Tuhaf zamanlarda başka bir yerde!

Tuhaf zamanlarda başka bir yerde

Akdeniz’de can veren göçmenler, kadına şiddet, çoğunluğun tahakkümündeki azınlıklar... Venedik’te ‘Tuhaf Zamanlar’da bir arada. İnci Eviner’in ‘Biz, Başka Yerde’si de ziyaretçileri, tanık yazıyor

VENEDİK

Dünyanın en önemli sanat etkinliklerinden Venedik Bienali 58. Uluslararası Sanat Sergisi geçen hafta açıldı. Başlığı May You Live in Interesting Times (Tuhaf Zamanlarda Yaşayasın) olan bienalde, Rugoff’un küratörlüğünü yaptığı ana serginin yanı sıra Arsenale ve Giardini’de Türkiye Pavyonu’nun da aralarında bulunduğu 90 ülkenin sergileri yer alıyor.

Tuhaf zamanlarda başka bir yerdeDünya gündeminin birebir yansıdığı, en politik duruşa sahip bienallerden biri... İtalya’nın Lampedusa Adası’na gitmek üzere Libya’dan yola çıkan, içindeki 1000 mülteciye mezar olan, Akdeniz’de batan tekne bienalin bahçesinde örneğin... Hemen hemen tüm işlere göçmenlik sorunu, kadın sorunu, azınlık hakları, iktidarın artıkları damga vurmuş. Sun Yuan ve Peng Yu’nun Arsenale bölümündeki Roma tahtlarını andıran bir süre sonra gaz kaçıran, kontrolden çıkan silikon taht ‘Dear’ ve Giardini’de kan süpüren robot ‘Can’t Help Myself’ eserleri bienalin kışkırtıcı işlerinden. Venedik Bienali Türkiye Pavyonu’nda ise İnci Eviner’in çok ilgi gören ‘Biz, Başka Yerde’ adlı eseri sergilendi. Bienalin en ilgi çekici işlerinden olan eser açılışta adeta ziyaretçi akınına uğradı.

Türk pavyonu

Türkiye Pavyonu, Der Spiegel ve The Art Newspaper’ın ardından Artnet’in de “en iyi ülke pavyonları” listesinde yer aldı. İstanbul Kültür Sanat Vakfı (İKSV) koordinasyonunda, 2011 yılından bu yana Tofaş-Fiat desteği ile gerçekleştirilen Türkiye Pavyonu, 24 Kasım’a kadar Venedik Bienali’nin ana mekânlarından Arsenale’de ziyaret edilecek.

Üst düzey katılım

Türkiye Pavyonu’nun resmi açılışına, Venedik Bienali Başkanı Paolo Baratta, Türkiye’nin Roma Büyükelçisi Murat Salim Esenli, Kültür ve Turizm Müşaviri
Serra Aytun Roncaglia, İstanbul Modern Yönetim Kurulu Başkanı Oya Eczacıbaşı ve Venedik Bienali 58. Uluslararası Sanat Sergisi Türkiye Pavyonu Danışma Kurulu üyelerinin yanı sıra Türkiye’den ve uluslararası sanat ve akademi dünyasından pek çok isim katıldı. Zeynep-Metin Fadıllıoğlu, Nezih-Berrak Barutçu gibi Türk koleksiyonerler de açılıştaydı.

İKSV Yönetim Kurulu Başkanı Bülent Eczacıbaşı, açılış konuşmasında duygularını şu sözlerle paylaştı, “Venedik Bienali, dünyanın en önemli güncel sanat etkinliklerinden biri ve biz burada ülkemizi yıllardır çok başarılı işlerle temsil ediyoruz.”

Tuhaf zamanlarda başka bir yerde

Arada kalanların dünyası

“Biz, Başka Yerde” için Türkiye Pavyonu’nu bir sahneye dönüştüren İnci Eviner, bu sahnede, çizdiği desenler ve bu desenleri hayata geçiren karakterlerin videolarının mimari, ses, performans, obje gibi farklı öğelerle bir araya geldiği “dünya içinde bir dünya” yarattı.

Açık kalacağı yedi ay boyunca işleyecek ve etkileşime açık olacak mekân, oluşturduğu farklı duyusal ve görsel katmanlarla Türkiye Pavyonu’nu izleyicilerin de parçası olacağı bir deneyim alanına çevirecek.

Eviner, Biz, Başka Yerde’yi toplu yer değiştirmelerin sonucunda ortaya çıkan mekânlara dair bir yapıt olarak tanımlıyor.

