En ‘baba’ arşiv adası

Eklenme Tarihi27.08.2018 - 1:35-Güncellenme Tarihi27.08.2018 - 1:35

Ara Güler'in yüzbinlerce kareden oluşan, bir dönemin görsel hafızası olarak nitelendirilen fotoğrafları bomontiada'da müzede sergilenmeye başladı. Doğuş Grubu kurucusu  Ayhan Şahenk'in yakın dostu olan Ara Güler, "Bunların içinde çok mühim şeyler var, hiç farkında değiliz"  diyerek araştırmacılara göz kırptı.

Tarih deyince genellikle yazılı belge arıyor insan. Oysa ondan daha mühimdir fotoğraf. Zira yazılı belge kişinin samimiyetine ve tarihe olan saygısına muhtaçtır. Fotoğraf ise bir devri, dönemi, durumu anlatmak için kendinden başka hiçbir şeye ihtiyaç duymaz.

Fotoğraf deyince de Türkiye’de tartışmamız akla gelen ilk isimdir Ara Güler. Kimleri fotoğraflamadı ki, devlet başkanları, sanatçılar, yazarlar, ressamlar, sıradan insanlar, balıkçılar, dilenciler… Liste uzayıp gidiyor. Türkiye’nin 70 yıllık tarihini fotoğraflara kaydetti, İstanbul’a her zaman sadık kaldı ama dünyanın başka diyarlarına da uzanmaktan geri kalmadı.

Doğum günü armağanı

Usta fotoğrafçı, 16 Ağustos’ta 90’ıncı yaşını güzel bir sürprizle kutladı; uzun zamandır hayalini kurduğu Ara Güler Müzesi, Doğuş Holding’in katkılarıyla kapılarını açtı. 

İki yıl önce Doğuş Holding’le işbirliği yapan usta fotoğrafçı, fotoğraf, video, belgesel, hikaye, kitap, tablo ve çeşitli objelerden oluşan geniş koleksiyonunu yeni kurulan Ara Güler Doğuş Sanat ve Müzecilik A.Ş.’ye aktarılmıştı. Doğuş Grubu Sanat Danışmanı Çağla Saraç’ın liderliğinde iki yıldır hummalı bir çalışma gerçekleştiren Ara Güler Müzesi ilk sergisini “Islık Çalan Adam” adıyla büyük ustanın doğum gününde açarak onu onurlandırmış oldu.

Çok yönlü sanatçı

İstanbul bomontiada’da açılan müze aslında arkasında çok büyük bir arşiv ve araştırma merkezini kapsıyor. Zira Ara Güler, çoğumuzun bildiğinden de öte, fotoğrafçılığının yanı sıra tiyatroculuğu, hikaye yazarlığı, belgeselciliği de bünyesinde barındıran çok yönlü bir sanatçı. “Ben sanatçı değilim, ne resim yapabilirim ne heykel” dese de arşivi, onun kendisini anlattığından çok daha derin olduğunu gözler önüne seriyor.

Hepimiz onun fotoğrafçılığını biliyoruz ama o, fotoğrafçılığın çok ötesinde bir sanatçı. Hikayecilik, tiyatroculuk, sinema ve fotoğraf… Elbette o, bu vasıflarından çok daha büyük bir üstat, bir ekol.

Türkiye’nin uluslararası standartlara sahip ilk fotoğraf sanatçısı müzesi olma özelliğini de taşıyan Ara Güler Müzesi’nin hikayesi epey eskiye dayanıyor belli ki… Doğuş Grubu CEO’su Hüsnü Akhan’dan, açılış gecesi dinlediğim hikayeyi sizlerle de paylaşmak istiyorum.

Portal kurulacak

Ara Güler pek çok kurum gibi Doğuş Holding’le de uzun yıllar çalışmış. Bu dönemde Doğuş Holding’in kurucusu merhum Ayhan Şahenk’le de bir dostluk geliştirmişler. İşte bu müze fikri bu dostluğun ve Türkiye’nin büyük bir sanatçısına duyulan saygının sonucu ortaya çıkmış.

bomontiada’da kurulan Ara Güler Arşiv ve Araştırma Merkezi’nde yüzbinlerce eser tasnif edilmiş, tüm eserlerin envanterleri çıkarılmış, dialar ve diğer fotoğrafların konservasyonu yapılmış ve koruma altına alınmış. Belgeler halen tek tek sayılmaya ve indekslenmeye devam ediyor. Bütün bu çalışmalar bittiğinde muazzam bir hafıza, tüm dünyaya açılmış olacak. Hüsnü Akhan, arşiv koleksiyonlarının önümüzdeki dönemde bir portal üzerinden fotoğraf meraklıları ve araştırmacılara açık hale getirilmesinin hedeflendiğini söylüyor.

