FESTİVAL ‘İSTİKLAL’İ

Başbakan Davutoğlu’nun “Teröre inat sokağa çıkıp selamlaşalım” çağrısı Beyoğlu’ndan yankı buldu. Her yıl çeşitli mekanlarda yaptıkları festivalleri bu yıl Taksim meydanı ve İstiklal’e taşıyacaklarını belirten Beyoğlu Belediye Başkanı Demircan, “Güneşli günler bizi bekliyor” dedi

Beyoğlu, İstiklal Caddesi, Türkiye’nin misafir odası, vitrini... Kültürün, sanatın, alışverişin, turizmin, piyasanın kalbinin attığı bu cadde günün her saati ‘yaşar’. Hele hafta sonları... “İğne atsan yere düşmez” sözü burada vücut bulur, 3 milyon kişilik bir insan nehri caddeden akar zira.

Balo Sokak’ta gerçekleşen hain saldırı sonrasında ilk birkaç gün İstiklal hiç olmadığı kadar ıssızdı. Önceki haftadan itibaren Beyoğlu yeniden hareketlenmeye başladı. Beyoğlu Belediye Başkanı Ahmet Misbah Demircan saldırının olduğu günden beri sokaklarda, esnafa moral veriyor, insanlarla konuşuyor. Çocuklarıyla da yürüdü İstiklal’de. Kendisini ziyarete gittiğimde yine sokaklarda dolaşalım, ‘sokak röportajı’ yapalım dedi, bu kez beraber turladık İstiklal’i... Ertesi gün Okan Üniversitesi’nin Beyoğlu kampüsünün açılışı için yine gittim İstiklal’e. Yüksek lisans, doktora programları ve sürekli eğitim merkezinin olacağı kampüste 400 öğrenci okuyacak. Cadde yine kalabalıktı. Esnafın şikayeti var tabii, ciroların yarıya yarıya azalmasından yakınıyorlar.

FESTİVAL ‘İSTİKLAL’İ

Ancak bu İstiklal’e has bir konu değil, ülkenin içine girdiği ortamda genel anlamda bir yavaşlama var.

Bir selam gönder
İşte tam bu noktada bir durup düşünmek gerekiyor gerçekten. Nereye kadar içimize kapanacağız. Nevruz günü telefonuma gelen bir mesajda bulunmayın uyarısı yapılan semtler arasında yok yoktu. Bunun sonu teröre teslim olmak, panikatak olmak demek.
Bu noktada Başbakan Ahmet Davutoğlu’nun, “Hiç çıkmadığımız kadar sokaklarımıza çıkalım. Evlerimize, mahallelerimize kapanmayalım. Teröre darbeyi ‘selamlaşmak’ vuracak” sözleriyle dile getirdiği çağrısı gerçekten önemli. Ülke genelinde Başbakan Davutoğlu’nun çağrısı ile boyutlanacağı anlaşılan kampanyanın mikro bazda bir uygulaması Beyoğlu’nda gerçekleşecek gibi.

CAZİBE ARTACAK

Altın Eller, Antikacılar, Sahaflar festivali dört aylık bir periyoda yayılarak Taksim Meydanı’nda yapılacak. Başkan Demircan’la tünellerden, pasajlardan, merdivenlerden geçerek güzel bir Beyoğlu günü yaşarken bir taraftan da söyleşi yaptık.

FESTİVAL ‘İSTİKLAL’İ

- Beyoğlu’nu nasıl bir yaz bekliyor?
Güneşli, güzel bir yaz... Beyoğlu’nun dinamikleri güçlüdür. İstiklal caddesinde turistler yürürken her an fotoğraf çekerler, burası devasa bir galeri gibi çünkü. Esnafımız kaliteli, çok yatırım yaptı, iyi bir yere geldi. Beyoğlu’nu var eden onlar.

DÖRT AYLIK ETKİNLİK PLANI

- Saldırı sonrasında ziyaretçi trafiği eski haline kavuştu mu?
İlk üç gün kötüydü. İnsanlar her yerde sokağa çıkmaya korktu. Sonra eski haline döndü. Terörün istediği insanları evlerine hapsetmek. Bu oyuna gelmemek lazım. O kadar çok yabancı belediye başkanı aradı ki saldırı sonrasında, herkesin bir şekilde anıları var çünkü burada. Böyle olunca Beyoğlu’nun toparlanması herkesi mutlu etti.