Tuhaf zamanlarda başka bir yerdeTanık, ayağa kalk!

Siyaset kuramcısı Hannah Arendt’in 1943 yılında kaleme aldığı Biz Mülteciler metninin “Evimizi kaybettik, yani günlük yaşamın aşinalığını. İşimizi kaybettik, yani bu dünyada bir işe yaradığımıza dair inancı. Dilimizi kaybettik, yani tepkilerin doğallığını, jestlerin sadeliğini ve duyguları olduğu gibi ifade etmeyi” cümlelerinden hareketle Eviner, insanların dünya ile ilişkisinin doğallığını kaybetmesi durumuna odaklanarak temel insanlık durumunun ne olduğu sorusunu soruyor.

İnci Eviner’in zamandan, coğrafyadan ve zihinden bağımsız bir mekân yarattığı Biz, Başka Yerde, içine giren izleyicileri de bu yerinden edilmiş, hafızası silinmiş çılgın topluluğun bir parçası haline getiriyor. Ortadan ikiye yarılmış mekânın farklı duyusal ve görsel katmanları, “arada kalanların” dünyasını tüm şiddetiyle görünür kılarken, izleyiciler de yarım kalan hikâyelerini ve eksik olan bir parçalarını sürekli arayıp duran bu hayali karakterler arasında, zihinlerinin bilinmeyen köşelerine yolculuk ediyor.

İnci Eviner, “Bu figürler diğer yarılarını bulmak için mekân boyunca hiç durmadan yer değiştiriyor. Bu çaba aslında kesintiye uğratılmış, iptal edilmiş hafızalarını ve bedenlerini yeniden ele geçirme çabası. Figürler bu kurguyu yaparken mitolojiler, anılar ve günlük hayatın alışkanlıkları ile neşe ve acılarını birer birer toplayıp yerlerine yerleştirmek zorunda kalıyor. Kendimi bütün bunlara tanıklık etmek için olayların içinde ve aynı zamanda dışında tutmaya çalışıyorum. Tanık olmanın sorumluluğu, biz olmayı sorgulamaktan geçiyor” sözleriyle açıklıyor.

Tuhaf zamanlarda başka bir yerde

Sanat ve sanayi yakınlaştı

Venedik Bienali Türkiye Pavyonu’nun açılışı vesilesiyle Tofaş CEO’su Cengiz Eroldu ile Koç Holding Kurumsal İletişim ve Dış İlişkiler Direktörü Oya Ünlü Kızıl, bienal kapsamında Venedik’te bulunan gazeteciler ile bir araya geldi. Venedik’e ayak bastığımızda Egea’nın 225 milyon dolar değerindeki yeni yatırım müjdesinin ajanslara düştüğünü hatırlattığımız Tofaş CEO’su Cengiz Eroldu ekonomik yatırımlar kadar sanat yatırımlarını nasıl önemsediklerini şu sözlerle anlattı:

TANITIMA KATKI

“Dünyanın en köklü ve önemli sanat etkinlikleri arasında gösterilen Venedik Bienali’nde ülkemizin temsil edilmesine uzun süreli katkı sunduğumuz için mutluyuz. Tofaş, Koç Topluluğu ve İstanbul Kültür Sanat Vakfı arasındaki işbirliği çok kıymetli. Merhum Vehbi Koç’un ilerici vizyon ve girişimiyle Koç Holding ve Fiat ortaklığında kurulan Tofaş’ın geçtiğimiz yıl 50’nci yıldönümünü kutladık. Önümüzdeki 50 yılda da Türkiye’nin önde gelen ve küresel arenada rekabetçiliğini koruyan şirketi olmaya devam edeceğiz. Tofaş olarak farklı düşünce biçimlerinin bizi geleceğe taşıyacağına inanıyoruz. Sahip olduğumuz bu bakış açısı bizi çağdaş sanatla da buluşturuyor. Sürdürülebilirlik her alanda olduğu gibi, sektörümüzde de çok önemli. İşimizi yaparken, uzun soluklu ve derinliği olan konulara yöneliyoruz. Kendi sınırlarımızı aşıp yenilikçi ve farklı platformlar geliştirmemiz gerektiğine inanıyorum. Venedik Bienali sanat ve sanayinin yakınlaşmasına dair bize bu noktada imkân sağlıyor.”

