem veriyoruz. Daha liseden itibaren öğrencilerimizi sanayi ve iş dünyası ile yakın temasta tutacağız. Türkiye’nin önde gelen holding ve şirketleriyle yapılan anlaşmalarla Tink öğrencileri, önemli staj fırsatlarına ve üniversite mezuniyeti sonrası iş olanaklarına sahip olacak. İş adamlarından mentorlük alacaklar. Eğitim hayatları sektör ile iç içe olacak. Eğitim kurumları ile iş dünyası arasında güçlü köprüler kurulmalı. Daha liseden ekonomi ve iş yönetimi eğitimi vererek küresel ekonomiye hazırlanmalarını sağlayacağız. Uygulamalı eğitim programları ile girişimciliğe teşvik edeceğiz.

Sınıflar arasında duvar yok!

Hangi kurumlarda staj yapabilecekler?

Zorlu, Arkas, Aktaş, Arçelik, Acıbadem, DYO, Yemeksepeti, Microsoft, Google, Borusan, Intel ve TEB gibi kurumlarda staj yapma ayrıcalığına sahip olacaklar. Derste öğrenilen bilgileri, beceriye dönüştüreceğiz. Disiplinler arası eğitimi çok önemsediğimiz için esnek öğrenim alanları yaptık. Gerektiği zaman dersliklerin arasındaki duvarlar kalkıyor, iki sınıf birleşiyor, tek sınıf oluyor. Mesela matematik, tarih ve resim hocası birlikte ders anlatıyor. Öğrenmenin keyifli hale gelmesini istiyoruz.

Kaç öğrenci ile eğitime başlayacaksınız?

Bu sene Sancaktepe kampüsümüzün kontenjanı 500 öğrenci ile sınırlı. Ancak okulumuzun alanları 1.200 ögrenciye eğitim verecek şekilde planlandı.Okul sayımızı önümüzdeki 6 yıl içerisinde ilki İstanbul Avrupa yakasında olmak üzere, 18’i ise farklı şehirlerde olacak şekilde 20 kampüse çıkarmayı hedefliyoruz.

Hedef 20 kampüs

Öğrencilerin projeleri ticari ürün olarak hayata geçirilebilecek mi?

Kullanıma uygun olanlar ve insanların hayatlarını kolaylaştıracak olanları talepler doğrultusunda paylaşmayı planlıyoruz. Senede üç tane başarılı girişimci öğrencimizin projesine fon sağlayarak, tohum fonlaması yapacağız. O projeleri gerçek hayatta girişim olarak göreceğiz. İnanıyorum ki üç yıl sonra öğrencilerimizin ürettiği ürünler marketlerde satılıyor olacak. Veya başka firmalar tarafından kullanılıyor olacak. Girişimciliğin tohumlarının erken yaşlarda atılması gerekiyor. Sonra çok geç oluyor.

Newton o elmayı yıllarca bekledi

Böyle bir okul kurma fikri nasıl gelişti?

Newton’ın başına düşen elma ağaç altında dinlenen herkesin başına düşüyordu. O ise yerçekimini buldu. Çünkü senelerdir üstünde çalışıyordu. Hiçbir iyi fikir öyle bir anda ortaya çıkmıyor.

Uzun yıllardır eğitime yatırım yapmak istiyordum ve teknolojiye inanılmaz heyecan duyuyordum. ABD’de Princeton Üniversite’sinde lisans, İngiltere’de de SOAS Londra Üniversite’sinde yüksek lisans eğitimi aldım. Uzun yıllar Türkiye’de ve İngiltere’de çok uluslu şirketlerde kurumsal yöneticilik yaptım. Bu deneyimlerimde gördüm ki artık ülkeleri ön plana çıkaracak unsur, para değil, insan gücü olacak. Herkes Endüstri 4.0’ı konuşuyor. Ama kimse eğitimde ne yapması gerektiğini bilmiyor. Dünyada ilk beş ekonomi arasına girmemiz için eğitimde reform yapılması şart. Bunun sanayi ile işbirliği içinde yapılması, herkesin elini taşın altına koyması lazım. Bu noktada farklı bir eğitim içeriği sunacak bu okulu kurmaya karar verdim. Hazırlıkları iki sene sürdü.

Teknolojiyi tüketen değil üreten bireyler

Eğitim içerikleri nasıl olacak?

Milli Eğitim Bakanlığı müfredatını seçmeli derslerle zenginleştirerek kendi sistemimizde uyguluyoruz. Programı teknoloji odaklı derslerle destekliyor, iyi bir yabancı dil eğitimi vermeyi hedefliyoruz. Tam donanımlı laboratuarlarda kodlamayı, üretimi, elektroniği ve girişimciliği en yeni metotlar ve teknolojilerle öğreteceğiz. Üç boyutlu yazıcılar, CNC’ler, elektronik ve robotik kitler ile öğrenciler, Endüstri 4.0’ın işleyişini deneyimleyerek modelleme yapma fırsatına sahip olacaklar. Böylece kurumsal hayata ve kendi girişimlerine en iyi şekilde hazırlanacaklar.

Tink’ten mezun olduklarında hangi alanda devam etmeyi tercih ederlerse etsinler, iyi birer teknoloji yetkini, iyi iletişim kurabilen ve kendini ifade edebilen, sanata, spora ilgi duyan, insani değerlere, farklı kültürlere saygı gösteren, kendi kültürünü iyi tanıyan, duygusal zekası gelişmiş empati kurabilen birer birey olarak hayata hazırlanmış olacaklar.