- Sayın Başkan canlılığı artırmak için projeler var mı?
Var tabii, Beyoğlu, Türkiye’nin kültür başkenti. Bu yaz projelerimizi çok görünür kılacağız...

- Nasıl yapacaksınız bunu?
Yenileme çalışmalarında sona gelinen Taksim meydanında canlılığı artıracak festivaller yapacağız. Daha önce Tepebaşı’nda yaptığımız Antika Festivali’ni bu yıl Taksim meydanına taşıyoruz. Aynı şekilde geleneksel el sanatlarını sergilediğimiz Altın Eller ve Sahaflar festivalini de meydana taşıyoruz. Bu etkinliklerin içinde şiir, müzik konserler, tiyatrolar olacak.

En az 3 - 4 ay devam edecek bir etkinlik silsilesi planlıyoruz. Bu etkinlikler, bir cazibe alanı oluşturacağı için insanların İstanbul’da kalış süresini dahi etkileyecek. ‘Bir gün daha durayım, burayı sevdim diyecek’ insanlar. Turistler, Beyoğlu’nu daha yoğun hissedecek bu şekilde. Beyoğlu, yeniden Beyoğlu olacak. Bu çok büyük bir moral motivasyon oluşturacaktır. Tabii Emek Sineması çok büyük bir katalizör görevi görecek.
- Anlattıklarınızdan kültür-sanat ikliminin yeni bir boyut kazanacağını görüyorum…
Bu yıl Beyoğlu’nun en favori işi Emek Sineması olacak. Düşünün 8 tane standardı yüksek sinema, bir tiyatro, bir de büyük tarihi salon. Tabii en önemlisi Madame Tussauds Balmumu Heykel Müzesi.
Yılda çoğunluğu yabancı 2 milyon insanın ziyaret etmesini bekliyoruz. Caddeye ayrı bir cazibe kazandıracak. Sinemalar bir hareket sağlayacak. Emek Sineması’nın tarihi sahnesi, birçok gala, ödül töreni, büyük organizasyonun adresi olacak. Dolayısıyla Beyoğlu’nun kültür sanat misyonu büyüyecek.

FESTİVAL ‘İSTİKLAL’İ

Sadece bir günlük turizm hasılatı 20 milyon euro

- Güvenlik anlamında ilave önlemler alındı mı?
Beyoğlu’nda önlemler her zaman üst düzeyde. Ancak her sokağın girişine bir tarama cihazı koyamazsınız. Terör olayları Brüksel’de, Paris’te, her yerde oluyor maalesef. Beyoğlu öyle bir yer ki sadece turizmde 45 bin yatak kapasitesi var.
Bunun yüzde 80’i dolu olsa, hadi en düşük rakamdan gidelim geceliği 50 euro’dan sadece otelcilikde 20 milyon euro’luk bir ticaret oluyor bir günde. Çok büyük bir ekonomisi var.

Beyoğlu’nda metrekare fiyatları 50 kat arttı, daha da artacak

FESTİVAL ‘İSTİKLAL’İ

- Kentsel dönüşüm ne aşamada?
Örnektepe’deki projemizde imzalar atılıyor. Okmeydanı yürüyor, 20 bin hak sahibi var orada... Önemli olan insanların haklarının adaletli bir şekilde tesisi, bu süreçler yürüyor şu anda. Dolapdere’de dönüşüm var, Piyalepaşa’da var. Orada güzel işler yapılıyor. Ayrıca binalarda bir de yenileme yapıyoruz. Tarihi bölgede 2 bin bina yenilendi. Zaten onlarla Beyoğlu yeni bir kimliğe kavuştu.

Geçen 12 yılda güveni tesis edip yatırımcının ilgisini Beyoğlu’na çekmeyi başardık. Bugün bölge umut vaat eden bir yer haline geldi, bundan sonra ilgi artarak sürecektir. Tarlabaşı’nda 278 bina yapılıyor. Narmanlı yapılıyor. Demirören AVM ve oteli yapıldı, bitti. Emek sineması açılıyor, yanında Rumeli Han yapılıyor. Bu tür yapılar Beyoğlu’nun değerini çok artırdı.

Değerleri yer yer 50 kat arttı. En kötü yerde 5 kat artmıştır. Gelecek 10 yılda bir o kadar daha artar. Çünkü şu ana kadar belli ölçülerdeki işlerin etkisi hissedilebildi, büyük kitlesel projelerin etkisini üç yıl içinde göreceğiz. O zaman bambaşka bir yerde olacak Beyoğlu.