Akhan, Ara Güler’le dünyada benzeri olmayan bir işbirliğine imza atıklarına işaret ediyor ve şöyle devam ediyor: “Ara Güler arşivi Cumhuriyet tarihimiz açısından da çok kıymetli bir kaynak. Bu nedenle arşivin bütün olarak korunması ve gelecek nesillere aktarılmasını önemsiyoruz. Ayrıca bu süreçte fotoğraf sanatının bu arşiv üzerinden çeşitli yöntemlerle desteklenmesini de hedefliyoruz. Profesyonel düzeyde yönetilen ve kâr amacı gütmeyen bu iki sanat kurumu birbirini operasyon ve içerik anlamında besleyecek, koordineli çalışacak. Ve umuyorum ki, sanatçıların desteklenmesi için önemli bir örnek teşkil edecek.”

‘Islık Çalan Adam’ Sergisi hakkında

Ara Güler Arşiv ve Araştırma Merkezi’nden derlenen “Islık Çalan Adam” sergisi, tarihsel bağlamı ışığında biyografik öğeleri takip etmesiyle birlikte, Ara Güler'in görsel hikayeciliğini farklı alanlardaki üretimleri üzerinden yeniden okumaya da davet ediyor. Sergi aynı zamanda, 20’inci yüzyılın ikinci yarısında özellikle İstanbul ve Türkiye coğrafyasından fotoğraflarıyla uluslararası medyada görünürlük kazanan sanatçının İstanbul kent tarihine, bu coğrafyaya ait bireysel ve toplumsal hafızayı şekillendiren dönemlere ait kayıtların nasıl anlamlandırıldığına yoğunlaşarak; üreten, yazan, kaydeden ve aktaran bir hikaye anlatıcısı olarak Ara Güler'in dünyasını bir arada okumak gerektiğinin önemini vurguluyor.

Müzeye giriş ücretsiz olacak

Hüsnü Akhan, açılış gecesinde önemli bir konunun daha altını çiziyor. Müzeye girişler ücretsiz olacak. Neden böyle bir karar aldıklarını sorduğumda şu cevabı aldım: Ara Güler Türkiye’nin çok önemli bir değeri. Biz bu değerin ve Ara Güler Arşivi’nin sorumluluğunu devraldık. Bu arşivi en sağlıklı şartlarda korumaya, en doğru yöntemlerle paylaşmaya ve topluma en faydalı şekilde yorum ve kullanıma açmak niyetindeyiz. Müzede sadece arşivden seçkiler değil, söyleşiler, film gösterimleri, paneller gibi etkinliklerimiz de olacak.

Sağ olsun üstadımız da her adımımızda bizimle işbirliği içerisinde ve destek oluyor. Kendisi Ara Güler Doğuş Sanat ve Müzecilik A.Ş.’nin Yönetim Kurulu Başkanı olarak çalışmalarımız hakkında düzenli olarak bilgilendiriliyor. Toplanıp ortak kararlar alıyoruz ve süreci birlikte yönetiyoruz. Ara Bey, arşiv ekibiyle bomontiada’da bir araya gelerek sorularımızı cevaplıyor ve eksik bilgileri tamamlıyor. Fotografik malzemenin ve diğer koleksiyon eserlerinin içeriğini, hikâyesini kendisinden dinlemek ve kaydediyor olmak çok kıymetli.

Ara Güler: En büyük derdim bu arşivin dağılmaması

Doğuş Grubu olarak kültür ve sanat faaliyetlerini diğer yatırımları kadar önemsediklerini vurguluyor Hüsnü Akhan. Öyle ki, son 10 yılda kültür ve sanat alanına 400 milyon dolara yakın yatırım yapılmış. Son olarak ana sponsoru oldukları Urfa’daki Göbeklitepe, geçtiğimiz aylarda UNESCO’nun dünya kültür mirası kalıcı listesine alındı. Doğuş Grubu, Göbeklitepe’ye 2035 yılına kadar ana sponsor olarak destek vererek dünyaya tanıtılmasına katkı sağlayacak.

Ara Güler, 2012 yılında verdiği bir röportajda arşivinde 2 milyondan fazla fotoğrafının bulunduğunu belirterek şöyle demişti: “Fotoğrafların pek çoğu hiçbir yerde yayınlanmadı. En önemli derdim, ben öldükten sonra bu arşivin dağılmaması. Çünkü bunların içinde mühim şeyler var hiç farkında değiliz.” Ara Güler’in hayali gerçek oldu. Her şeyin hızla tüketildiği günümüzde bir sanatçının hayalinin gerçekleşmesi ve değerinin yaşarken bilinmesi ne ne büyük mutluluk. Bu mutluluğu usta sanatçıya yaşatan Doğuş Grubu’nu kutluyorum.

Ara Güler fotoğraflarının yer aldığı, adına bastırılan ‘Islık Çalan Adam’ isimli kitabı, Aslıgül Atasagun Çebi ile birlikte duayen sanatçıya imzalattık. Güler, kitabının önsözünde, “Eğer yaşamın bir parçasını dört köşe çerçevenin içine bir anlam verecek biçimde yerleştirebilmişsem, az çok bir şey yaptım denektir” diyor. Unesco Dünya Mirası Listesi’ne girmiş olan Afrodisias’ın gün yüzüne çıkması başta olmak üzere çok şey borçlu olduğumuz Ara Güler’in adına açılan müzeyi çocuklarınızla birlikte mutlaka gezin.