Tuhaf zamanlarda başka bir yerde

İstanbul’a eylül daveti

İstanbul Bienal’i de kapılarını eylül ayında açacak. Venedik’te Türk Pavyonuna gösterilen ilgi, İstanbul Bieanali’ne gösterilecek ilginin ön izlemesi gibiydi. Bu anlamda Türk pavyonunun, yarım milyon insanın ziyaret ettiği Venedik Bienali’nde sanatseverlere bir davet mektubu gibi olduğunu söylemek mümkün. Nitekim Oya Ünlü Kızıl, İstanbul Bienal’inde bu yıl bir izleyici patlaması beklediklerini söyledi. İKSV Genel Müdürü Görgün Taner ile sohbetimizde de çok ses getirecek bir İstanbul Bieanali’nin bizi beklediğini gördük. Heyecanla bekliyoruz.

İKSV’nin emeği var

İKSV Yönetim Kurulu Başkanı Bülent Eczacıbaşı, Türkiye Pavyonu’yla ilgili olarak, “Venedik Bienali Uluslararası Sanat Sergisi’ndeki Türkiye Pavyonu’nun düzenlenmesini 2007’den bu yana İstanbul Kültür Sanat Vakfı üstleniyor. Bu bizim için bir gurur kaynağı. Türkiye’de dikkate değer bir güncel sanat üretimi var. Türkiye Pavyonu, ülkemizle küresel ölçekteki kültür-sanat evreni arasında verimli bir etkileşim alanı yaratıyor. Bu yolla sanatçılarımızı destekleyebildiğimiz için mutluyuz” dedi.

Orhan Pamuk sergi için yazdı

Sergi kapsamında hazırlanan Biz, Başka Yerde başlıklı kitapta İnci Eviner’in desenlerine ve yapıtı için oluşturduğu karakterlere, Orhan Pamuk’un sergiye özel olarak kaleme aldığı ve Eviner’in yarattığı hayali karakterlerine ses verdiği bir metin eşlik ediyor. Dağıtımı Yapı Kredi Yayınları tarafından üstlenilen kitap, Türkiye Pavyonu’nun açılışıyla birlikte Venedik’te satışa sunulacak. Kitap, Türkiye’de Mayıs ortasından itibaren seçili kitabevlerinden edinilebilir.

Tuhaf zamanlarda başka bir yerde

Demokratik bir alan

Koç Holding Dış İlişkiler ve Kurumsal İletişim Direktörü Oya Ünlü Kızıl da konuşmasında 2019’un Koç Topluluğu’nun kültür sanat yatırımları açısından çok önemli bir sene olduğunu belirterek şu ifadelere yer verdi:

“Koç Topluluğu olarak kültür ve sanata verdiğimiz desteği önceliklerimiz arasında görüyoruz. Sanat yoluyla toplumlar arasında kültürel köprüler kurmayı, karşılıklı diyalogu güçlendirici çalışmalarda bulunmayı çok önemsiyoruz. Çağdaş sanatı da özellikle özgür düşünceyi ve farklı bakış açılarını temsil etmesi nedeniyle değerli buluyoruz. Çağdaş sanat, sanatçıya da izleyiciye de, sosyal ve ekonomik sorunlara Tuhaf zamanlarda başka bir yerdesanat yoluyla yorum ve eleştiri getirebildiği demokratik bir alan sağlıyor. Merak etmeyi, sorgulamayı, farklılıkları anlamayı teşvik ediyor. Koç Holding olarak, gerek Vehbi Koç Vakfı çatısı altındaki kurumlarımız, gerekse de Topluluk Şirketlerimiz ile çok sayıda kültür ve sanat projesine destek oluyoruz. Bu projelerin kapsamı tiyatro festivallerinden, edebiyat söyleşilerine, konserlerden sergilere kadar çok farklı alanlarda çeşitlilik gösteriyor.”

Üç sanat müjdesi

Kültür sanat yatırımları açısından bu yıl hayata geçecek üç büyük müjdede de veren Kızıl, “2019 çok özel bir sene olacak. Yeni çağdaş sanat müzemiz Arter’in yaklaşan açılışı, Sadberk Hanım Müzesi’nin yeni yerine taşınıyor olması, 2007'den bu yana ana sponsoru olduğumuz, İstanbul Kültür Sanat Vakfı tarafından düzenlenen İstanbul Bienali’nin 16’ncı kez kapılarını açmaya hazırlanması gibi aynı yıl içinde gerçekleşecek çok önemli gelişmelerin heyecanı içindeyiz. Bugün bizleri buluşturan Venedik Bienali Türkiye Pavyonu ile 2019’un bu zengin kültür içeriğine anlamlı bir başlangıç yapıyoruz” dedi.